5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/70 Esas - 2023/451
Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu ... Şirketi’nin .... bünyesindeki “....” yapım işini ihale ile üstlendiği ve yüklenici firma olduğunu, daha sonra davalının üstlenmiş olduğu yapım işi ile ilgili olarak taşeronluk sözleşmesinin akdedildiğini, ... de 18.03.2014 tarihli uygun görüşü neticesinde müvekkilinin yapım işinin alt yüklenicisi yani taşeronu olduğunu, müvekkili ile davalının yürütmüş olduğu işten kaynaklanan ticari faaliyetler gereği açılan .... Şubesi .... ve .... Şubesi .... iban no.lu hesapların katedildiğini, davalıya .... Noterliğinin
13.11.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile tebliğ edildiğini ve kanuni şartın sağlandığını, söz konusu ihtarnameden sonra 1.353.950,12 TL bedelli
10.10.2018 tarihli ve 410.885,63 TL bedelli 25.10.2018 tarihli faturalardan
1.318.997,37 TL cari hesap bedelinin mahsup edildiğini, kalan alacağının tahsili amacıyla .... sayılı dosyadan ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun itirazı üzerinde takibin durduğunu beyanla borçlunun icra takibine yaptığı itirazın iptaline, borçlunun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen faiziyle ödemesi ve takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Huzurdaki davanın yetkisiz ve görevsiz mahkemede ikame edildiğini, zamanaşımı ve hak düşürücü süreler geçtikten sonra açılan davanın usulen reddi gerektiğini davacı ve müvekkil şirketin ''....'' kapsamında müvekkili, şirketin işverenliğinde davacı yanın taşeronluğunda sözleşme eki birim fiyat teklif cetvelindeki iş kalemlerinin .... 'nce tanımlanan birim fiyat tarifleri dahilinde yapımı konusunda sözleşme imzalandığını ve imzalanan bu sözleşme kapsamında işlerin yürütüldüğünü, bahse konu sözleşmenin imza tarihinin 18.03.2014 olduğunu, sözleşme eki birim fiyat teklif cetvelindeki belirtilen iş kalemlerinin kabule hazır şekilde nihai teslim tarihinin 30.10.2014 olacak şekilde sözleşme akdedildiğini, bahse konu sözleşmenin özünün; müvekkili şirkete ...'den yüklenici olarak ihale edilmiş olan işin bir kısmının davacı şirket taşeronluğunda yürütülmesinden başkaca bir şey olmadığını, bahse konu sözleşmede belirtildiği üzere işin kabule uygun şekilde teslim tarihi 30.10.2014 olmasına rağmen işin bu tarihte davacı tarafından kabule uygun şekilde teslim edilmediğini, taşerona idareden kaynaklı gecikmeler ve davacı taşerondan kaynaklanmayan sebeplerden ötürü idarenin yüklenici müvekkili şirkete vermiş olduğu süre uzatımı dahilinde sözleşme konusu işi ile orantılı süre uzatımları verildiğini, ancak verilen bu sürelere rağmen davacı tarafın sözleşme konusu edimlerini süresinde eksiksiz şekilde yerine getirmediğinden dolayı taşeronun sorumluluğunda olan işler dolayısıyla yüklenici müvekkili şirket aleyhinde idare tarafından gecikme cezası tahakkuk ettirildiğini, gecikme cezası tahakkuk ettirilmeden önce idare tarafından yüklenici müvekkili şirkete işlerin iş programına uygun şekilde yürütülmediğinin bildirimlerinin yapıldığını, yüklenicinin ise bahse konu gecikmeden davacı taşeronu bilgilendirdiğini, ayrıca ilgili kontrol teşkilatı ile iş sahasında birebir muhatap olan davacı taşerona kontrol teşkilatı tarafından gerekli uyarı ve bildirimlerin yapıldığını, tüm bu hususlara rağmen davacı taşeron tarafından gerekli özen gösterilmediğinden yeterli sayıda ekip/ekipman bulundurulmadığından ihale konusu işin kabulünün geciktiğini ve halen davacı taşeron sorumluluğunda olan geçici kabul eksikliklerinin tamamlanmadığını, taraflar arasındaki uyuşmazlığın asıl sebebinin bundan kaynaklandığını, müvekkili şirket tarafından ....Noterliği'nin 12.11.2018 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtaratı ile davacı yanca usulüne uygun keşide edilmeyen 10.10.2018 tarih ve ... sayılı fatura TTK m.21/2 