1. Ceza Dairesi
1. Ceza Dairesi 2022/9624 E. , 2023/582 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi.
Suça sürüklenen çocuk ve sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1....
3.Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.01.2017 tarihli ve 2014/159 Esas, 2017/5 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında kasten öldürmeye yardım suçundan, 5271 sayılı Kanunu’nun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, suça sürüklenen çocuk ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun ( 5271 sayılı Kanun) 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 31 ... maddesinin ikinci maddesi ve son cümlesi uyarınca 7 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2....
3.Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.01.2017 tarihli ve 2014/159 Esas, 2017/5 Karar sayılı kararın suça sürüklenen çocuk müdafii ve katılan vekilince istinafı üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 09.06.2017 tarihli 2017/1007 E., 2017/1528 K. sayılı kararı ile ilk derece Mahkemesi hükmünün 5271 sayılı Kanun'un 280 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılarak, duruşma açmak suretiyle suça sürüklenen çocuk ... hakkında 5271 sayılı Kanunun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, sanık ... hakkında kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3.... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 09.06.2017 tarihli 2017/1007 Esas, 2017/1528 Karar Sayılı kararın sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 30.09.20202 tarihli ve 2018/2003 Esas, 2020/2097 Karar sayılı kararı ile özetle; "Suça sürüklenen çocuk ...’in, maktul ...’in 15 yaşından küçük ablası ile evlenmek istemesi üzerine iki aile arasında husumet bulunduğu, maktulün daha önce ailesini kızlarını kaçırmakla tehdit ettiği, olay günü babası ile birlikte hayvan otlatmaya giden suça sürüklenen çocuğun evlerinin 90 metre yakınında araç içerisinde yüksek sesle müzik dinleyerek alkol alan maktul ile karşılaştıkları, babası sanık ...'in maktul ile konuşmaya gittiği, tarafların aksi kanıtlanamayan savunmasına göre maktulün aracın kapısını açarak yumruk veya elinde tuttuğu bir cismi sanık ...'e savurmasının üzerine babasının zarar görebileceğini düşünen suça sürüklenen çocuğun bu olayın tahriki ile hayvan otlatmaya giderken yanına aldığı babasına ait av tüfeği ile maktule ateş ederek ölümüne sebebiyet verdiği, bu hususların soruşturma ve savcılık aşamasında ve de kovuşturma aşamalarında beyanı alınan tanık ... tarafından da doğrulanmasına rağmen, suça sürüklenen çocuğun haksız tahrik altında öldürme suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında oluşa uygun düşmeyen yetersiz gerekçeler ve yanılgılı değerlendirme sonucu suça sürüklenen çocuğun TCK'nin 81/1, 29. maddeleri uyarınca cezalandırılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde beraat kararı verilmesi" Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
4.Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 30.09.20202 tarihli ve 2018/2003 Esas, 2020/2097 Karar sayılı, kısmen temyiz itirazlarının esastan reddi, kısmen bozma ilamının 2 numaralı bendinde, sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... hakkındaki hükümlerin incelendiği belirtilmiş olmasına rağmen, suça sürüklenen çocuk hakkındaki beraat hükmünün, “TCK’nin 81/1, 29. maddeleri uyarınca cezalandırılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,” gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği, ancak sanık ... hakkında kasten öldürme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik müdafinin temyiz istemi ile ilgili olarak herhangi bir karar verilmediği Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının KD-2020/106212 nolu itirazı ile anlaşıldığından sanık ... hakkındaki hükme yönelik olarak; "Maktul ...’in, sanık ...’in, 15 yaşından küçük kızı ile evlenmek istemesi üzerine iki aile arasında husumet bulunduğu, maktulün daha önce sanık ve ailesini kızlarını kaçırmakla tehdit ettiği, olay günü oğlu olan suça sürüklenen çocuk ile birlikte hayvan otlatmaya giden sanığın evlerinin 90 metre yakınında araç içerisinde yüksek sesle müzik dinleyerek alkol alan maktul ile karşılaştıkları, sanığın maktul ile konuşmaya gittiği, tarafların aksi kanıtlanamayan savunmasına göre maktulün aracın kapısını açarak yumruk veya elinde tuttuğu bir cismi sanık ...'e savurmasının üzerine babasının zarar görebileceğini düşünen suça sürüklenen çocuğun bu olayın tahriki ile hayvan otlatmaya giderken yanına aldığı sanık ...’e ait av tüfeği ile maktule ateş ederek ölümüne sebebiyet verdiği, bu hususların soruşturma ve savcılık aşamasında ve de kovuşturma aşamalarında beyanı alınan tanık ... tarafından da doğrulanmasına rağmen, sanık ...’in maktulü öldürdüğüne ilişkin mahkumiyetine yeterli, kesin delil bulunmadığı nazara alındığında beraati yerine yanılgılı değerlendirme sonucu mahkumiyetine hükmedilmesi" şeklinde bozma ilâmı genişletilmiştir.
