2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2009/56909 E. , 2011/34821 K.
"İçtihat Metni"
Tebliğname No : 2 - 2008/76567
MAHKEMESİ : Gölbaşı(Adıyaman) Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 10/09/2007
NUMARASI : 2007/123
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1.Konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Sanık hakkında soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan gündüzleyin konut dokunulmazlığını bozma suçundan açılan kamu davasında, sanığın aynı zamanda kardeşi olan katılan F. D.'ın suça konu evde yaşamadığı, G'te ikamet ettiği, olaydan birkaç gün önce hasta olan babasını ziyaret için onun evine geldiği, dolayısıyla 5237 sayılı TCK'nun 116/3.maddesi kapsamında konutu ortak kullanan durumunda bulunmaması nedeniyle şikayet hakkının da olmadığı, olay sırasında evde hasta olan baba Yunus Yılmaz'ın 29.05.2006 tarihinde ölmesi nedeniyle mahkemece tanık olarak dinlenemediği, ancak soruşturma evresinde bilgisine başvurulduğunda ''kızı Fidan'ın 3 gün önce kendisine bakmak için eve geldiğini ve olay saatinde sanığın eve gelerek kızını dövdüğünü'' söylediği halde konut dokunulmazlığını bozma suçu yönünden şikayetçi olup olmadığını belirtmediği, katılanın rızası dışında eve girdiği anlaşılan sanık hakkında, suça konu evde baba ile birlikte yaşayan başka birileri dahi olsa hiç kimsenin yasal 6 aylık hak düşürücü süre içerisinde şikayette bulunmadığının anlaşılması karşısında, dava şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nun 223/8 ve 5237 sayılı TCK'nun 73.maddeleri uyarınca davanın düşmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafii ve O Yer C. Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, şikayet yokluğu nedeniyle atılı konut dokunulmazlığını bozma suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nun 223/8 ve 5237 sayılı TCK'nun 73.maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
2.Kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde ise;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan 5271 sayılı CMK.’nun 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmama” koşulunun bulunmaması nedeniyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede; -Sanık hakkında TCK'nun 62.maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilirken 2.fıkradaki gerekçeler arasında sayılan ''sanığın geçmişinin'' de gösterilmesi nedeniyle ayrıca ''suçunu ikrar etmemesinin'' belirtilmesi sonuca etkili görülmeyerek tebliğnamedeki 1 no'lu, Sanığın kasten yaralama suçunu silahtan sayılan bıçakla ve kız kardeşine karşı işlemesi nedeniyle verilen 6 ay hapis cezasının TCK'nun 86/3.maddesinin (a) ve (e) bentlerine göre yalnızca yarı oranında artırılmasına karar verilmesi ve katılana ait nüfus kaydının da dosya içerisinde bulunması karşısında, sanık ile katılanın kardeş olduklarını gösteren nüfus aile kayıt tablosunun getirtilmemesi sonuca etkili görülmeyerek tebliğnamedeki 2 no'lu, bozma düşüncesine katılınmamıştır. Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak,
Adli sicil kaydında yer alan önceki mahkumiyetin adli para cezasına ilişkin olması karşısında, 5237 Sayılı TCK.nun 51/1 madde ve fıkrasının (a) bendine göre tayin olunan cezanın ertelenmesine yasal engel bulunmadığı belirlenen sanık hakkında ertelemeye yer olmadığına karar verilirken; “sanığın suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlığını” irdeleyen yasal ve yeterli gerekçe gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafii ve O Yer C. savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 28/09/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.