gereği yasal süresinde iade edildiğini, İadeye konu faturanın sözde müvekkili şirket yetkilisi ... tarafından geçmiş tarihli düzenlenen teslim tesellüm tutanağı ile teslim alındığının iddia edildiğini, usulüne uygun düzenlenmeyen faturaya konu sözde alacağın dayanağı olarak gösterilen 6 nolu hakedişin de benzer şekilde geçmiş tarihli düzenlenerek ve yine bu konuda hiçbir yetkisi olmayan ... tarafından imzalandığını, buna istinaden davacının müvekkili şirketten alacaklı olduğunun iddia edildiğini, öncelikle ... adlı şahsın bu ve benzeri işleri yapmak üzere yetkilendirilmediğini, bahse konu gerçek bir alacağı ihtiva etmeyen faturanın müvekkili şirkete 12.11.2018 tarihinde tebliğine müteakip aynı gün faturanın .... .Noterliği'nin 12.11.2018 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtaratı ile davacı yana yasal süresinde iade edildiğini, ....Noterliği'nin 12.11.2018 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtaratı ile 10.10.2018 tarihli ... sayılı faturanın davacı yana iadesine müteakip davacı yan TTK m.21/2 gereği beklemesi gereken yasal itiraz süresini dahi beklemeden ve faturayı iade ettiğimize dair sunulan ihtarname dahi kendisine ulaşmadan aynı gün 12.11.2018 tarihinde alacaklı olduğu iddiası ile .... Esas Sayılı dosyasında takip başlatıldığını ve bahse konu dosyadan ödeme emrinin müvekkili şirkete 14.11.2018 tarihinde tebliğ olduğunu, müvekkili şirketçe de ilgili ödeme emrine aynı gün itiraz edildiğini, bahse konu takipteki alacağın temelinin aslında davacının müvekkili şirkete olan borcunun gerçek alacağa dayanmayan faturalarla kendilerin tarafından ihtarnamelerle iade edilen mahsuplaşma sonucu kendince yarattığı bakiye alacak hesabından başkaca birşey olmadığını, sonrasında kesilen faturalarında ...’ya teslim-tesellüm tutanağı ile teslim ettiğini, ... tarafından da konu ile ilgili şirkete bilgi verilmediğini, ihale konusu işin bugüne kadar davacı yanın sözleşmeye aykırı eylemleri sebebiyle tamamlanamamasından doğan zararların yansıtılmamış hali ile 1.433.539,99 TL alacaklı olduğunu, davaya konu takibe ilişkin itiraz olmasaydı takipte kesinleşecek miktar 447.510,27 TL olacağını, oysa ki dava dilekçesinden de anlaşılacağı üzere huzurdaki davada harca esas değerin olarak 696.606,92 TL gösterildiğini, bu hususta ilgili icra dosyasında davacı tarafça 01.02.2021 tarihinde dosyadan kapak hesabı alındığı ve bu minvalde işlemler yürütüldüğünü, öncelikle borcun var olduğunu hiçbir surette kabul anlamına gelmemekle birlikte 696.606,92 TL ile 447.510,27 TL arasındaki haksız farkın reddinin gerektiğini belirterek haksız ikame edilen davanın reddine, davacı yanca talep edilen alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere olan icra inkar tazminatı talebinin reddine, davacı yanın tespit edilen sarih kötü niyeti sebebiyle müvekkil şirket lehine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, taşeronluk sözleşmesinden kaynaklandığı iddia edilen alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. ... 01/11/2021 tarihli cevabi yazı ekinde davalı ile imzalanan ... yapım işi sözleşmesine ilişkin hakedişler ve geçici kabul tutanaklarının onaylı örneklerini göndermiştir.
Davaya dayanak ... sas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde davacı tarafından davalı aleyhine 10/10/2018 ve 25/10/2018 tarihli iki faturadan kaynaklanan cari hesap bedelinin mahsup edilmesinden doğan asıl alacak 445.838,38 TL ve işlemiş faiz 1.671,89 TL olmak üzere toplam 447.510,27 TL'nin tahsilinin talep edildiği, yasal süre içerisinde yapılan itirazda borca faize ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür. .... 18/10/2021 tarihli cevabi yazı ile davacının 2018 yılına ilişkin BA formunun örneklerini göndermiştir. .... 19/10/2021 tarihli cevabi yazı ile davalının 2018 yılına ilişkin BA formunun örneklerini göndermiştir.
