3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2019/718 Esas - 2021/1084
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ADANA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
...
...
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILMA TARİHİ : ...
Mahkememizde görülmekte olan ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27/02/2019 tarihinde sürücü ...' nın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracıyla ... Bulvarı üzerinden ... kavşağına doğru seyir halindeyken mezarlık kavşağını geçmesinden sonra müvekkilleri ...'e kontrollü bir şekilde karşıdan karşıya geçmeye çalıştığı esnada çarpması neticesinde tek taraflı, maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkillerinin yaralanarak malul kaldığını, araç sigortacısı olan davalı sigorta şirketine yapılan başvuru ile arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığını, bu nedenlerle 3.200,00-TL daimi maluliyet (sakatlık) tazminatının ve 100,00-TL geçici iş göremezlik tazminatının toplamda 3.300,00-TL tazminatın davalı kuruma başvuru tarihi olan 08/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...dan tahsilini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı tarafça cevap dilekçesinde özetle ; trafik kazası nedeniyle uğranıldığı iddia edilen zarara ilişkin açılan işbu tazminat davası görevsiz ve yetkisiz mahkemede açıldığını, davacı tarafça açılan iş bu davada sayın mahkemenin yetkisiz olduğunu, davacının davasını kabul anlamına gelmemekle birlikte zamanaşımı itirazında bulunduklarını, meydana gelen trafik kazasında sigortalı araç sürücüsünün hiçbir kusuru bulunmadığını, bu nedenle ... A.Ş.'nin herhangi bir yükümlülüğünün doğmadığını, karayolları motorlu araçlar zorunlu mali mesuliyet sigortası genel şartlarında yapılan yeni yasal düzenlemelerle birlikte ... A.Ş.'nin geçici iş göremezlik taleplerinedn sorumluluğu bulunmadığını,davacının geçici iş göremezlik taleplerinin ... A.Ş.'ye yöneltilmesi dayanaktan yoksun ve hukuka aykırı olduğunu, davanın usul yönünden, esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA USULÜ :
15.03.2018 tarihinde 7101 sayılı yasa ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4’üncü maddesinin ikinci fıkrasında değişiklik yapılarak, "Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri yüz bin Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır" hükmü getirilmiştir .Kanun hükmünce her ne kadar 100.000 TL altındaki ticari davaların basit yargılama hükümlerine göre yürütüleceği kuralı getirilmiş ise de işbu sınır miktarının yargılama aşamasında geçebilecek nitelikte olması, dava bedeli yönünden geleceği tartışmalı bulunan bir davada daha kısıtlı iddia ve savunma yapmasına olanak kılan basit yargılama yöntemini uygulamanın, “hukuki dinlenilme hakkının” ve “eşit yargılanma hakkının” ihlali niteliğinde görülmesi sebebiyle dava her ne kadar yazılı yargılama usulüne göre başlatılmış olsa da;
22/07/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanunun 58 inci maddesiyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4’üncü maddesinin ikinci fıkrasında değişiklik yapılarak "Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri beş yüz bin Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır" hükmü getirilmesi sebebiyle, dava miktarının poliçe üst limiti gereğince 500.000,00 TL'yi aşmayacağına kanaat getirilerek mahkememizde açılan dava basit yargılama usulüne göre karara çıkartılmıştır. DELİLLER VE GEREKÇE :
Taraflar arasındaki ihtilafın; trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. İhtilaf kazada kusurun kimde olduğu, oranının ne olduğu, meydana gelen zarar, cismani zararın kapsamı, maluliyet oranı, iş göremezlik durumu, iş göremezliğin geçici ve/veya kalıcı olup olmadığı ve oranı, tazminat gerekip gerekmediği, gerekiyorsa miktarı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Mahkememiz, dava açılışından sonra tensip kararı ile birlikte, gerekli gördüğü bilgi ve evrakları dosya arasına celp edilmesi için ilgili mercilere müzekkereler yazmış, dava dilekçesi ve ekleri davalı tarafa tebliğe çıkarılarak, her iki taraf içinde yargılama usul ve esaslarına dair gerekli ihtaratlar yapılmıştır. Kazaya karışan aracın tescil kayıtları, sigorta poliçesi ve hasar dosyası, kaza nedeniyle başlatılan soruşturmaya ilişkin dosya getirtilmiştir. 27/02/2019 tarihinde; sürücü ... idaresindeki ... plakalı aracın yaya konumunda bulunan davacıya çarpması neticesinde davacının yaralandığı anlaşılmaktadır. Olay tarihi itibariyle ... plakalı araç davalı sigorta şirketi tarafından ZMSS yapılmıştır. Hasar dosyasının incelenmesinde davacıya yapılan bir ödemeye rastlanılmamıştır.
Davalı vekilinin yetki itirazı davalı sigorta şirketinin Adana ilinde şubesi bulunması sebebiyle red edilmiştir.
Mahkememizce bilirkişi olarak tayin edilen ... tarihli raporunda; araç sürücüsünün kavşaklara ve yaya geçidine yaklaşırken yavaşlatmama kuralını ihlal ettiğini bu nedenle asli ve %75 kusurlu olduğunu, davacı yayanın ise yaklaşan aracın uzaklık ve hızını göz önüne almadan uygun zamanda hareket etmemek kuralını ihlal ettiğini ve tali %25 kusurlu olduğunu rapor etmiştir.
