4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile ... istikametinden ... istikametine seyri sırasında km:...+... ... Kavşağına en sol şeritte seyir halinde iken önünde seyretmekte olan, sürücüsü vekil eden olan ... plakalı otomobile arkadan çarpması sonucunda yaralanmalı ve maddi hasarlı çift taraflı trafik kazası meydana geldiğini, Meydana gelen trafik kazasında müvekkil ağır derecede yaralandığını, maluliyet nedeniyle davalı sigorta şirketine ... tarihinde yazılı başvurumuz usulüne uygun olarak yapıldığı halde, sigorta şirketi tarafından cevap verilmediğini, arabuluculuk görüşmeleri sonucu anlaşmaya varamadıklarını, Söz konusu kaza ile ilgili ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldığnı ancak vekil edenin şikayetçi olmaması üzerine ... Soruşturma ... Karar sayılı karar ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, Kaza sonrasında düzenlenen kaza tespit tutanağında araç süürücüsü ...'İN tam ve asli kusurlu bulunduğun, ... plaka sayılı aracın davalı sigorta şirketinde kaza tarihini kapsar ZMMMS poliçesi olduğunu, Müvekkilinin belirtilen kazadan kaynaklı geçici ve kalıcı maluliyetinin tespiti ile bu maluliyete tekabül eden maddi zararının davalı sigorta şirketinden tazmini talep ettiklerini, Fazlaya ilişkiri hak ve alacaklarımız saklı kalmak kaydı ile ... TL (... TL geçici iş görmezlik, ... TL kalıcı iş görmezlik) maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden kusuru oranında tahsili ile müvekkiline ödenmesine, Dava masrafları ve vekalet ücretlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemelerin İstanbul Adliyesi olduğunu ,müvekkil şirketin sorumluluğu sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, Kazaya karışan ... plaka sayılı araç müvekkil şirket nezdinde ...-...başlangıç ve bitiş tarihli ... no.lu ... manevi tazminat ve tedavi talepleri teminat dahilinde olmadığını, Müvekkil şirketin sigortalısının kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğunun ispat edilmesi halinde, sigortalısı araç sürücünün kusuru oranında poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere davacının sürekli sakatlığı adli tıp kurumu ... ihtisas dairesi’nden erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmelik kapsamında alınacak rapor ile ispatlanması gerektiğini sosyal güvenlik kurumu tarafından geçici işgöremezlik talebi karşılandığından, geçici iş göremezlik tazminat talebi reddedilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere bakıcı giderinin tamamından sigorta şirketilerinin sorumluluğu bulunmadığını, yaralanan ve / veya maluliyetinin olduğunu iddia eden davacının müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı hususlarının mahkemece tespiti ve tazminattan düşülmesi gerektiğini, Mağdur şahsın takılması zorunlu olan emniyet kemerini takıp takmadığının tespiti dolayısı ile davacının kazada olmasa bile maluliyette kusurunun bulunup bulunmadığının anlaşılması ve tespit edilen kusur oranın da eğer bir tazminat hesaplanırsa bu kusur oranında indirim yapılması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere, müvekkil şirket yalnızca dava tarihinden itibaren faizden sorumlu olabilecektir ve dava konusu olaya uygulanması gereken faiz yasal faizdir. Ayrıca, hiçbir şekilde davayı kabul manasına gelmemek kaydıyla, sigortacı olan müvekkil şirketten olay tarihinden itibaren ticari faiz talebinde bulunulmasının hatalı olduğunu ifade etmek isteriz. Sigortacı olan müvekkil şirketten ancak K.T.K 98. ve 99. maddeleri uyarınca, gerekli tüm belgelerle birlikte yapılan müracaattan 8 işgünü sonrasından itibaren, böyle bir müracaat bulunmadığı takdirde ise, ancak dava tarihinden itibaren faiz talep edilebilecektir. Dava öncesi müvekkil şirkete herhangi bir müracaat bulunmadığından davayı kabul anlamına gelmemek üzere, müvekkil şirket yalnızca