Bilirkişi ...'ın 24/03/2022 tarihli, davacının ticari defterleri ile ilgili raporunda davalı ve davacı arasında ticari ilişkinin varlığının tespit edildiği, faturanın içeriği hizmet içeriği olduğu için hizmetin görülüp görülmediğinin tespiti evrak üzerinden yapılamamış olup faturasal hareketlerden tespit yapıldığı, tarafına beyan edilen delil olması açısından sıkıntı olmayan defter, belge ve beyanlar değerlendirildiğinde noter onaylı olan ticari defterleri incelendiğinde davacı firmanın davalı firmaya olan borcunun 468.048,06 TL olarak tespit edildiği bildirilmiştir.
Bilirkişi ...'ın 16/06/2022 tarihli ek raporunda davacı tarafın defter beyan ve belgelerinde delil oluşturmasını engel olacak herhangi bir olumsuzluk görülmediği, delil oluşturma hususunda önemli olan noktanın karşı tarafın defter belge ve kayıtlarının usule uygun olarak düzenlenmesi ve kayıtların karşılaştırılması olduğu, bu husus göz önüne alındığı zaman davalı tarafın da defter ve belgelerinin incelenmesi ve delil oluşturma hususuna öyle karar verilmesi yönünde olduğu, tarafına beyan edilen delil olması açısından sıkıntı olmayan defter, belge ve beyanlar değerlendirildiğinde noter onaylı olan ticari defterleri incelendiğinde davalı firmanın davacı firmaya olan borcunun 468.048,06 TL olarak tespit edildiği bildirilmiştir.
Davacının ticari defterlerinin incelenmesinden sonra davalının ticari defterlerinin ve dosya kapmasının incelenerek rapor hazırlanması için dosya nitelikli hesap uzmanı, mali müşavir ve inşaat mühendisinden oluşturulan bilirkişi kuruluna tevdine edilmiş, bilirkişiler ...
03/01/2023 tarihli raporunda şayet ...’nın davalı firma vekili olduğunun kabulü halinde davacı tarafından davalı vekiline usulüne uygun şekilde teslim edilen iki adet fatura karşılığı toplam 1.764.835,75 TL tutardan davalı tarafından daha önceden davacıya verilen avans miktarı olan 1.318.997,37 TL tutarın düşülmesi sonucu kalan 445.838,38 TL tutarında davacının davalıdan alacaklı olacağı, ...’nın davalı firma vekili olmakla birlikte fatura teslim almaya yetkisinin olmadığının kabulü halinde yapılan imalatlar ve hakedişler kapsamında davacının davalıdan alacağı olup olmadığının tespitinin yapılabileceği, bu kapsamda davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturalarda ... poz no. için 8.925,000 m3 imalat yapıldığı beyanı ile 803.250,00 TL ödeme talep edilmiş ise de davacının dava dışı ... ... düzenlediği hakedişlerde ... poz no için herhangi bir ödeme almadığı tespit edildiğinden davacının davalıdan 803.250,00 TL talepte bulunmasının yerinde olmadığı,
davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturalarda ... poz no. için 8.925,000 m3 imalat yapıldığı beyanı ile 642.600,00 TL ödeme talep edilmiş ise de davacının dava dışı ... ... düzenlediği hakedişlerde ... poz için
5.154,000 m3 imalat yapıldığı ve 412.320,00 TL ödeme alındığı dikkate alındığında davacının davalından (8.925,000 m3-5.154,000 m3) = 3.771,000 m3 imalat bedeli olan (3.771,000 m3 x 72,00 TL = 271.512,00 TL talepte bulunmasının yerinde olmadığı, bu şekilde davacının davalıdan alacağının olmadığı, taraflar arasında 2014 yılından itibaren süregelen ticari ilişki kapsamında yapılan imalatlar ve ödemeler sonrasında;
Davacı tarafından düzenlenen faturalar 1.764.835,75 TL
Davalı tarafından davacıya verilen avanslar(-) 1.318.997,37 TL ... poz no. için yapılmayan imalat(-) 803.250,00 TL ... poz no. için yapılmayan imalat (-) 271.512,00 TL Toplam (-) 628.923,62 TL davalının davacıdan alacaklı olabileceği ancak davalının davacıdan alacak talebinin bulunmadığı bildirilmiştir.