Kusur raporu taraflara tebliğ edilmiş ve taraf vekilleri ayrı ayrı itiraz dilekçesi sunmuşlardır. Taraf vekillerinin itiraz ve beyanlarının değerlendirilmesi için kusur bilirkişisinden ek rapor alınmıştır. Kusur bilirkişisi 22.08.2021 tarihli ek raporunda özetle; tarafların itiraz ve beyanlarının değerlendirildiği, kök raporda değişiklik yapılmasını gerektirir bir durumun bulunmadığını rapor etmiştir.
Davalı vekili kusur raporuna karşı itiraz dilekçesi sunmuş; mevcut rapor hükme ve denetime elverişli görüldüğünden itirazların reddine karar verilmiştir. Kusur incelemesinden sonra dosya maluliyet incelemesi için ATK'ya gönderilmiştir.
İstanbul ATK 2. İhtisas Dairesinin 02.08.2021 tarihli raporunda özetle; davacı küçüğün 27.02.2019 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası neticesinde 20/02/2019 tarihli Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ölçütlerine göre yaralanmasının araz bırakmadan iyileşmiş olduğunu bu nedenle kalıcı maluliyetinin bulunmadığını, 3 aya kadar geçici iş göremezliğinin bulunduğunu rapor edilmiştir. Taraf vekilleri maluliyet raporuna karşı ayrı ayrı itiraz dilekçesi sunmuş; mevcut rapor hükme ve denetime elverişli görüldüğünden itirazların reddine karar verilmiştir.
Maluliyet incelemesinden sonra dosya aktüer hesabı için hesap bilirkişisine tevdii edilmiştir. Nitelikli hesaplama uzmanı ...
08/10/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı küçüğün 27.02.2019 tarihinde geçirdiği trafik kazasında yaralanması neticesinde kalıcı maluliyetinin bulunmadığından bu yönde zararlarının da oluşmadığını, davacının kaza tarihinde ortaokul öğrencisi olduğunu bu nedenle geçici iş göremezlik zararının bulunmadığını mahkeme aksi kanaatte ise 3 aylık dönem için geçici iş göremezlik zararının kusur oranına göre 1.515,68 TL olarak hesaplandığını, sigorta temerrüt tarihinin 17.04.2019 tarihi olduğunu rapor etmiştir.
Davacı vekili talep arttırım dilekçesi sunmuş ve geçici iş göremezlik zararı taleplerini 1.515,68 olarak arttırdıklarını beyan etmiştir.
Davalı vekili aktüer raporu ile talep arttırım dilekçesine ayrı ayrı itiraz dilekçesi sunmuştur. Aktüer hesap raporu hükme ve denetime elverişli olduğundan reddedilmiş; talep arttırım dilekçesine karşı zamanaşımı itirazı ise uzamış ceza zamanaşımı dikkate alınarak reddedilmiştir.
Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49.maddesinin 1.fıkrasına göre, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil ile başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlü olduğu, anılan kanunun 51.maddesinin 1.fıkrasında, hakimin, tazminatın kapsamını ve ödeme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği, 54.maddesinde ise, bedensel zararların özellikle tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından yada yitirilmesinden doğan kayıplar ile ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olduğu hükmüne yer verilmiştir.
Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen kanunun 85.maddesinin 1.fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut birşeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5.fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91.maddesinin 1.fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85.maddesinin 1.fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür.
Kanunun bahsi geçen düzenlemesinden, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının sorumluluğu, poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere trafik kazasına karışan aracın işleteni olan sigortalısına bu kaza sebebiyle isabet eden kusuru ve maluliyeti oranında olduğu anlaşılmakta olup; tüm dosya ve belgelerin incelenmesinden davalı sigortacı tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası yapılan aracın neden olduğu kaza nedeniyle davacının kalıcı maluliyetinin bulunmaması ayrıca davacının geçici iş göremezliğinin bulunduğu tarih aralığında 18 yaşından küçük ortaokul öğrencisi olmasından ötürü geçici iş göremezlik zararlarının da bulunmaması nedeniyle sigorta şirketinin 2918 sayılı KTK' nun 85 ve 91. Maddeleri gereğince maddi sorumluluğunun bulunmadığına kanaat getirilerek davanın reddine dair aşağıdaki karar hukuka uygun görülmüştür.
KARAR
1.Davanın REDDİNE,
2.Alınması gereken 59,30 TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 44,40 TL harç ile 120,00 TL ıslah harcından mahsubu ile bakiye 16,30 TL'nin karar kesinleşmesi ve istek halinde davacıya iadesine,
3.Arabuluculuk asgari ücret tarifesi kapsamında taraf sayısına göre hesaplanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin karar kesinleştiğinde davacıdan alınarak hazineye gelir kaydı amacı ile tahsil müzekkeresi düzenlenmesine,
4.Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca hesap olunan 4.715,68 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6.HMK'nun 297/ç bendi uyarınca artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinden mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek dilekçe ile ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ nezdinde İSTİNAF YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)
(e-imzalıdır)