Esas No
E. 2021/20767
Karar No
K. 2023/3454
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

7. Ceza Dairesi         2021/20767 E.  ,  2023/3454 K.

"İçtihat Metni"B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2018/339 E., 2018/568 K.
SUÇ: 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'na aykırılık
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.(Kapatılan) Hava Eğitim Komutanlığı Askerî Mahkemesinin, 16.03.2015 tarihli ve 2014/504 Esas, 2015/100 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında izin tecavüzü suçundan 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca on ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 ... maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş ve söz konusu karara yasal süresi içerisinde taraflarca itiraz edilmemek suretiyle 16.04.2015 tarihinde kesinleşmiştir.

2.Milli Savunma Bakanlığının "Kanun Yararına Bozma" konulu 27.04.2017 tarihli yazısı ve Menderes Cumhuriyet Başsavcılığının, (Kapatılan) Hava Eğitim Komutanlığı Askerî Mahkemesinin, 16.03.2015 tarihli ve 2014/504 Esas, 2015/100 Karar sayılı kararının, 25.07.2017 tarihli kanun yararına bozulması talebi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin, 05.03.2018 tarihli ve 2018/658 Esas, 2018/2299 Karar sayılı ilamı ile; sanığın adli sicil kaydında daha önce işlemiş olduğu suç nedeniyle verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair mahkûmiyet kaydının bulunduğu, yargılamaya konu suçun ise anılan kararın denetim süresi içerisinde işlendiği cihetle, 5271 sayılı Kanun’un 231 ... maddesinin sekizinci fıkrasında yer alan “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur. (Ek cümle: 18/06/2014-6545 S.K./72. md) Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.” şeklindeki hükme nazaran sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle kanun yararına bozulmasına karar verilmiştir.

3.Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin, 05.03.2018 tarihli ve 2018/658 Esas, 2018/2299 Karar sayılı kanun yararına bozma kararı üzerine Menderes 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.12.2018 tarihli ve 2018/339 Esas, 2018/568 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında izin tecavüzü suçundan 1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesi, 50 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 6.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz isteği; hakkında verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, izin süresini kasten geçirmediğine ve gerekçeli kararda lehe olan kanun hükümlerinin uygulanmama nedenlerinin açıklanmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1.Olay tarihinde İzmir Özdere Eğitim Merkez Komutanlığı emrinde askerlik görevini ifa eden sanık Hv.P.Er ...’ın 27.07.2014 tarihinden itibaren yol dahil 11 gün süre ile izne gönderildiği, sanığın izin süresi içerisinde 05.08.2014 tarihinde Adıyaman İl Jandarma Komutanlığı Kıta Tabipliğinden 7 günlük istirahat raporu aldığı, istirahat raporu da göz önüne alındığında izin ve istirahat süresi sonunda en geç 12.08.2014 tarihinde birliğine katılış yapması gerekirken yapmadığı, bir süre daha bu durumu devam ettiren sanığın 26.09.2014 tarihinde kendiliğinden gelerek birliğine katılış yaptığı maddi vakıa olarak belirlenmiştir.

2.Sanık savunmalarında özetle; olay tarihinde İzmir Güzelyalı Hava Eğitim Komutanlığında askerlik yaptığını, 7 ve 4 gün de yol olmak üzere 11 gün izin aldığını, izinden sonra rapor aldığını, ailevi sebeplerden ötürü psikolojik bunalımda olduğu için birliğine geç döndüğünü, pişman olduğunu, öncelikle beraatine aksi takdirde hükmün açıklanmasının geri bırakılması dahil lehe olan tüm hükümlerin uygulanmasına karar verilmesini talep ettiğini beyan etmiştir.

3.Olay tespit tutanağı, vaka kanaat raporu ve dosya kapsamında bulunana diğer belgeler incelenerek değerlendirilmiştir.

4.Sanığa ait güncel adli sicil kaydı, UYAP üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir. IV. GEREKÇE

1.Birliğinden izinli olarak ayrılan sanığın, kabul edilebilir bir mazereti olmaksızın, izin bitiminden itibaren altı tam gün içerisinde birliğine katılmaması eylemi, izin tecavüzü suçunu oluşturmaktadır.

2.1632 sayılı Kanun'un 66 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde düzenlenmiş olan izin tecavüzü suçunun oluşabilmesi için, sanığın birliğine zamanında özürsüz olarak dönmemesi koşulu aranmakta ise de, Kanunda özürün ne olduğu ve kapsamı belirtilmemiştir. (Kapatılan) Askerî Yargıtayın yerleşik kararlarında, izin tecavüzü suçunda yer verilen bu özrün kapsamı, TSK İç Hizmet Yönetmeliğinin 57 nci maddesinin (b) bendi ve 58 ... maddelerinde öngörülen kıstaslar esas alınarak, beklenmeyen aniden ortaya çıkan ve sanığın zamanında birliğine dönmesini zorlaştıran, engelleyen durumlar olarak kabul edildiği görülmekte ve ayrıca sanığın, kanuna aykırı eylemini bir an evvel sona erdirmeye veya mazeretini ortadan kaldırmaya yönelik hareketlerinin, kısaca, suç ve dehalet kasıtlarının dikkate alınması gerekmektedir.

3.Sanık tarafından ailevi sorunları dolayısıyla psikolojisinin bozulduğu şeklinde ileri sürülen hususların, askerlik hizmetine üstün tutulabilir nitelikte olmadığı, aniden ortaya çıkmadığı, sanığın birliğine katılmakta geciktiği süre içinde özür oluşturan hâli gidermeye yönelik olarak herhangi bir davranış sergilemediği dikkate alındığında; sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

4.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Menderes 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.12.2018 tarihli ve 2018/339 Esas, 2018/568 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.04.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.