Aramaya Dön

12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2022/861
Karar No
K. 2023/577
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/861 Esas
KARAR NO: 2023/577
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 12/11/2022
KARAR TARİHİ: 19/09/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili şirket tarafından davalı borçlu aleyhine ------- Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun itirazı ile takibin durduğunu, müvekkili şirket sigortalısı -------- ait "------- Mh. ------- Bulvarı No:------- --------" adresindeki işyerinin --------- numaralı ------- Sıgorta Polıçesı ile sigortalandığını, poliçedeki adres ------- Nolu 23.02.2022 tanzim tarihli zeyil ile değiştirildiğini, müvekkili şirketten alınan hasar ihbar bildirimi üzerine 24.02.2022 tarihinde ekspertiz çalışmasının sigortalının "--------" unvanı ile kiracı olarak faaliyet gösterdiği "------ Mahallesi ------- Bulvar ------- No : ------- --------" adresinde yapıldığını, ana poliçedeki adresin farklı olduğu 23.02.2022 tanzim tarihli zeyil ile ilgili mevcut riziko adresinin poliçeye dahil edildiğini, rizikonun adresindeki hasar 22.02.2022 tarihinde meydana gelmiş olup, adres değişiklik zeyilinin hasardan sonra yapılmış olduğunun belirlenen konu ile ilgili olarak sigortalı ile yapılan görüşmede poliçeyi işyeri için yaptıklarını beyan ettiğini, mahalde yapılan incelemeler ve temin edilen yangın raporları incelendiğinde; 22.02.2022 tarihinde sigortalı işyerine bitişik konumda bulunan davalı ------- Şti.'ne firmasına ait bina içerisindeki makinelerin elektrik tesisatlarından (herhangi bir nedenden dolayı meydana gelen ısınma neticesinde kablo izolelerinde meydana gelen yanmanın, etrafındaki kolay yanıcı maddeleri ve sargı makinesini tutuşturarak) başlayan yangın sonucu sigortalı işyerinin çatısında hasar oluştuğunu, itfaiye tarafından söndürme çalışmaları yapıldığı sırada sıkılan söndürme suyunun zarar gören çatı bölümündeki açıklıklardan sigortalı işyeri dahiline sirayet etmesi sonucu ; sigortalı işyerinde kullanılmakta olan makinelere ait elektrik kontrol panoları, kablo bağlantıları, motor aksamlarında su sirayetine bağlı olarak hasar medyana geldiğini, metal paletler üzerinde istifli halde bulunan oluklu mukavvaların çatı bölümünden duşlama şeklinde akan suyun sirayetine bağlı olarak ıslanarak zayi olduklarının anlaşıldığını, temin edilen raporlar ve mahalde yapılan incelemelere istinaden hasarın beyan edildiği şekilde -------- Şti.'ne ait firmadan kaynaklı başlayan alevli yangın hadisesi ve yangın esnasında itfaiye tarafından sıkılan söndürme suyunun sirayetine bağlı olarak meydana geldiği anlaşıldığını, poliçede teminat konusu belirtilmeden 20.000,00 TL'lik teminat verildiği görülmüş olup, ilgili teminatın hangi kıymetler için verilmiş olduğunun belirlenemediğini, sigortalı, hasarlı makinelerin su sirayetine bağlı olarak zarar gören aksamların kısmi onarımı ile ilgili olarak ekli faturalara istinaden KDV hariç 14.326,62 TL talepte bulunulduğunu, talep edilen bedellerin makul bulunmuş olup, hasar hesaplamasına dahil edildiğini, sigortalı hasarlı oluklu mukavvalar ile ilgili olarak alış faturalarına istinaden 165.770,10 TL talepte bulunulduğunu, mahalde yapılan incelemelerde oluklu mukavvaların alt kısımlarında kalan bölümlerinde zarar görmeyen bölümlerin olduğunun anlaşıldığını, bu kapsamda yaklaşık %25 'lik kısmını sağlama olan ve sayım fire miktarı olarak tenzil edildiğini, sigortalının riziko adresinde kiracı olup, bu kapsamda çatı onarım teklifi hasar hesaplamasına dahil edilmediğini, nihai olarak; poliçede teminat limiti 20.000-TL olduğundan, sigortalının fazlaya ilişkin talepleri dışlanarak 11/04/2022 tarihinde müvekkil şirket tarafından sigortalısına limitler dahilinde 20.000-TL hasar ödemesi yapıldığını, İtfaiyenin düzenlemiş olduğu yangın ve olay yeri raporu ile -------- Müdürlüğü'nün raporları incelendiğinde; yangının davalıya ait işyerinde çıktığı ve müvekkil işyeri dahil bitişik nizamda bulunan diğer işyerlerine sirayet ettiği, davalı şirketin yangın önleyici herhangi bir tertibatı bulunmadığı, dikkatsiz ve özensiz davranarak yangın çıkmasına sebebiyet verdiği, yangın önleyici tertibatının bulunmamasından dolayı yangının büyümesinde %100 kusurlu olduğu, müvekkil sigortalısının meydana gelen hasarda herhangi bir kusurunun bulunmadığı, zarar ile davalının ihmali davranışı arasında uygun illiyet bağı olduğunun anlaşıldığını, müvekkili şirketin; sigortalısına poliçe limitleri dahilinde işbu hasar bedelini 11/04/2022 tarihinde ödediğini,