5.... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 29.09.2021 tarihli ve 2021/822 Esas, 2021/2593 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında kasten öldürme suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, suça sürüklenen çocuk ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 31 ... maddesinin ikinci maddesi ve son cümlesi ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz sebepleri Sübuta, Suç vasfına, Meşru Savunmaya, Haksız tahrik derecesine, Cezai ehliyete İlişkindir.
B. Katılan ...
vekilinin temyiz sebepleri Sanık ... hakkında beraat kararı verilmesine, Suça sürüklenen çocuk hakkında haksız tahrik indirimi uygulanmasına, Tasarlamaya, Takdiri indirim uygulanmasına İlişkindir.
C. Katılan ...'in temyiz sebepleri Eksik inceleme, Beraat eden sanık ...'in suçunun sübut bulduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanık ve suça sürüklenen çocuğun baba oğul oldukları ve maktul ile komşu olup ailecek de görüştükleri, olay tarihinden 5-6 ay öncesinden başlamak üzere maktulün sanığın 15 yaşından küçük kızı ile evlenmek istediğini belirtip mesaj atmaya başladığı, bu durum karşısında iki ailenin aralarının bozulduğu, sanığın kızının yaşının küçük olduğunu belirtip, maktulü bu isteğinden vazgeçirmeye çalıştğı, ancak maktulün ısrarcı tavırlarına devam ettiği, olay günü de maktulün, sanığın evinin 80-90 metre uzağına aracı ile geldiği, evi görecek şekilde aracını park ettiği, araç içerisinde müzik dinleyip içki içmeye başladığı, bu arada sanığın, suç tarihinde 12-15 yaş grubu içerisinde olan oğlu suça sürüklenen çocuk ... ile birlikte koyunlarını otlatmak için evlerinden çıkarıp aşağı taraftaki dere yatağına doğru yürüdükleri sırada, maktulün aracını gördükleri, maktul ile sanık arasında sözlü tartışma çıktığı, tartışmanın devamında tarafların aksi ispatlanamayan savunmalarına göre, maktulün aracın kapısını açarak yumruk veya elinde tuttuğu bir cismi sanığa savurmasının üzerine babasının zarar görebileceğini düşünen suça sürüklenen çocuğun, o anki olay ve süregelen olayların etkisi ile, hayvan otlatmaya giderken yanına aldığı sanığa ait av tüfeği ile maktule doğru ateş ederek ölümüne sebebiyet verdiği anlaşılmıştır.
Olay öncesinde maktulün suça sürüklenen çocuğun, yaşı küçük kız kardeşiyle evlenmek istemesi, kabul edilmemesine rağmen, evlerinin yakınına aracıyla gelip, içki içerek, suça sürüklenen çocuk ve ailesini rahatsız edecek şekilde müzik dinlemesi, bu hususun birden çok kez tekrarlanması ve olay anında gerçekleşen durum üzerine, suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlediği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk lehine haksız tahrik hükümlerinin alt sınırdan uzaklaşılarak uygulanmasına karar verilmiştir.
