1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Davacı tarafından mahkememizde açılan Elatmanın Önlenmesi (Zİlyetliğe Dayalı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili Bakırköy ...ASHM'ye sunduğu dava dilekçesinde; Müvekkili şirketin şirket menfaatleri doğrultusunda her türlü mesken, konut, ofis, dükkan, işyeri, iş hanı v.b. taşınmazların alım-satımını yapmak, kiralamak, kiraya vermek, kiralanan taşınmazları alt kiracılara kiralamak, aracılık etmek, danışmanlık hizmetleri vermek vs. ile iştigal ettiğini, ... Mah. ... Sk. No:71 Zemin Kat Merter Güngören İstanbul adresindeki taşınmazı 01.02.2020 başlangıç tarihli, 10 yıl süreli kira sözleşmesi ile taşınmazın sahibinden (...) kiraladığını, müvekkili şirket ile taşınmazın sahibi arasındaki kira sözleşmesi halen daha devam ettiğini, daha sonra müvekkili şirketin konu taşınmaz içinde bulunan 23 adet dükkanı alt kira sözleşmesi ile farklı kiracıya verdiğini, taşınmazın şirkete kiralanmadan önce taşınmazın sahibi tarafından 01/02/2016 tarihli kira sözleşmesi ile davalılardan ... İnşaat Tekstil San. Tic. Ltd. Şti. Unvanlı firmaya kiraya verildiğini ancak kira ilişkisinin taşınmaz sahibi ile davalı ... İnşaat Tekstil San. Tic. Ltd. Şti. arasında yapılan 02.01.2020 tarihli protokol ile sona erdirildiğini, bu protokolünde davalılardan ... şahit olarak imzaladığını, davalı ...'nin 02/01/2023 müvekkili şirket tarafından kiralanmış olan bahse konu taşınmaz içinde bulunan yönetim ofisine izinsiz olarak girdiğini, yönetim ofisini dağıttığını, kıymetli evraklara el koyduğunu ve taşınmazın kilidini değiştirdiğini, davalı ... hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma sayılı dosyası kapsamında suç duyurusunda bulunulduğunu ve davalının hakkı olmayan yere tecavüz etme eylemi yönünden suç unsurlarının oluştuğunun kanaatine varıldığını, ayrıca kiralanan taşınmazı haksız olarak işgal ettiğini ve müvekkili şirketin alt kiralama yoluyla kiraya verdiği taşınmazların alt kiracılara gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suretiyle kiraya verenlerinin kendisi veya diğer davalıya ait olduğunu ve kira ödemelerinin kendisine veya bu firmaya yapılmasının talep edildiğini bildirerek davalıların konu taşınmaz içinde bulunan kullanmış oldukları yönetim ofisine ilişkin emsal kira bedeli(ecrimisil) alacağının HMK m.107 uyarınca toplanacak delillere göre belirlenerek davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesine, fazlaya dair her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla ve harca esas değer olmak üzere; şimdilik 1.000 TL alacağın davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, davalıların konu taşınmaz içinde bulunan 23 adet dükkan nedeniyle elde etmiş oldukları kira ve gelirlere ilişkin alacağın, müvekkil şirketin yönetim ofisindeki kıymetli evraklar ve malzemeler nedeniyle uğramış olduğu zararın ve yine müvekkil şirketin kira bedellerini tahsil etmekte güçlük ve gecikme yaşamış olması nedeniyle uğramış olduğu zararların HMK m.107 uyarınca toplanacak delillere göre belirlenerek davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi, fazlaya dair her türlü talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla ve harca esas değer olmak üzere; şimdilik 1.000 TL alacağın davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, davalıların işyeri dokunulmazlığını ihlal, hakkı olmayan yere tecavüz ve sair haksız fiil ve eylemleri ile sebep olduğu manevi tahribat nedeniyle müvekkil yararına 100.000,00-TL manevi tazminata, ve müvekkil şirket tarafından kiralanan taşınmazdan davalının müdahalesinin men'ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili Bakırköy .... ASHM'ye sunduğu cevap dilekçesinde; Tarafların tacir olduğunu, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, bahsi geçen yönetim ofisinin .. Çarşısı içerisinde yer aldığını, anılan çarşıda bir çok kimseye ait bir çok iş yeri bulunduğunu, sadece bir katında 23 adet dükkanın ... isimli şahsa ait olduğunu, bu 23 dükkanın bulunduğu yerde aynı zamanda .... Çarşısının idare ve yönetim işlerinin yapıldığı küçük bir ofiste bulunduğunu, müvekkili ...'nin bu çarşının yönetim işlerini yaptığını, 23 dükkanın bulunduğu katın diğer davalı adına 2016 yılında mal sahibi ...'den kiralandığını , ...'in kendisinden aldığı vekaletname ile habersiz ve izinsiz olarak onun adına usulsüz bir takım işler yaptığını ve belgeler imzaladığını, ...'ün öğrendiğinde ilgiliyi azlettiğini, ...'ün müvekkili ...'ye kiracım sensiz, muhatabım sensin, kiracı olarak seni bilirim dediğini, davacının mal sahibi ... ile yaptığını iddia ettiği 01/02/2020 başlangıç tarihli sözleşmenin sahte olduğunu, böyle bir sözleşme yapılmadığını bildirerek davacı tarafın haksız ve mesnetsiz olarak açmış olduğu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Bakırköy .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 08/06/2023 tarih, ... esas, ... karar sayılı görevsizlik kararı üzerine dosya mahkememize tevzi edilmiş olduğu anlaşıldı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava konusu; Kira sözleşmesinden kaynaklı zilyetliğe dayalı el atmanın önlenmesi, ecrimisil, kira geliri ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK‘nin 4. maddesinde sulh hukuk mahkemelerinin görevi belirlenmiş olup buna göre dava konusunun değer ve tutarına bakılmaksızın kiralanan taşınmazların ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalar, taşınır ve taşınmaz mal veya hakkın paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin davalar, taşınır ve taşınmaz mallarda salt zilyetliğin korunmasına yönelik olan davalar ve bu kanun ile diğer kanunların sulh hukuk mahkemesi ve sulh hukuk hakimini görevlendirdiği davalardır. Yine Kanun'un 383. maddesinde çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkemenin aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece sulh hukuk mahkemesi olduğu düzenlenmiştir.