TTK 1472. maddesi gereği müvekkil şirket esnafım garantıde sıgorta polıçesı kapsamında ödemiş olduğu 20.000 TL tazminat bedelinin %100 kusur ve sorumluluğu bulunan davalıdan tahsili için sigortalısı yerine kanuni halefiyet hakkı gereği geçtiğini, yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de bir sonuç alınamadığını beyanla; davanın kabulü ile itirazı iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine %20.den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

Davalı yan kendisine yapılan usulüne uygun tebliğe rağmen davacı yanın dava dilekçesine cevap vermemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava hukuki niteliği itibariyle, yangın söndürme için sıkılan su nedeni ile davacının iş yerinde meydana gelen hasara ilişkin olarak sigorta şirketinin sigortalısına ödediği bedelin rücuen tahsiline yönelik tazminat davasıdır. ------- sayılı ilamı; "... Öğretide sigortacının halefiyeti; “zarar gören sıfatı ile sigorta ettiren rizikonun gerçekleşmesi sebebiyle meydana gelen zararlar için üçüncü şahsa karşı herhangi bir hukuki sebebe binaen tazminat alacağına sahip ise, bu hakkın ödenen sigorta tazminatı miktarınca kanun icabı sigortacıya geçmesi hali” olarak tanımlanmaktadır.20. 6762 sayılı TTK’da halefiyetin tanımına yer verilmemekle, 1301. maddesinde; “Sigortacı sigorta bedelini ödedikten sonra hukukan sigorta ettiren kimse yerine geçer. Sigorta ettiren kimsenin vaki zarardan dolayı üçüncü şahıslara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Sigorta ettiren kimse, 1 inci fıkra gereğince sigortacıya intikal eden haklarını ihlal edecek bir hal ve harekette bulunursa sigortacıya karşı mesul olur. Sigortacı zararı kısmen tazmin etmiş ise sigorta ettiren kimse kalan kısmından dolayı üçüncü şahıslara karşı haiz olduğu müracaat hakkını muhafaza eder.” şeklinde düzenleme getirilmiştir.21. Sigortacının 6762 sayılı TTK’nın 1301. maddesinde düzenlenen yasal halefiyet ilkesine bağlı olarak üçüncü kişiden istemde bulunulabilmesi için yalnızca sigorta bedelinin ödenmesi yeterli değildir. Halefiyete dayalı olarak rücu davasının açılabilmesi için sigortacı ile sigortalayan arasında geçerli bir sigorta sözleşmesinin varlığı, sigortacının geçerli olan sigorta ilişkisi nedeniyle sigortalayana ödeme yapması, sigortalısının zarar sorumlusuna karşı dava hakkının bulunması gerekmektedir. Eş söyleyişle; 6762 sayılı TTK’nın 1301. maddesi gereğince sigorta şirketi ancak sigorta poliçesi çerçevesinde ödemekle yükümlü olduğu tazminatı ödedikten sonra zarar sorumlularına rücu edebilir. Bunun dışında kalan hâllerde yapılan ödemelerden dolayı sigorta şirketinin poliçe ilişkisine dayanılarak rücu davası açması mümkün değildir.22. Sigortacı tarafından sigortalısına, poliçe hükümlerine uygun olmayan bir ödeme yapılması durumu ise öğreti ve uygulamada “-------” yani “-------” olarak adlandırılmaktadır.23. Poliçe hükümlerine aykırı bir ödeme yapıldığında sigortacı, TTK 1301. maddesinde düzenlenen halefiyet hakkını kazanamaz. Sigortacının açtığı rücu davasında halefiyet şartları gerçekleşmemiş olup da sigortacı ödeme yaptığı sigortalısından zarar sorumlusuna karşı olan dava hakkını alacağın temliki yoluyla devralmışsa, bu takdirde davacı davacılık sıfatını 6762 sayılı TTK’nın 1301. maddesinden değil, 818 sayılı BK’nın 162 vd. maddelerinde düzenlenmiş olan alacağın devri hükümlerinden almış olacak ve sigortaca rücu davası şeklinde açılan dava ret olunmayarak, genel hükümler çerçevesinde çözüme kavuşturulacaktır Tüm bu hususlar mahkemece resen araştırılmalıdır.

