2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2010/2925 E. , 2011/41163 K.
"İçtihat Metni"Tebliğname No : 2 - 2008/123812
MAHKEMESİ : Gölcük Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 25/01/2008
NUMARASI : 2007/363 (E) ve 2008/40 (K)
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Hükümde temyiz süresinin ne zamandan itibaren başlayacağının belirtilmediği ve temyize başvurma şeklinin gösterilmediği, dolayısıyla yasa yolu bildiriminin yönetimince yapılmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin 03.04.2008 tarihli temyiz isteğinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
1.Soruşturma sırasında herhangi bir küfür veya tehdit sözü duymadığını söyleyen tanık O.. D..’nin kovuşturma sırasında “sanığın katılana küfür ve hakaret ettiğini de duydum” şeklinde beyanda bulunması karşısında, tanığın soruşturma ve kovuşturma evrelerinde verdiği ifadeleri arasında oluşan çelişki giderilmeden ve hangi aşamadaki beyanına hangi sebeple itibar edildiğinin gerekçeleri kararda gösterilmeden, olay hakkında bilgisi olduğu anlaşılan tanık A. Ç... da dinlenmeden eksik araştırma ile atılı suçu kabul etmeyen sanık hakkında hakaret suçundan mahkumiyet kararı verilmesi,
2.Kabule göre de;
a)-Olay günü katılanın telefonda konuşurken sinkaflı sözlerle sanığa hakaret ettiğinin, sonrasında ise yanına aldığı iki kişi ile birlikte sanığın işyerine giderek alacağını isteyip sanık ile tartıştığı ve sanığın boğazını sıktığının sanık tarafından iddia edilmesi karşısında, sanık hakkında kasten yaralama ve hakaret suçlarından mahkumiyet kararı verilirken 5237 Sayılı TCK.nın 29 ve 129.maddelerinin sanık lehine uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
b)Katılanın soruşturma aşamasındaki ifadesinde, sanığın işyerinin önünde kendisine sinkaflı sözlerle hakaret ettiğini belirtmesine rağmen, kovuşturma sırasında sanık ile telefonda konuşurken kendisine hakaret ettiğini beyan etmesi karşısında, katılanın bu beyanları arasındaki çelişki giderilip tereddüde yer bırakmayacak şekilde suçun işleniş şekli belirlendikten sonra sonucuna göre sanık hakkında 5237 Sayılı TCK.nın 125/4.maddesinde düzenlenen aleniyet hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiği gözetilmeden, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 12.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.