dava tarihinden itibaren faizden sorumlu olabileceğini, Davacı ancak yasal faiz talep edebilir. Nitekim K.T.K madde 90 “Maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularında borçlar kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır” demektedir. Bu meyanda bir an için sorumluluğumuz hükmedilse dahi, haksız fiillerden mütevellit tazminat taleplerine, temerrütten itibaren yasal faiz talep edilebileceğinden; davacı tarafın ticari faiz talep hakkı olmadığını, Davanın açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkil şirket aleyhine yargılama giderlerine, faize ve vekalet ücretine hükmolunmamasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazası nedeniyle kazaya karışan aracın ZMMS 'ine karşı açılan maddi tazminat istemine ilişkindir. Davalı sigorta şirketlerine müzekkere yazılarak sigorta poliçesi ile hasar dosyası getirtilerek dosyamız arasına alınmıştır. ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyası uyap sistem üzerinden dosyamız arasına alınmıştır. Davacının ekonomik ve sosyal durumlarına ilişkin tutanaklar dosyamız arasına alınmıştır. Antalya SGK İl Müdürlüğüne müzekkere yazılarak kayıt ve belgeler celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır. Davacının kaza nedeniyle tedavi gördüğü kurumlardan tüm tedavi belgeleri, film ve grafiler getirtilerek dosyamız arasına alınmıştır. İstanbul Adli Tıp Kurumu ... tarihli raporunda sonuç olarak; "Dava konusu olay (...) tarihinde lumbal bölgede fraktür tanımlanmadığı, ... tarihli ... temini halinde yeniden değerlendirileceği; Mevcut tıbbi belgelere göre; ... ve ... oğlu ... doğumlu ...’ın ... tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasının, 03.08.2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Malüliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında malüliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan maluliyet oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği, Başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 2 (iki) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği " sonuç ve kanaatine varmıştır. İstanbul ... Adli Tıp İhtisas Kurumu'nun ... tarihli raporu da aynı yönde sunulmuştur. ... tarilli Ankara Adli Tıp Kurumu raporunda sonuç olarak; --- Sürücü ...'in %100(yüzde yüz) oranında kusurlu, --- Sürücü ...'ın kusursuz olduğu" sonuç ve kanaatine varmıştır.
Aktüerya bilirkişi ... ... tarihli raporunda sonuç olarak;"Davacının kaza tarihinde ... yaşında ve pasif devrede (emekli) olması, gelir getirici bir işte çalışmaması durumuna göre geçici iş göremezlik zararı talep edip edemeyeceğinin hukuki takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; AGİ ilave edilmemiş net asgari ücret üzerinden yapılan hesaplama sonucunda geçici işgöremezlik zararının ... TL olacağının hesaplandığı; ATK raporlarına göre davacı sürekli malul olmadığından, hesaplanabilir sürekli iş göremezlik zararının bulunmadığı; Bakıcı gideri zararı dava konusu edilmediğinden, bu yönüyle hesaplama yapılmadığı " sonuç ve kanaatine varmıştır.
Davacılar vekili ... tarihli dilekçesi ile; dava değerini maddi tazminat olarak toplamda ...- TL’ye ulaşmak kaydıyla, işleyecek faiziyle birlikte tahsili talebi ile arttırmıştır. 2918 Sayılı Kanunun 90. maddesinde "zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır." 6098 s. TBK'nun 54. maddesine göre, "Bedensel zararlar özellikle şunlardır:
1.Tedavi giderleri.
2.Kazanç kaybı.
3.Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.
4.Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar." Davacının maluliyet oranının hesaplanmasında kaza tarihi itibariyle hangi yönetmelik hükümlerinin uygulanması gerektiği hususu Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 11/03/2021 tarih 2020/7120 Esas 2021/2627 Karar sayılı emsal içtihadında açıkça belirtilmiştir.
