Esas No
E. 2010/24892
Karar No
K. 2011/38982
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

2. Ceza Dairesi         2010/24892 E.  ,  2011/38982 K.

"İçtihat Metni"Tebliğname No : 2 - 2008/278945

MAHKEMESİ : Bakırköy 6. Asliye Ceza Mahkemesi

TARİHİ : 27/05/2008

NUMARASI : 2008/448

SUÇ: Elektrik Enerjisi Hırsızlığı

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;

Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;

1.Oluş ve dosya kapsamına ve kaçak elektrik tespit tutanağı içeriğine göre; sanığın da ortağı olduğu şirkete ait işyerinde katılan kurum görevlilerince yapılan kontrolde elekrik sayacının bakanlık mühürlerinin bulunmadığının tespit edilerek düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağına sanığın imzasının alındığı, sanığın aşamalardaki “suça konu işyerinde işçi olarak çalıştığını, şirket yöneticisinin V.. A.. olduğunu” yönündeki savunması ve 08.01.2001 tarih ve 5209 sayılı Ticaret Sicili gazetesinde ilan edilen şirket esas sözleşmesinin şirket idaresini düzenleyen 8.maddesine göre 10 yıllığına şirket ortaklarından V.. A..'un şirketi yönetme ve resmi olarak temsil etmek üzere şirket müdürü olarak atandığının belirtilmesi, yine dosya içerisindeki 04.09.2004 tarihli vekaletname örneğine göre şirket temsilcisi sıfatıyla V.. A.. tarafından “ M.. E..” isimli kişinin şirket adına resmi olarak elektrik işlemlerini takip etmekle görevlendirildiğinin belirtilmesi karşısında; sanığın savunmasının doğruluğunun tespiti ve suç tarihi itibariyle şirket idaresi ve özellikle elektrik işlerinden sorumlu ve yetkili kişinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenebilmesi için V..A.. ve M.. E..'un tanık olarak beyanları alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

2.Yakınan kurumun 29.03.2007 tarih ve 5648 sayılı yazısı içeriğine göre İddianameye konu olan ve 30.11.2004 tarih ve 11842 seri no.lu kaçak elektrik tespit tutanağında belirtilen eylemden doğan 2.834.748 TL.lik kurum zararını hakkında kamu davası açılmadan önce 18.02.2005 tarihinde ödediği belirtildiği halde davaya konu olmayan başka bir tutanak ile ilgili kurum zararını ödemediğine ilişkin bilirkişi raporundaki çelişkili bilgiler kuşkuya yer vermeyecek şekilde ayrıntılı olarak katılan kurumdan sorularak sonucuna göre 5237 Sayılı TCK.’nun 168.maddesinin sanık hakkında uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi, ayrıca kayden sabıkasız olan sanık hakkında 5271 Sayılı CMK’nun 231.maddesinin 6.fıkrasının (a), (b), (c) bentlerinde belirtilen koşulların oluşup oluşmadığı hususu değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken sanığın idarenin zararını ödemediği gerekçesiyle eksik inceleme ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,

3.Hükmedilen hapis cezası 5237 Sayılı TCK'nun 51. maddesinin 1.fıkrası gereğince ertelenen sanık hakkında aynı maddenin 3. fıkrası gereğince 1 yıldan az 3 yıldan fazla olmamak üzere ve alt sınır mahkum olunan ceza süresinden az olmamak üzere somut olarak denetim süresinin mahkeme tarafından belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde infazda kuşku oluşturur şekilde hüküm kurulması,

4.Oluşa, dosya kapsamına ve suç tutanağı içeriğine göre bakanlık mühürleri olmayan sayaçtan elektrik kullanması şeklindeki eylemde sayacın kaçak elektrik tespit tutanağından önce mühürlenip mühürlenmediği hususu da araştırılarak sonucuna göre; suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'na göre (sayaç mühürsüz ise) 491/ilk, (sayaç mühürlü ise) 492/2.maddeleri ile suç tarihinden sonra 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nun 142/1-f ve 203/1,.maddelerinde düzenlenen suçları oluşturacağı, 5237 Sayılı TCK.’nun 7.maddesi ve 5252 Sayılı Kanunun 9.maddesi uyarınca her iki yasanın ilgili tüm hükümleri olaya ayrı ayrı uygulanmak suretiyle sonuçların belirlenmesi, bu şekilde bulunan sonuç cezaların karşılaştırılması ve sonucuna göre lehe olan kanun uyarınca hüküm kurulması gerekirken, açıklanan şekilde ve denetime olanak verecek biçimde değerlendirme yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 17.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.