10. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/13126
- Karar No
- 2023/12
- Karar Tarihi
- 09.01.2023
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- İcra İflas Hukuku
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
10. Hukuk Dairesi 2022/13126 E. , 2023/12 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
2.... Gıda Tekstil San. Dış. Tic. A.Ş. vekili Avukat ...
...
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili, davacı müvekkilinin kayısı ticareti yapan davalı işveren ... Gıda ve Tekstil Sanayi Dış Ticaret A.Ş.’de 15.08.2004 tarihinden 24.07.2010 tarihine kadar aralıksız ve sürekli olarak en son 460,00 TL net maaşla çalıştığını, davacının işinin kayısı seçme, paketleme, bıçakla işleme işi olduğunu, işinin sözleşmenin başlangıcından itibaren eylemli geçtiğini, davacının çalışma dönemlerinde davalı işverenin sigorta primlerini yatırmadığını öğrendiğini, kendisi gibi sigortaları gösterilmeyen işçilerle beraber geçmişe yönelik sigortalı günleri dahil sigortalılıklarının gösterilmesini istediklerini, bunun üzerine davalı işverenin 2010 yılından itibaren davacının sigortalarını göstermeye başladığını, geçmişe yönelik sigortalarının da gösterileceğini beyan ettiğini, ancak bugüne kadar sigortalılıklarını Kuruma eksik bildirip primlerini yatırmadığını iddia etmekte ve davacının davalı işverene ait işyerinde 15.08.2004-24.07.2010 tarihleri arasında aralıksız ve sürekli çalışmalarının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı kurum vekili, Kurum kayıtlarına göre davalı işyerinin 01.11.1993 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun kapsamına alındığını ve halen faal olduğunu, davacının sigortalı sicil dosyasının incelenmesinden 02.11.2009 tarihinde işe girişinin olduğunun ve çalışmalarının 02.08.2010 tarihine kadar eksiksiz bildirildiğinin anlaşıldığını, 506 sayılı yasanın 2 ve 6 ncı maddelerinde de belirtildiği üzere sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığının zorunlu olduğunu, yani eylemli ve gerçek bir çalışmanın gerektiğini, aksi halde sadece hizmet sözleşmesinin sigortalılık için yetmeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı vekili, açılan davanın haksız ve yersiz olduğunu, davacının 02.11.2009 tarihinden itibaren müvekkile ait işyerinde çalışmaya başladığını, ve çalışmalarının 02.08.2010 tarihine kadar sürdüğünü, söz konusu davanın hak düşürücü süreye uğradığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 19.06.2013 tarihli ve 2010/1382 E. 2013/644 K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairenin 27.01.2014 tarihli ve 2013/18175E. 2014/1480 K. sayılı ilamında;; Bordro ve komşu iş yeri tanıkları dinlenilmesi, çalışmanın varlığı, tam zamanlı olup olmadığı, mevsimlik çalışma olup olmadığı işyerinin niteliği ve kapsamı gözetilerek belirlenmesi, tespiti istenen dönemde davalı işyerinde Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığının sorulması, inceleme yapılmışsa belgelerin getirtilmesi, varsa işçi alacakları dosyasının getirtilip incelenmesi gerektiği yönlerinden bozulmuştur.
