17. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2019/3673 Esas
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 27/06/2019
NUMARASI: 2018/996 Esas, 2019/736 Karar
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müflis şirketin iflas tasfiyesinin Bakırköy ...İcra ve İflas Müdürlüğünün ... İflas sayılı dosyasında yürütüldüğünü, müflis şirket yetkililerinin, sigorta şirketlerinin yaptıkları araç ihalelerine girerek yüksek kazanç sağladıkları beyanıyla çok ciddi paralar topladığını, müvekkilinin de birikimlerini bu şekilde değerlendirdiğini, ancak toplanan paranın şahsi menfaatler için harcandığını, müvekkilinin bu nedenle müflis şirketten 30/07/2016 ve 30/09/2016 ödeme tarihli bonolara dayanarak 3.240.000,00 TL alacağı bulunduğunu, ancak iflas masasının bonoların zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle alacağı reddettiğini belirterek 3.240.000,00 TL alacağın iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalı müflis şirket iflas masası davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; bononun her zamanlı düzenlenmesi olanaklı bulunduğundan, alacak davalarından farklı olarak kayıt kabul davalarında kambiyo senetlerinin tek başına alacağın varlığını ispatlamaya yeterli olmadığı, bu durumda davacının alacağın varlığını inandırıcı ve birbirini doğrulayan diğer somut delillerle ispatlaması gerektiği, şirket defterlerine kayıt edilmeyen senetlerle ilgili davacının alacağın varlığını başkaca delille ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; davalının ticari defterlerinden alacaklarına dayanak bonoların bulunmamasının, alacaklarının yok sayılmasına neden olmayacağını, müflis şirketin araç ihalesinde gelir elde edeceğini beyanla çok sayıda kişiden para topladığını, müvekkilinin de bu nedenle zarara uğradığını ve mağdur olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME Dava,
İİK 235. maddesi gereğince açılmış olan sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davasıdır.
İİK 235. maddede, sıra cetveline itiraz edenlerin, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecbur oldukları, 223’üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmünün mahfuz olduğu belirtilmiştir. Maddede düzenlendiği üzere, sıra cetveline itiraz davası açma süresi 15 gündür. Süre, sıra cetvelinin ilanından itibaren başlar.
İİK 166. maddedeki gazetelerde yapılan ilanlardan en son ilan tarihinden itibaren işlemeye başlar.İflas masasına alacak yazdırırken, tebligatı kabulü elverişli adres gösterilerek, Adalet Bakanlığınca çıkarılan tarifede gösterilen yazı ve tebliğ giderlerini avans olarak vermek suretiyle, iflas idaresince alınacak kararların kendisine tebliğ edilmesini istemiş olan alacaklılara, alacaklarının kabul veya ret edildiği ayrıca tebliğ edilir (İİK 223. m).Bu alacaklılar için sıra cetveline itiraz davası açma süresi, sıra cetvelinin ilanından itibaren değil, bu tebligatın yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar. Somut davada, İstanbul ... İflas Dairesinin ... İflas sayılı dosyasında verilen 25/10/2018 tarihli cevabı yazıda, alacaklının İİK 223. maddesi gereğince masraf yatırmadığı belirtilmiş, sıra cetvelinin Türkiye Gazetesinde ilan edildiğine dair 05/10/2018 tarihli gazete nüshası sunulmuştur. Hernekadar sıra cetvelinin Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiğine dair gazete örneği dosya arasına alınmamışsa da, eldeki davanın sıra cetvelinin Türkiye Gazetesinde ilan edildiği 05/10/2018 tarihinden on beş günlük hak düşürücü süre içinde açıldığı gözetilerek işin esasının incelenmesi uygun görülmüştür. İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; davacının 30/07/2016 ve 30/09/2016 tarihli bonolar nedeniyle sıra cetveline kaydı gereken alacağı bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
İlk derece mahkemesinde alınan davalı müflis şirketin 2015, 2017 ve 2018 yıllarına ait ticari defterlerinin lehine delil niteliğinde olduğu, 2016 yılı yevmiye defterinin kapanış tasdikinin yasal süresinde yaptırılmadığı, davalının ticari defterlerinde davacının alacağına dayanak bonolara rastlanmadığı belirtilmiştir. "..Öte yandan, kayıt kabul davalarında, ispat yükü, kural olarak, hakkının tanınmasını isteyen davacı alacaklıda olup, davacı alacağının mevcudiyetini gerçek bir hukuki ilişkiye dayandığını sonradan düzenlenmesi mümkün olmayan ve birbirini doğrulayan delillerle ispatlaması gerekir. Kambiyo senetleri kural olarak illetten mücerret sayılsalar da, bunlar tek başına alacağın varlığını ispat yeterli olmayıp, bunlara dayalı olarak iflas masasına kayıt isteyen alacaklının alacağını, yukarıdaki ilkelere göre ispatlaması gerekir. Çeklerin ve bonoların hangi alacak nedeniyle verildiği dayanağı davacı yanca kanıtlanmalıdır." (Yargıtay 23. HD'nin 08.12.2014 tarih ve 2014/10328 Esas, 2014/7923 Karar sayılı kararı). Somut olayda, davacı, müflis şirket tarafından keşide edilmiş bonolara dayanarak alacağın iflas masasına kaydını talep etmiştir. Kambiyo senetleri kural olarak illetten mücerret sayılsalar da, kayıt kabul davalarında, bunlar tek başına alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Yapılan bilirkişi incelemesinde sözkonusu bonoların müflis şirket ticari defterlerinde kaydına rastlanmamıştır. Bu durumda mahkemece ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi yerindedir. Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğinc esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.