1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Mahkeme
- BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Daire
- 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Esas No
- 2023/854
- Karar No
- 2023/774
- Karar Tarihi
- 07.09.2023
- Dava Türü
- DIGER
- Hukuk Alanı
- Genel Hukuk
- Karar Sonucu
- REDDİNE
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Davalı taraf, şirketlerin çoğunluk hissedarı olmasının yanında şirketlerin müdürü olduğunu, müdür olarak şirketlere ve davacı ortağa karşı sorumluluğu olmasına rağmen bu sorumluluklarını göz ardı ederek, şirket varlıklarını %100'ü kendisine ait olan ... Şirketi ve ...lerine devrederek haksız kazanç sağladığını ve kendi lehine sebepsiz olarak zenginleştiğini, davalı ... ortak olunan şirketlerde çoğunluk hissedarı ve münferiden müdürlük yetkisi olmasına dayanarak hukuken ve iktisaden açıklaması olmayan keyfi kararlar aldığını ve almaya devam ettiğini davalı ... yapmış olduğu bu işlemlerle şirketler hukuku kapsamından Türk Ticaret Kanunun birçok maddesine aykırı hareketlerde bulunarak davacının ... Şirketi ve ... Limited Şirketlerindeki haklarını yok saydığını, davalı bu keyfi kararların dışında şirket müdürlüğüyle sıfatıyla bağdaşmayacak hukuka ve kanuna aykırı eylemlerde bulunduğunu bu nedenlerle davanın kabulüne, ... Şirketi ve .... Limited Şirketleri'nin müdürü olan ...'in müdürlük görevinden alınarak yerine şirket yönetimi için gasp edilen hakların ana ortaklıkların hisseleri nispetinde dağıtımı, şirketlerin eşitlik ilkesine uygun olarak yönetilmesinin sağlanması amacıyla bağımsız yasal temsilci/kayyım olarak İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odasına kayıtlı ... Mah. ...Sk., ... İş Hanı, No:32/45, Osmanbey Şişli / İstanbul adresinde faaliyet gösteren TC Kimlik no .... ...'in bu görevlere ivedilikle tedbiren atanmasına, karar kesinleşmesinden sonra asaleten görevinin devamına, davalının usulsüz ve muvazaalı bir şekilde kurmuş olduğu ... Limited Şirketi ve ... Limited Şirketlerinde hak gasbının devam etmemesi için şirket müdürü olan ... müdürlük görevinden alınması, ana ortaklıkların hisseleri nispetinde dağıtımı ve eski hale getirilmesi için bu firmaların tasfiyesini gerçekleştirmek üzere İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odasına kayıtlı ... Mah. ...Sk., ... İş Hanı, No:32/45, Osmanbey Şişli / İstanbul adresinde faaliyet gösteren TC Kimlik no .... ...'in bu firmalara tedbiren yasal bağımsız temsilci/kayyım olarak atanmasına, tasfiye kararının onanması ve kararın kesinleşmesiyle tasfiye memuru olarak asaleten atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ
Mahkememizce öncelikle yetki durumu incelenmiştir. Mahkemelerin yetkisi 6100 sayılı HMK'nın 5 ilâ 19. maddeleri arasında düzenlenmiştir. 6100 sayılı HMK.'nin genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesinin 1. fıkrasına göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." 7. maddesinde de," davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır. Birden fazla davalının bulunduğu hâllerde, davanın, davalılardan birini sırf kendi yerleşim yeri mahkemesinden başka bir mahkemeye getirmek amacıyla açıldığı, deliller veya belirtilerle anlaşılırsa, mahkeme, ilgili davalının itirazı üzerine, onun hakkındaki davayı ayırarak yetkisizlik kararı verir." denilmektedir.
6.maddesinde; (1) Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. (2) Yerleşim yeri, 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre belirlenir. Usül ekonomisi bakımından öncelikle dava şartlarından olan kesin yetki hususunun değerlendirilmesi gerekmiştir. 6100 Sayılı HMK'nun 14/2 maddesinde "Özel Hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla, bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için, ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir." düzenlemesiyle şirketin ortağına, ortağın şirkete karşı veya diğer ortaklara karşı ortaklık ilişkisine dayanarak açtığı davaların şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesinde görüleceği belirtilerek kesin yetki kuralına tabi tutulmuştur. Davalı şirketlerin İTO İnternet sitesinden çıkartılan sicil kaydına göre; ... ve ...'nin merkez adresinin Beyoğlu/İSTANBUL olduğu bu nedenlerle İstanbul (Çağlayan) Ticaret Mahkemeleri yargı çevresinde bulunduğu anlaşılmıştır.
HMK'nun 115/1 maddesindeki " Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır." hükmü karşısında mahkeme dava dilekçesi üzerine dava şartları arasında sayılan yetki hususunu inceleyip yetkisiz olduğu kanaatine varması halinde kesin yetkiye ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar vermesi usül ekonomisi bakından da elzemdir. 6100 sayılı HMK.nun 114/1-ç maddesinde kesin yetki dava şartı olarak sayılmıştır. Açılan davanın mahiyeti uyarınca talep dikkate alındığında şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. Kesin yetki dava şartı olduğundan mahkemece re'sen nazara alınmalıdır. Somut olayda davalı şirketlerin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri yargı çevresi içerisinde kaldığı anlaşıldığından bu aşamada dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda res'en incelenerek mahkememizin yetkisizliği nedeniyle kesin yetkiye dair dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1.Davalı şirketlerin sicilde kayıtlı merkez adresi itibariyle mahkememiz yetkili olmadığından HMK.nun 14/2, 114/1-ç, 115/2 maddeleri uyarınca kesin yetkiye ilişkin dava şartı yokluğundan davanın USÛLDEN REDDİNE,
2.Davacının açtığı davada; yetkili ve görevli mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olması nedeni ile mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE,
3.6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin yetkisizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA,
4.HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın yetkili ve görevli İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE,
5.Harç ve yargı giderinin HMK nun 331/2 maddesi uyarınca yetkili mahkemece DEĞERLENDİRİLMESİNE, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ila 360'ncı madde hükümleri uyarınca, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 07/09/2023 Başkan ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Katip ...
(e-imzalıdır)