B. İkinci Bozma Kararı
1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 28.02.2018 tarihli ve 2014/204 E. 2018/124 K. sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karara karşı taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
2.Dairemizin 01.10.2019 tarihli, 2018/4398 E. 2019/6868 K. sayılı ilamında: Öncelikle davacıya tam olarak talebi açıklattırılmalı, işe başlama ve işten çıkış tarihleri davacıya sorularak açıklığa kavuşturulmalı, davacının kim tarafından işe alındığı, çalışırken kimden emir ve talimat aldığı, iş yerinde hangi işlerde çalıştığı, çalışma arkadaşlarının kimler olduğu, ücretini nasıl aldığı, çalışma şeklinin nasıl olduğu, işe nasıl gelip gittiği hususlarında beyanı alınarak dava konusu somutlaştırılmalı, iş yerindeki çalışmanın tüm yılı mı kapsadığı yoksa hasat dönemine göre mevsimlik olup olmadığı, yıl boyunca iş yerinde hangi işlerin yapıldığı etraflıca araştırılmalı, iş yerinde mevsimine göre kaç işçi çalıştırıldığı dönem bordroları da celp edilerek belirlenmeli, davacının çalıştığı birimden re’sen bordro tanıkları belirlenerek tanık olarak dinlenilmeli, davacının beyanında belirtilen kişilerin tanık olarak dava ile ilgili bilgi ve görgülerine başvurulmalı, ayrıca komşu iş yeri tanıkları re’sen tespit edilerek dava kunusu dönemde davacının çalışması ile ilgili bilgileri alınmalı, tanık beyanları arasında çelişki oluşması halinde çelişki giderilmeli, davalı iş yerinin kapasitesi, aylara göre üretim durumu araştırılmalı, 2009/10. ayda ve fazla sigortalı bildirimi yapılan 2009/11. ay arasında üretim miktarı yönünden fark olup olmadığı, 11. ayda üretimde artış olup olmadığı araştırılarak tespit edilmeli, bu şekilde çalışmanın varlığı ve süresi tereddütsüz bir şekilde tespit edilmeli yönlerinden karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla;
Davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, müvekkilinin iş yerinde fiilen çalıştığını, mahkemece yeterli araştırma yapılmadığını, işverenin çoğu çalışanının sigorta bildirimi yapmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 15.08.2004-24.07.2010 tarihleri arasında çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin 2 nci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin 7, 8, 9 uncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrası ve 506 sayılı Kanun'un 79 ncu, 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddeleridir.
3.Değerlendirme
Dava 5510 sayılı Kanun’un geçici 7/1 inci maddesi uyarınca uygulama alanı bulan, mülga 506 sayılı Kanun’un 79/10 hükmü uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re'sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
Somut davada; davacı, 15.08.2004-24.07.2010 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığının tespitini istemiştir. Davacının 02.11.2009-24.07.2010 döneminde davalı iş yerinden bildirimleri bulunmaktadır. Davanın kısmen kabulüne ilişkin önceki karar Dairemizin 01.10.2019 tarihli ilamı ile; davacının kim tarafından işe alındığı, çalışırken kimden emir ve talimat aldığı, iş yerinde hangi işlerde çalıştığı, çalışma arkadaşlarının kimler olduğu, ücretini nasıl aldığı, çalışma şeklinin nasıl olduğu hususlarında beyanı alınarak eksik hususların davacıya açıklattırılması, dava konusunun somutlaştırılması, iş yerindeki çalışmanın tüm yılı mı kapsadığı yoksa hasat dönemine göre mevsimlik olup olmadığı, yıl boyunca iş yerinde hangi işlerin yapıldığının etraflıca araştırılması, iş yerinde mevsimine göre kaç işçi çalıştırıldığı dönem bordroları da celp edilerek belirlenmesi, davacının beyanında belirtilen kişilerin tanık olarak dava ile ilgili bilgi ve görgülerine başvurulması yönlerinden bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.
Somut dosyada, bozma ilamından sonra verilen beyan dilekçesinde; davacı 15.08.2004 tarihinde davalı şirkette işe başladığını, çalıştığı dönemde kendilerinden sorumlu olan çavuşlardan emir ve talimat aldığını, kendi çavuşunun da ... olduğunu, iş yerinin servisiyle işe gidip geldiğini, kayısı temizleme, işleme, paketleme işi yaptığını ve sürekli ve aralıksız çalıştığını beyan etmiş ve kendi dönemindeki çalışma arkadaşlarının kimler olduğunu belirtmiştir.
Yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde yapılması gereken iş; davacının beyan dilekçe içeriği de gözetilmek suretiyle beyan dilekçesinde belirtilen kişiler ile davacı yanca bildirilecek başka tanıkların bulunması halinde bunların beyanları alınmalı, davalı iş yerinden denetim tarihine kadar bildirimlerin az olması, denetim tarihinden sonra sigortalı sayısının artmış olması ve dosyada dinlenen tanık anlatımlarından iş yerinde her dönemde bildirilenden daha fazla işçi çalıştığının beyan edilmesi karşısında iş yerinin kapsam ve kapasitesi de değerlendirilmeli, kurum denetim tarihi öncesi ve sonrasına ilişkin iş yeri üretim ve kapasitesinde değişiklik olup olmadığı irdelenmeli, böylece elde edilecek tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre karar verilmelidir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
2.Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine,
09.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...