2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2009/23307 E. , 2010/29615 K.
"İçtihat Metni"Tebliğname No : 2 - 2007/168744
MAHKEMESİ : Sivas 1. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 28.03.2007
NUMARASI : 2007/167
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Suç tarihi itibariyle bıçakla kasten yaralama suçu yönünden 5271 Sayılı CMK'nın 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemesi mümkün değilse de 5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebileceğinden ve Mahkemenin uygulamama nedenini kararda yöntemince tartışmış olduğu anlaşıldığından tebliğnamedeki iki nolu bozma düşüncesine, hükümde 5237 Sayılı TCK'nın 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmediğinden TCK'nın 58. maddesinin uygulanmaması gerektiğine ilişkin bir nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Ancak;
1.Suç tarihi itibariyle onbeş yaşını bitirip onsekiz yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı bıçakla kasten yaralama suçunun 5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanununun 24. maddesi uyarınca uzlaşmaya tabi olmasına rağmen soruşturma aşamasında 5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanununun 24. ve 5271 Sayılı CMK'nın 253. ve 254. maddelerindeki usul izlenmeden sadece mağdura uzlaşma hakkı hatırlatıp suça sürüklenen çocuğa uzlaşma hakkı hatırlatılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2.Fiili işlediği tarihte 18 yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 4. fıkrasına aykırı olarak aynı maddenin 1. fıkrasındaki hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
3.Suça sürüklenen çocuğa ait adli sicil kaydında yazılı mahkumiyet kararının kesinleşme tarihinin bu suç tarihinden sonra olması nedeniyle; 5237 Sayılı TCK'nın 50/3. maddesi gereğince, fiili işlediği tarihte 18 yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin edilen kısa süreli hapis cezasının aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
4.Suça sürüklenen çocuğa ait adli sicil kaydında yazılı mahkumiyet kararının kesinleşme tarihinin bu suç tarihinden sonra olması nedeniyle suçu işledikten sonra yargılama sürecinde pişmanlık gösterip göstermediği dikkate alınıp tekrar suç işleyip işlemeyeceği konusunda oluşan kanaat değerlendirilerek cezasının ertelenip ertelenmeyeceğine karar verilmesi gerekirken, geçmiş mahkumiyetini değerlendiren ve 5237 sayılı TCK’nun 51.maddesinde yer verilmeyen, gerekçelerle cezanın ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi,
5.Yargılama giderinin mahkum olan sanıklardan ne şekilde tahsil edileceğinin kararda gösterilmemiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı isteme uygun olarak BOZULMASINA, 26/10/2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.