1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerim ... ve ... ile Dava Dışı ... ve .... arasında noter huzurunda imzalanan 14.12.2022 tarihli ve Büyükçekmece .... Noteri .... yevmiye numaralı "Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi" çerçevesinde temlik edenler .. ve ...., müflis ... İnşaat ve Sanayi Ticaret A.Ş. ile gerçekleştirmiş merhum ve akit tarafı ....'in mirasçıları sıfatı ile 20.09.2012 tarihli .... Sözleşmesi'ne konu İstanbul İli, ...yurt İlçesi, .... ... Blok, 19. Kat 362 no.lu konuta dair tüm haklar, aktif ve pasifleri ile müvekkile geçtiğini, ilgili evraklar ile T.C. Bakırköy ...İcra Dairesi .... İflas dosyasına, ilgili taşınmazın masa varlığından tefrik edilerek tapu kayıtlarının iptali ve tüm takyidatlardan ari olarak adına tescili talebiyle alacak kaydı başvurusunda bulunulmuş olup işbu başvuru neticesinde İflas Müdürülüğünce ilan edilen ek sıra cetvelinin 2215 no.lu alacak kaydında reddine karar verildiğini, söz konusu karar hukuki dayanaktan yoksun ve son derece hatalı mahiyette olduğunu, kararın 09.07.2023 tarihinde tebliğ edildiğini, işbu karara ise yasal süresi içerisinde itirazlarını sunduklarını, müvekkillerinin redde konu edilen 2215 kayıt numaralı kayıt talebinde, ... Bank A.Ş. tarafından gerçekleştirilen Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi gerçekleştirdiğini, ...bank A.Ş. tarafından Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile de yine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi gerçekleştirildiğini, somut olay çerçevesinde sunulan belgeler, müflis şirketin ve devir edenin kayıtları, cari hesap mutabakatları ve yetkili beyanları ile alacağın varlığı ve temlik sözleşmesinin geçerliliği tartışmasız şekilde sabit iken bu red kararının Müvekkiller yönünden telafisi güç zararların doğmasına mahal verdiğini, bu nedenle İstanbul İli, ... İlçesi, ... Blok, 19. Kat. 362 no.lu konutun iflas masası malvarlığından çıkartılması ve tapu ferağ takririnin Müvekkiller adına tescil edilmesi gerektiğini, bu projeden yapılan satışların senetleri davalılara verildiği gibi; tüm reklam mecralarında da bu bağımsız bölümlerin satıldığının alenen davalılar tarafından bilindiğini, bu çerçevede ipotek sahibi ve dava dışı ...bank A.Ş. ile ...
Bank A.Ş.'nin iyi niyet ve dürüstlük kurallarına aykırı hareket ettiği, gerek temlik öncesi temlik eden konumundaki ...'nın gerek ise müvekkilinin herhangi bir borcu olmadığı gibi tacirler arası sözleşmelerde tüketici aleyhine olan haksız şart niteliğindeki hükümlere dayanılarak gerçekleştirilen bu haciz ve ipotek haklarının hukuka aykırı olduğunu, müvekkil, her halde, borcunu ifa ettiğini ve mülkiyet hakkını talep edebilecek konuma gelmiş olup TMK 2. Maddesi hükümleri ışığında ve yine iyi niyet kuralları çerçevesinde dava konusu olan bağımsız bölüm üzerindeki ipotek kaydının terkin edilerek alacağının kabulünü talep etme zarureti hasıl olduğunu, işbu haller yine ticaret yapan işletmelerin borç ve alacaklarını gösteren muhasebe kayıtlarının karşılıklı olarak teyit edilmesi, tarafların tuttuğu hesap ve ticari defterlere göre tespit edilebilecek mahiyette olduğunu beyanla 14.12.2022 tarihli ve Büyükçekmece .... Noteri .. yevmiye numaralı "Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi"nin geçerliliği esas alınarak müvekkilinin temlik sözleşmesine konu gayrimenkul yönünden hak sahibi olduğunun tespiti ile davaya konu taşınmaz müflis şirket malvarlığından ayrı tutulmasına ve taşınmazın müvekkil adına teciline, işbu talebin mümkün olmaması halinde ise alacağın tamamının kabulü ve sıra cetveline kaydedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ
Dava ; İİK'nun 235. maddesi uyarınca dava dışı müflis adına kayıtlı taşınmazın aktifinden çıkartılarak davacı adına kayıt edilmesi davasıdır. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz.
TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Somut olayda davacının talebi tapu iptali ve tescile yönelik bir taleptir. Öncelikli talep alacağın masaya kaydedilmesine yönelik olmayıp, müflis şirketin aktifinde yer alan bir hakkın masadan çıkartılarak, tapuda adına tescili istemine ilişkindir. Davacının talebi davalı adına olan tapu kaydının iptali ile adına tesciline ilişkin olduğundan davanın kayıt kabul davası olarak kabulü mümkün değildir. Kayıt kabul niteliğinde olmayan tapu iptali ve tescil talepleri yönünden İİK'da özel düzenleme yer almadığından taraflar arasındaki işin niteliğine göre görevli mahkemenin belirlenmesi zorunludur. Davacı tacir olmayıp tüketici konumundadır. mutlak ticari dava konusuna giren uyuşmazlıklarda daha özel bir durum olmadığı müddetçe ticaret mahkemeleri görevlidir. Fakat mevcut uyuşmazlığımızda yukarıda belirtildiği üzere taraflar arasında tüketici işlemi mevcut olup uyuşmazlığı çözmede görevli mahkeme tüketici mahkemeleridir. Tüketici mahkemesi ile ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki TTK' nun 5/3.maddesi uyarınca görev ilişkisidir. Göreve ilişkin usul kuralları HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır. Dava şartları kamu düzeninden olup kamu düzenine ilişkin hususlarda re'sen dikkate alınacak hususlardan olup dava şartı yokluğu halinde HMK'nun115/2.maddesi gereğince aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
1.Davacının açtığı davada, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usûlden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Görevli mahkemenin BAKIRKÖY NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ olduğuna,
3.HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Bakırköy Nöbetçi Tüketici Hukuk Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere Bakırköy Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE,
4.Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,
5.Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda tensiben karar verildi. 26/07/2023 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ....
(e-imzalıdır)