Esas No
E. 2023/5715
Karar No
K. 2023/5506
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Uyuşturucu

10. Ceza Dairesi         2023/5715 E.  ,  2023/5506 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2021/141 E., 2022/54 K.
SUÇ: Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER: Sanık ve müdafii

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. ...

5.Ağır Ceza Mahkemesinin 26.11.2014 tarihli 2013/415 Esas 2014/507 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 5 yıl 2 ay 15 gün hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.

B. ...

5.Ağır Ceza Mahkemesinin 26.11.2014 tarihli 2013/415 Esas 2014/507 Karar sayılı kararının, sanık ve müdafii taraflarından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 09.03.2021 tarihli ve 2017/2504 Esas, 2021/3219 Karar sayılı kararı ile; "1- Sanıktan uyuşturucu madde satın alan görevlilerin adli kolluk görevlisi olup olmadığının araştırılması, adli kolluk görevlisi ise 5271 sayılı Kanun'un 139 uncu maddesinin üçüncü fıkrası hükmü de gözetilerek tanık olarak dinlenilip tutanak içeriği okunarak diyecekleri sorulduktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması,

2.Kabule göre;

Alıcı görevlilerin, 16/01/2014 ve 07/02/2014 tarihlerinde sanıktan uyuşturucu madde satın aldıkları; alıcı görevlilerin değişik tarihlerdeki satın alma işlemlerinin suçu ve failini belirleyerek suç delillerini elde etmeye yönelik çalışmalar kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, dolayısıyla alıcı görevlilere yapılan uyuşturucu madde satışlarında zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı, sanığın hareketlerinin bütünüyle 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasında açıklanan “satmak için uyuşturucu madde bulundurma" ve "uyuşturucu maddeyi satışa arz etme” seçimlik hareketlerini oluşturduğu gözetilmeden, değişik zamanlarda aynı suçun birden fazla işlendiği düşüncesiyle sanık hakkında zincirleme suçla ilgili 5237 sayılı Kanun'un 43 ncü maddesinin uygulanması," Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

C. ...

5.Ağır Ceza Mahkemesinin 10.03.2022 tarihli 2021/141 Esas 2022/54 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’nun 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.

D. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle;

hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1.Sanığın uyuşturucu madde kullanıcısı olduğuna, üzerine atılı suçu işlemediğine,

2.Gizli soruşturmacıların duruşmada tanık olarak dinlenmediğine,

3.Lehe hükümlerin uygulanmadığına, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

Olay tespit yakalama ve el koyma tutanağı, güvenalımı teslim teselsüm tutanağı, bilirkişi raporu, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın 16.01.2013 ve 07.02.2013 tarihlerinde gizli soruşturmacılara esrar sattığı gerekçesiyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE

Gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 139 uncu maddesine göre gizli soruşturmacı görevlendirilebilmesi için; işlenen suçun kanunda sayılan ve gizli soruşturmacı kullanılabilecek suçlardan olması, suçun işlendiği konusunda somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması, başka yolla delil elde etme imkanının bulunmaması, suçun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmiş bir suç olması ve yetkili ve görevli mahkemece bir karar verilmesi gerekir.

Dava konusu suç uyuşturucu madde ticareti yapma suçu olduğu halde, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suç olmadığı, zira suç tarihi itibariyle 5271 sayılı Kanun'un 139 uncu maddesinin dördüncü fıkrasına göre örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmeyen suçlarda gizli soruşturmacı görevlendirilemeyeceği; yine aynı Kanun'un "Teknik Araçlarla İzleme" başlıklı 140 ıncı maddesindeki düzenlemeye göre, sanığın teknik araçlarla izlenmesine ilişkin bir karar bulunmadığı, gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin karara dayanılarak ve 5271 sayılı Kanun'un 140 ıncı maddesi uyarınca ayrıca bir karar alınmadan teknik araçlarla izleme ve görüntüleme ve ses alma işlemi yapıldığının anlaşılması karşısında bu şekilde elde edilen deliller hukuka aykırı olup hükme esas alınamaz.

Dosyada mevcut olan 10.06.2013 tarihli tutanağa göre hukuka aykırı olarak alınan görüntü kaydına dayanılarak sanığın kimlik tespitinin yapıldığı ve tanıklıktan çekinme hakkı olan sanığın kardeşine bu görüntüler kollukça gösterilerek sanığın teşhis ettirildiği, bu şekilde elde edilen delilin de hukuka aykırı olduğu ve hükme esas alınamayacağı gözetilmeden sanık hakkında beraat yerine mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden ... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.03.2022 tarihli ve 2021/141 Esas, 2022/54 Karar sayılı kararının 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.06.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.