24.Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; dosyada mevcut 15.07.2009 tarihli ibraname içeriğinden, dava dışı sigorta ettirenin 141.155,00TL tazminat karşılığında dava konusu hırsızlık nedeniyle uğradığı zarara ilişkin üçüncü kişilere karşı talep ve dava haklarını, ödenen tazminat kadar davacı sigorta şirketine devrettiği görülmüştür. Eş söyleyişle davacı ile sigortalısı arasında düzenlenen ibranamede davacı şirket, zarar ile ilgili olarak sigortalının üçüncü şahıslara karşı olan talep ve dava haklarını temlik almış, sigortalı davalıdan talep edebileceği alacağını BK’nın 162 ve devamı maddeleri uyarınca davacı şirkete temlik etmiştir. Bu durumda davacının sigorta ilişkisi dışında alacağın temliki hükümlerine göre de talep hakkı bulunduğu kuşkusuzdur." Hasarın teminat dışı kaldığının tespiti halinde ise talep alacağın temliki hükümleri uyarınca değerlendirilmelidir. Davacı sigorta şirketi, sigortalısına ödeme yapıp sigortalının olay nedeni ile 3. kişilere karşı olan talep ve dava haklarını dosya içerisinde mevcut ibra ve temlik belgesiyle temlik almıştır. Başka bir anlatımla, dava dışı sigorta ettiren, olayla ilgili olarak uğradığını iddia ettiği zarar nedeniyle davalıdan talep edebileceği alacağını dava tarihinde yürürlükte bulunan TBK'nın 183. ve devamı maddeleri uyarınca davacı şirkete temlik etmiştir. Bu durum karşısında davacının sigorta ilişkisi dışında alacağın temliki hükümlerine göre de talep hakkı bulunmaktadır.------ yukarıda yer verilen kararında da ifade edildiği gibi sigortacı tarafından hatır ödemesi yapıldığı takdirde TTK'nın 1472.maddesinde düzenlenen halefiyet şartları gerçekleşmeyecek ise de, sigortacı tarafından aynı zamanda alacağın temlik alınması durumunda TBK'nın 183 vd maddelerinde düzenlenen "alacağın devri" hükümleri çerçevesinde somut olayın değerlendirilmesi gerekmektedir.Somut olayda davalıya ait iş yerinde 22/0/2022 tarihinde çıkan yangın sebebiyle yapılan söndürme çalışmaları esnasında davacı sigortalısının "------- Mahallesi------ Bulvar ------- No : ------- --------" adresinde bulunan iş yerinde hasar meydana geldiği davacının sigortalısına ------- numaralı -------- Sıgorta Polıçesi kapsamında sigorta poliçe limiti olan 20.000 TL tutarında ödeme yaptığı, yapmış olduğu ödemeyi poliçe kapsamında ve halefiyet ilkesi gereğince davalıdan talep ettiği görülmüştür.------- numaralı ------- Sıgorta Polıçesinin incelenmesinde poliçe teminat tarihinin 04/03/2021-04/03/2022 olduğu, teminat adresinin "------- Mah. ------- Sokak No:------ -------" olduğu, hasar tarihinde riziko adresinin teminat kahsamında olmadığı, hasar meydana geldikten sonra davacı ile sigortalının "------- Mahallesi ------Bulvar ------- No : ------- -------l" adresini kapsar şekilde zeyilname düzenlediği, zeyilnamenin teminat tarihlerinin ise 23/02/2022-04/03/2022 olduğu bu hali ile de hasar tarihinde hasarın meydana geldiği adresin teminat kapsamında olmadığı anlaşılmıtır. Bu durumda davacının sigortalısına yaptığı ödemenin sigorta poliçesi kapsamında bir ödeme olduğunu kabul etmek mümkün olmadığı dolasıyla sigortalısının haklarına halef olamadığı, sigorta poliçesi kapsamında halefiyet gereği rücu hakkına sahip olduğundan söz edilemez. Davacının sigortalısına yaptığı ödemenin ------- -------- şeklinde değerlendirilebileceği, ------ sebebiyle yaptığı ödemeyi de halefiyet hükümlerine göre değil alacağın temliki hükümlerine göre zararın meydana gelmesinde kusuru olanlara rücu edebilecektir. Dolayısıyla davacı sigorta şirketi yaptığı ödemeyi alacağın temliki hükümlerine göre davalıdan talep edebilecektir. Ancak dosya kapsamında davacı tarafın alacağın temlikine dair bir iddiası bulunmayıp alacağın temlikine ilişkin temliknamede bulunmadığından davanın reddi yolunda aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın REDDİNE,

2.Karar harcı 269,85-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 246,26 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 23,59 -TL harcın, davacı taraftan tahsili ile hazineye irat kaydı yapılmasına,

3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4.Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

5.Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 9.200,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6.Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,

7.Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ------- bütçesinden ödenen 1.560-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/09/2023

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.