2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2010/28471 E. , 2010/28213 K.
"İçtihat Metni"Tebliğname No : KYB - 2010/180420
MAHKEMESİ : (ŞARKÖY) Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO : 24.07.2009 - 2007/78, 2009/274
Konut dokunulmazlığını bozma suçundan sanık B.. S..'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116/1, 29, 31/3, 62. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, bu cezasının aynı Kanunun 50/1-d maddesi uyarınca 2 ay 15 gün süre ile alkollü veya uyuşturucu madde kullanmama seçenek yaptırımına çevrilmesine dair, Şarköy Asliye Ceza Mahkemesinin 24/07/2009 tarihli ve 2007/78 esas, 2009/274 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 18.07.2010 gün ve 2010/8901-47490 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.08.2010 gün ve 2010-180420 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar" başlıklı 50/1-d maddesinde "Kısa süreli hapis cezası, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama süresinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlemesindeki özelliklere göre; mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanmaya, çevrilebilir" hükmünün yer aldığı, sanığa tayin edilen kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın seçenek yaptırıma çevrilirken, kanun koyucunun amacına uygun, akla ve mantığa aykırı olmayan tarafları tatmin edici, denetime elverişli bir seçenek yaptırıma hükmedilmesi gerektiği, kanunî, yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanılmadan, sanığın kişiliğini ve suçun istenmesindeki özellikleri değerlendirmeden ve kanunda öngörülmeyen yükümlülük getirmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
5237 sayılı yasanın 50.maddesinin 1.fıkrası uyarınca, kısa süreli hapis cezası, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre, aynı fıkranın (a) bendi uyarınca adli para cezasına veya diğer bentlerdeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilebilir. Seçenek yaptırımın, infazının olanaklı olması yanında denetlenebilir olması da önem taşımaktadır.
Mahkemece, kısa süreli hapis cezası, 5237 sayılı yasanın 50.maddesinin 1.fıkrasının (d) bendi uyarınca seçenek yaptırıma çevrilirken, hükmolunan “alkollü veya uyuşturucu herhangi bir madde kullanmama” tedbiri, denetime elverişli olmadığı gibi infaz yeteneği de bulunmamakla, kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden (ŞARKÖY) Asliye Ceza Mahkemesi'nden verilip kesinleşen, 24.07.2009 gün ve 2007/78, 2009/274 sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesinin 4.fıkrasının (d) bendi uyarınca BOZULMASINA, sanık B.. S.. hakkında, konut dokunulmazlığını ihlal suçundan hükmolunan 2 ay 15 gün hapis cezasının, 5237 sayılı yasanın 50. maddesinin 1.fıkra (d) bendi uyarınca, "2 ay 15 gün süre ile içkili yerlere gitmekten yasaklanması" tedbirine çevrilmesine, infazın bu tedbir üzerinden yapılmasına, hükmün diğer kısımlarının aynen korunmasına, 13.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.