Esas No
E. 2010/22392
Karar No
K. 2010/29263
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

2. Ceza Dairesi         2010/22392 E.  ,  2010/29263 K.

"İçtihat Metni"Tebliğname No : 2 - 2008/270072

MAHKEMESİ : Menemen 1. Asliye Ceza Mahkemesi

TARİHİ : 08/05/2008

NUMARASI : 2008/314 Karar - 2005/171 Esas

SUÇ: Elektrik hırsızlığı

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;

Sanığın adının “H.C.E...” yerine “H.C..” olarak yanlış yazıldığı ve sabıkasız olduğunun belirtildiği adlı sicil kaydının hükme esas alınması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış ve dosya içeriğine göre, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;

1.Menemen Ticaret Sicil memurluğunun 15.02.2006 tarihli yazısında S..G..P.. Ü..P. N.. ve T.. L.. Şirketinin suç tarihindeki yetkilisi olduğu belirtilen E.K.. hakkındaki kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararın verildiği soruşturma dosyası ayrıntılı olarak incelenip kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesinin gerekçesi belirlenip ve suç tarihinde sanığın suça konu yeri işletip işletmediği açıklığa kavuşturulup sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken bu husus açıklığa kavuşturulmadan ve kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin soruşturma dosyası dosya içerisine konulmadan eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

2.-5237 Sayılı TCK.nun 7. ve 5252 Sayılı Kanunun 9. maddeleri uyarınca sanığın eyleminin uyduğu kabul edilen 5237 sayılı TCK ve 765 sayılı TCK.nun tüm hükümleri olaya ayrı ayrı uygulanmak ve 647 sayılı kanun hükümleri de nazara alınmak suretiyle sonuçlar belirlenmesi, bu şekilde belirlenen sonuç cezaların karşılaştırılması ve sonucuna göre lehe olan kanunun belirlenmesi gerekirken açıklanan şekilde ve denetime olanak verecek biçimde değerlendirme yapılmadan 5237 sayılı yasa hükümleri uyarınca yazılı şekilde hüküm kurulması,

3.-5271 sayılı CMK.nun 34/1. ve 230/1-a maddeleri uyarınca, gerekçeli kararda, iddia makamının esas hakkında görüşünün gösterilmemesi gerektiğinin gözetilmemesi,

4.-5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezası ertelenen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından aynı kanun maddesinin 1. fıkrası hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 25/10/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.