Davacı vekili, davacının davalı yüklenici ile imzalanan alt yüklenicilik sözleşmesinden kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptalini talep etmiş, davalı ise taraflar arasında alt yüklenicilik sözleşmesi olduğunu kabul etmiş ancak davacının gerekli özeni göstermediğini ve yeterli sayıda ekip/ekipman bulundurmadığı için ihale konusu işin kabulünün geciktiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama ve toplanan deliller davacının, davalının yüklenicisi olduğu ... yapım işinin alt yüklenicisi olduğu, davacının bu ilişkiye istinaden 6 nolu hakediş dolayısı ile 10/10/2018 tarihinde 1.353.950,12 TL tutarlı fatura düzenlediği, bu faturanın davalı .... Noterliğinin 16/07/2016 tarih ve ... yevmiye nolu vekaletnamesi ile dava konusu iş ile ilgili olarak bazı işlemlerde vekil tayin edilen ...'ye imzası alınarak teslim edildiği, davalının .... Noterliğinin 12/11/2018 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile faturaya konu hakedişlerin yapılmadığı gerekçesi ile bu faturayı iade ettiği, aynı şekilde davacının bu ilişkiye istinaden 7 nolu hakediş dolayısı ile 25/10/2018 tarihinde 410.885,63 TL tutarlı fatura düzenlediği, bu faturanın da ...'ya imzası alınarak teslim edildiği, davalının .... Noterliğinin 19/11/2018 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile faturaya konu hakedişlerine yapılmadığı gerekçesi ile bu faturayı da iade ettiği, davalının iade ettiği bu 2 faturayı ticari defterlerine kayıt etmediği, tarafların BA-BS formlarında bu 2 fatura tutarı kadar fark bulunduğu sonucuna varılmıştır. .... Noterliğinin 16/07/2016 tarih ve ... yevmiye nolu vekaletnamesi ile dava konusu iş ile ilgili olarak bazı işlemlerde vekil tayin edilen ...'nın yetkilerinin Türk Borçlar Kanununun 504. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Vekâletin kapsamı, sözleşmede açıkça gösterilmemişse, görülecek işin niteliğine göre belirlenir." hükmüne göre yapılan değerlendirmesinde verilen yetkiler arasında fatura tebliğ ve teslim alma yetkisinin bulunmaması, vekaletnamedeki yetkilerin ortak noktasının dava konusu iş ile ilgili olarak ve işin yapıldığı yerde yapılması gereken iş ve işlemleri kapsayıp davalı şirketin ....'da bulunan idare merkezi tarafından yapılması mutad olan ödeme yapma gibi yetkileri kapsamaması, davalının faturalardan kısa bir süre sonra noter yolu ile faturaları kabul etmediğini davacıya bildirerek alacak talebine yönelik idaresine göstermesi, tarafların ticari defterleri, BA-BS formları ve ... gönderilen dava konusu yapım işi sözleşmesine ilişkin hakedişler ve geçici kabul tutanaklarının ayrıntılı incelenmesi sonucunda hazırlanan bilirkişi kurulu raporunda ayrıntılı değerlendirmeler yapılarak davacının dava konusu icra takibine konu ettiği 2 adet faturada belirtilen hakedişlerden dolayı davalıdan alacaklı olmadığının bildirilmesi, bu şekilde ispat yükü kendisinde olan davacının alacaklı olduğunu ispatlayamaması nedenleri ile davanın ve icra takibine girişilmekte kötü niyetli olduğu kanıtlanılmadığından davalının kötü niyet tazminat isteminin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
1.Davanın ve davalının tazminat isteminin REDDİNE,
2.492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 179,90 TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 9.658,76 TL harçtan mahsubu ile bakiye 9.478,86 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3.Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4.Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5.Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 94.626,76 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6.6325 Sayılı Kanunun 18/A-14 maddesi gereğince ... bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
7.HMK 333. maddesi gereğince gider avansından sarf edilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/06/2023 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...