Her ne kadar sanık ... hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; Hukukî Süreç başlığı altında (3,4) numaralı paragraflarda bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmının içeriği karşısında, savunma ve tanık ...'nin anlatımlarından, maktule yönelik eylemin suça sürüklenen çocuk ... tarafından gerçekleştirildiği, sanığın maktule yönelik kasten öldürme eylemine katıldığına ilişkin, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediği, bu nedenle sanık ...'in atılı suçtan beraatine karar verilmiştir.
2.Maktulün cesedi üzerinde gerçekleştirilen otopsi ve ölü muayene işlemleri sonucunda; maktulün av tüfeği şevrotin yaralanmasının yol açtığı kot kırıklarının eşlik ettiği, akciğer, kalp, diafragma, karaciğer, büyük damar yaralanmasına bağlı masif göğüs içi kanama sebebiyle öldüğünün, şahsın vücuduna (sol göğüs bölgesine) en az bir el atışın isabet ettiği, isabet eden şevrotinlerin göğüs sol arka yan duvardan girerek soldan sağa ve arkadan öne seyredip göğüs sağ ön duvarda kas doku içinde ve cilt altında kaldığının belirlendiği anlaşılmıştır.
3.Adlî Tıp Genel Kurulunun 26.05.2016 tarihli raporunda özetle, suça sürüklenen çocuğun 04.02.2014 tarihinde işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.
4.Olay yerinde yapılan keşif sonucu yeminli bilirkişi incelemesi dosya içerisinde mevcuttur.
5.Mahkemece, Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği belirlenmiştir. IV. GEREKÇE
A. Suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz sebepleri
1.Sübut
Suça sürüklenen çocuğun Savcılıkta alınan ilk ifadesinde, sorguda ve duruşmada istikrarlı bir şekilde suçu ikrar ettiği, annesi ... ve kardeşi Elif Yeşil'in olayın olduğu aynı gün Jandarma görevlilerine verdikleri ifadelerde suça sürüklenen çocuğun kendilerine maktulü vurduğunu söyledikleri, yine komşu olan tanık ...'nin beyanlarında da olayın öncesinde ve sonrasında tüfeği suça sürüklenen çocuğun elinde gördüğünü beyan ettiği, Hukukî Süreç başlığı altında (3,4) numaralı paragraflarda bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmının içeriği bir bütün olarak değerlendirildiğinde maktule yönelik eylemin suça sürüklenen çocuk ... tarafından gerçekleştirildiği anlaşıldığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Suç Vasfı
Suça sürüklenen çocuğun babasına ait tüfekle maktule doğru ateş ederek onu vurduğu, maktulün bitişiğe yakın atış sonucu sol göğüs bölgesine isabet eden saçma taneleri ile yaralandığı olayda suçta kullanılan aletin öldürmeye elverişliliği, hedef alınan vücut bölgesi göz önüne alındığında Suça sürüklenen çocuğun kastının öldürmeye yönelik olduğu dolayısıyla suç vasfının kasten öldürme olarak belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.Meşru Savunma
Her ne kadar suça sürüklenen çocuk, maktulün arabadan babasına yumruk ya da başka bir şey savurduğunu, bunun bıçak olabileceğini düşünerek atılı suçu işlediğini savunmuş ise de maktulün olay anında silahsız olduğunun anlaşılması ve suça sürüklenen çocuğun ve babası sanığın savunmalarına göre maktulün kendilerine yönelik tek somut eylemin yumruk savurmaktan ibaret olması karşısında suça sürüklenen çocuk lehine meşru savunma koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4.Haksız tahrik
Olay öncesinde maktulün suça sürüklenen çocuğun, yaşı küçük kız kardeşiyle evlenmek istemesi, kabul edilmemesine rağmen, evlerinin yakınına aracıyla gelip, içki içerek, suça sürüklenen çocuk ve ailesini rahatsız edecek şekilde müzik dinlemesi, bu hususun birden çok kez tekrarlanması ve olay anında gerçekleşen durum üzerine, suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlediği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk lehine haksız tahrik hükümlerinin alt sınırdan uzaklaşılarak uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