Yargılama tarihi itibari ile HMK.
114.maddesi çerçevesinde aranan dava şartlarından birisi ise mahkemenin görevli olmasıdır. HMK. 115/1 maddesi uyarınca dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında mahkeme kendiliğinden araştırır. Bu dava şartı noksanlığını mahkeme tespit eder ise HMK .115/2 maddesine göre usulden ret kararı verir. Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz.
TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır.
Yine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2009/8-518 Esas, 2009/573 Karar sayılı İçtihadında “TMK 981, 982 ve 983. maddeleri mal üzerinde zilyetlikten başka hiçbir hakkı bulunmayan kişilerin zilyetliğinin korunması için konulmuş hükümleri ihtiva etmektedir. TMK'nin 973. maddesinde zilyetlik "bir şey üzerinde fiili hakimiyeti bulunan kimse onun zilyedidir" biçiminde tanımlanmıştır. TMK'nin 982 ve 983. maddelerinde zilyetlik herhangi bir hakka bağlı olmaksızın dava yoluyla korunmuştur. Hemen belirtmek gerekir ki, zilyetliğin korunması davasıyla zilyet, zilyetliğin hakka dayandığını ispat külfetine katlanmadan sadece zilyetliğini öne sürerek Sulh Hukuk Mahkemelerinde uygulanan basit yargılama usulünün sağladığı kolaylıklardan yararlanır. Zilyet, zilyetliğin arkasında bulunan ayni (nesnel) veya şahsi (kişisel) bir hakka dayandığı takdirde dava bir hak davası niteliğini kazanır.” denilmekle salt zilyetliğin korunması davaları ile zilyetliğin tespiti davaları arasındaki fark net bir şekilde açıklanmıştır.
Somut olayda, davacı kira sözleşmesine dayalı zilyetlikten kaynaklı taşınmaz mülkiyetine yapılan müdahalenin menini ve bu müdahaleden kaynaklı ecrimisil, kira geliri ve manevi tazminat talep etmiş olup, davacı talebinde zilyetliğinin arkasında barındırdığı bir hakka yani kira ilişkisine dayandığı, davacının talebi salt zilyetliğin korunması ve yine arkasında barındırdığı kira ilişkisi olduğu, her iki uyuşmazlık yönünden de Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu, bu haliyle mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın HMK'nun 115/2. maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin Bakırköy Sulh Hukuk Mahkemesi olduğuna karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın, dava şartı olan 6100 Sayılı HMK'nın 114/1-c maddesinde düzenlenen görev yönünden reddi ile MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE,
2.6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde, dosyanın ve eklerinin yetkili ve görevli mahkeme olan BAKIRKÖY NÖBETÇİ SULH HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3.6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, taraflardan herhangi birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde, dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine,
4.6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 2. cümlesi uyarınca, taraflardan herhangi birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde, dava dosyasının re'sen ele alınarak, açılmamış sayılmasına karar verilmesine, bu hususun taraflara ihtaratına, (Gerekçeli hükmün tebliği ile ihtaratına)
5.6100 Sayılı HMK nın 331/2.nci maddesi 1. cümlesi uyarınca, bu dava dosyasına ilişkin harç ve yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkemede değerlendirilmesine,
6.Dava dosyasının kesinleşmesi üzerine, iki (2) haftalık yasal süre içerisinde, taraflardan herhangi birinin, ilgili mahkemeye dava dosyasının gönderilmesini talep etmemesi halinde, ilgili dava dosyasının mahkeme Yazı İşleri Müdürü tarafından mahkeme hakiminin önüne getirilmesine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okundu. 20/09/2023 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)