Dava konusu somut olayda, uygulanması gereken yönetmelik hükmünün yukarıda belirtilen emsal içtihat doğrultusunda kaza tarihi itibariyle Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmelik hükümlerine göre tespit edilmiş, davacının maluliyet oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, İyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 6 aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir. Davacının kaza tarihinde emekli olduğu, emekli maşı dışında başka bir iş ve gelirinin bulunduğuna dair iddia ve ispatın bulunmadığı anlaşılmıştır.
Geçici işgöremezlik zararı kaza nedeniyle zarar görenin çalışamadığı istirahat süresindeki zararını ( kazanç kaybını ) ifade etmektedir. İstirahatli dönemdeki bu zarar fiilen yoksun kalınan kar niteliğindedir. Mahkeme bedensel zararların tazmini davalarında zarar görenin zararını resen belirlemek durumundadır. Geçici iş göremezlik nedeniyle ortaya çıkan bir zarar olup olmadığı, zarar var ise zararın tayininde zarar görenin elde ettiği gelirinin doğru biçimde belirlenmesi, tazminatın doğru tespitinde önemli yer tutmaktadır. Bu dönemde bir zararın oluşup oluşmadığının tespitinde zarar görenin kaza tarihinde çalışma çağında bir başka ifade ile 18 yaşından büyük olup olmadığı, yaşı ve eğitim durumu itibariyle kaza tarihinde askerlik vazifesini ifa etme dönemi içinde bulunup bulunmadığı öncelikle değerlendirilmeli, akabinde gerçek zararın hesaplanmasında, zarar görenin asgari ücretten fazlasına dair kazancı olduğu yönünde bir iddiası varsa kaza tarihinden hesap tarihine kadar gelirini gösteren belgelerin temin edilmesi suretiyle gelirlerin belirlenmesi, böyle bir iddia olmaması yahut zarar görenin herhangi bir işinin olmaması halinde kazancı asgari ücret kabul edilmesi ilkeleri tatbik edilmelidir.
Pasif devre zararının hesaplanması sırasında esas alınan ücret, bir çalışmanın karşılığı değil, ekonomik bir değer taşıyan yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinin karşılığıdır. Hal böyle olunca da ücretle fiilen çalışanlara uygulanmak için getirilen asgari geçim indiriminin ücretli bir çalışmanın söz konusu olmadığı pasif dönem (devre) zararının hesaplanmasında dikkate alınamayacağı açıktır. Zira asgari geçim indirimi ücretin eki olmadığından, tazminat alacaklarının hesaplanmasında esas ücrete dahil edilemez (Aynı doğrultuda Yargıtay 4. HD'nin 2021/22338 E. - 2022/9290 K sayılı ilamı).
Somut olayda maddi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede; davacının emekli olduğu, emekli olmasına rağmen ayrıca bir işte çalıştığını ispatlayamadığı, geçici olarak iş görememezlik durumunda kaldığı süre içerisinde kazanmış olduğu gelirin kesilmediği, yani emekli maaşını almaya devam ettiği ve bu nedenle maddi bir zararının oluşmadığı gibi kaza nedeniyle sürekli iş göremezliğinin de bulunmadığı anlaşılmakla; davanın reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın REDDİNE,
2.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ...-TL harçtan peşin alınan ...-TL(peşin harç+ıslah harcı) harcın mahsubu ile, bakiye ...-TL' nin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3.Davacının yaptığı masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
4.Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden ...-TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
6.Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra masrafı kendisine ait olmak üzere davacının göstereceği bir IBAN/hesap numarasına yatırılmasına ancak hesap numarası bildirilmemiş veya bildirilmez ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine veya davacıya iadesine,
Dair, davacı vekili Av. ...'nin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/07/2023 Katip ... E imzalı Hakim ... E imzalı