5.Cezai ehliyet ... Adlî Tıp Şube Müdürlüğünce tanzim olunan 19.02.2015 tarihli rapor ve Pamukkale Üniversitesi tarafından 13.02.2014 tarihinde düzenlenen raporda suça sürüklenen çocuk hakkında işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabildiği ancak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olduğunun rapor edildiği, daha sonra suça sürüklenen çocuğun 6. Adlî Tıp İhtisas Kuruluna gönderildiği, Kurulca tanzim olunan 25.01.2016 tarihli raporda davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğunun belirtilmesi üzerine, raporlar arasında oluşan çelişkinin giderilmesi amacıyla suça sürüklenen çocuğun Adlî Tıp Genel Kuruluna gönderildiği, "Olay ve Olgular" Başlığının (3) nolu bendinde yer verilen Adlî Tıp Genel Kurulunun raporuna göre suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin anlam ve sonuçlarını algılamasını veya davranışlarını yönlendirme yeteneğini etkileyecek mahiyet ve derecede herhangi bir zeka geriliği ya da çocukluk dönemi psikopatolojisi saptanmadığı, dava dosyasının tetkikinde suçun işlenişi esnasında davranışlarını yönlendirme yeteneğini etkileyecek herhangi bir akli arıza içinde bulunduğunu gösteren psikopatolojik unsura rastlanmadığı bildirilmiş olduğundan, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Katılan ...
vekilinin temyiz sebepleri Sanık ... yönünden suçun sübutu
Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmının içeriği karşısında sanığın mahkumiyeti için yeter ve kesin nitelikte delil bulunmadığı, dolayısıyla Mahkemenin uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. Haksız tahrik
Olay öncesinde maktulün suça sürüklenen çocuğun, yaşı küçük kız kardeşiyle evlenmek istemesi, kabul edilmemesine rağmen, evlerinin yakınına aracıyla gelip, içki içerek, suça sürüklenen çocuk ve ailesini rahatsız edecek şekilde müzik dinlemesi, bu hususun birden çok kez tekrarlanması ve olay anında gerçekleşen durum üzerine, suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlediği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk lehine haksız tahrik hükümlerinin alt sınırdan uzaklaşılarak uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. Tasarlama
Suça sürüklenen çocuğun babası sanık ... ile birlikte hayvanları otlatmak için dışarı çıktıklarında, evin yakınında maktulün aracını gördükleri, önde olan sanık ... ile maktulün tartışmaya başladıkları, tartışma sırasında maktulün sanık ...'e yumruk ya da başka bir şey savurduğunu görmesi üzerine, maktulün babasına bir şey yapacağından endişe duyan suça sürüklenen çocuğun ani bir kararla tüfeği maktule doğrultup bir el ateş ederek suçu işlediği anlaşılmakla, sanığın suç işleme kararını önceden verdiğine, aradan soğukkanlılığa ulaşmasını sağlayacak kadar zaman geçmesine rağmen bu kararında sebat gösterdiğine dair delil bulunmadığından, suça sürüklenen çocuğun eyleminin, 5237 sayılı Kanun'un 81 ... maddesinin birinci fıkrası kapsamında kaldığının kabulü ile yapılan uygulamada bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. Takdiri indirim Suçu işlediği tarihte 12 yaş 11 aylık olan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri göz önüne alınarak hakkında takdiri indirim yapılmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Katılan ...'in temyiz sebepleri Eksik inceleme
Mahkemece, suça sürüklenen çocuk ve sanığın ilk beyanları ile uyumlu tanık ifadeleri, olay yeri inceleme ekiplerince tanzim edilen tutanak, ekspertiz raporları, otopsi raporu, suça sürüklenen çocuk hakkında alınan raporlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. Sanık ... yönünden suçun sübutu
Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmının içeriği karşısında sanığın mahkumiyeti için yeter ve kesin nitelikte delil bulunmadığı, dolayısıyla Mahkemenin uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 29.09.2021 tarihli 2021/822 E. 2021/2593 K. sayılı kararı kararında 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.02.2023 tarihinde karar verildi.