Esas No
E. 2009/4449
Karar No
K. 2010/5939
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

2. Ceza Dairesi

E. 2009/4449 K. 2010/5939 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2009/4449, K. 2010/5939, T. 01.03.2010
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2009/4449
Karar No
2010/5939
Karar Tarihi
01.03.2010
Dava Türü
Ceza
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

2. Ceza Dairesi         2009/4449 E.  ,  2010/5939 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi

SUÇ: Kasten Yaralama
HÜKÜM: Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;

Sanıkların daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum oldukları anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’nın 231/6. maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmama” koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;

Sanıkların 5237 Sayılı TCK.nun 53. maddesinin 1. fıkrası (c) bendinde belirtilen kendi alt soyu üzerindeki velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca koşullu salıverme tarihine kadar, aynı kanun maddesinin 1. fıkrasındaki diğer haklarından yoksun bırakılma güvenlik tedbirlerinin ise hükmolunan hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanacağının infaz aşamasında nazara alınması mümkün olduğundan tebliğnamedeki bu hususa değinen 2 numaralı bozma görüşüne iştirak edilmemiştir. 5237 sayılı TCK.nun 58. maddesinin 6. ve 7. fıkraları uyarınca mükerrir olan sanıklar hakkında cezalarının infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış ve dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;

1.-5237 sayılı TCK’nun 58.maddesinin 3.fıkrasında “tekerrür halinde sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezasıyla adli para cezası öngörülmüşse hapis cezasına hükmolunacağı” ve aynı Kanunun 50.maddesinin 2.fıkrasında ise, “suç tanımında hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde hapis cezasına hükmedilmişse bu cezanın artık adli para cezasına çevrilemeyeceği” düzenlenmiştir.

Bu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde; sanıklar hakkında mükerrir olması nedeniyle uygulanan maddede seçenek olarak öngörülen yaptırımlardan hakimin tercih hakkı bulunmadığından zorunlu olarak hapis cezasına hükmedilmesinin gerekmesi karşısında, bu cezanın, koşulların bulunması durumunda aynı Kanun’un 50/1.maddesinde yazılı seçenek yaptırımlardan birisine çevrilmesine yasal bir engel bulunmamaktadır. Ancak; 5237 sayılı TCK’nun 50/2. maddesine göre, uygulanan maddede hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörülmesi ve zorunluluk olmaksızın hapis cezasının mahkemece tercih edilmesi halinde bu durumda artık hapis cezası adli para cezasına çevrilemeyecektir.

Açıklanan nedenlerle, somut olayda seçenekli cezalardan kısa süreli hapis cezasına tekerrür nedeniyle zorunlu olarak hükmedilmesi gerektiğinden, bu cezanın yasada aranan diğer koşullar bulunduğunda adli para cezası ya da önlemlerden birine çevrilmesine yasal bir engel bulunmadığı halde, sanıklar hakkında hükmolunan hapis cezalarının 5237 sayılı TCK’nun 50/2. maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilemeyeceğinin belirtilmesi,

2.-Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş olan sanık ...’nin suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlığının değerlendirildiği yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeden cezasının ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi,

3.-Sanıklar hakkında hükmolunan hapis cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulanan kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 Sayılı CMK.nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,

Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden olayı istem gibi BOZULMASINA, 01/03/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog