3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Mahkeme
- ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Daire
- 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Esas No
- 2020/88
- Karar No
- 2020/88
- Karar Tarihi
- 16.12.2021
- Dava Türü
- DIGER
- Hukuk Alanı
- Ticaret Hukuku
- Karar Sonucu
- REDDİNE
T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2020/88 Esas - 2021/1056
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ADANA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
...
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILMA TARİHİ : ...
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 16/05/2018 tarihinde sürücü belgesi olmayan ...'ın sevk ve idaresinde motosiklet ile Çatalan Köprüsünden Topalak Köyüne doğru ilerleyen meydana gelen kaza sonucunda müvekkilinin kızının vefat ettiğini, ... Marka motosikletin öndeki araca hızla çarpması sonucu motosikletin yolcu koltuğundan yola savrulduğunu, kaldırıldığı özel ... hastanesinde yaşamını yitirdiğini, bu kaza sebebi ile destekten yoksun kalan anne için şimdilik 100,00 TL kardeşi için şimdilik 100,00 TL baba için şimdilik 100,00 TL toplamda 300,00 TL maddi tazminaın ... yönünden olay tarihinden ... yönünden temerrüt tarihinden işletilecek faizi ile birlikte, 100.000,00 TL manevi tazminat kaza tarihinden itibaren işletilecek faiziyle birlikte davalı ...'dan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle ; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davanın trafik kazası tespit tutanağına göre kazaya karışan ... plakalı araç sürücüsü ile ZMMS sigortacası ... Sigortaya ihbar edilmesini talep ettiklerini, davacı tarafın talep ettikleri miktarın dürüstlük kuralları çerçevesinde açıklattırılması ve eksik harcın tamamlattırılmasını kazaya karışan aracın plakasız ve tescilsiz olduğunu, söz konusu aracın sigortası olmasının da kaçınılmaz olması sebebiyle davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.
YARGILAMA USULÜ:
15.03.2018 tarihinde 7101 sayılı yasa ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4’üncü maddesinin ikinci fıkrasında değişiklik yapılarak, "Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri yüz bin Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır" hükmü getirilmiştir .Kanun hükmünce her ne kadar 100.000 TL altındaki ticari davaların basit yargılama hükümlerine göre yürütüleceği kuralı getirilmiş ise de işbu sınır miktarının yargılama aşamasında geçebilecek nitelikte olması, dava bedeli yönünden geleceği tartışmalı bulunan bir davada daha kısıtlı iddia ve savunma yapmasına olanak kılan basit yargılama yöntemini uygulamanın, “hukuki dinlenilme hakkının” ve “eşit yargılanma hakkının” ihlali niteliğinde görülmesi sebebiyle dava her ne kadar yazılı yargılama usulüne göre başlatılmış olsa da;
22/07/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanunun 58 inci maddesiyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4’üncü maddesinin ikinci fıkrasında değişiklik yapılarak "Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri beş yüz bin Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır" hükmü getirilmesi sebebiyle, dava miktarının poliçe üst limiti de dikkate alınarak 500.000,00 TL'yi aşmayacağına kanaat getirilerek mahkememizde açılan dava basit yargılama usulüne göre karara çıkartılmıştır. DELİLLER VE GEREKÇE :
Taraflar arasındaki ihtilafın; trafik kazasından kaynaklanan ölüme bağlı olarak destekten yoksun kalanların maddi tazminat istemi manevi tazminat talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. İhtilaf konusunun, kazada kusurun kimde olduğu, oranının ne olduğu, meydana gelen zarar, davacı tarafların tazminat talep etmeye hakkı bulunup bulunmadığı, manevi tazminat gerekip gerekmediği, gerekiyorsa miktarı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Mahkememiz, dava açılışından sonra tensip kararı ile birlikte, gerekli gördüğü bilgi ve evrakları dosya arasına celp edilmesi için ilgili mercilere müzekkereler yazmış, dava dilekçesi ve ekleri davalı tarafa tebliğe çıkarılarak, her iki taraf içinde yargılama usul ve esaslarına dair gerekli ihtaratlar yapılmıştır.
Davalı vekilinin yetki itirazı dava konu kazanın Adana ilinde gerçekleşmiş olması sebebiyle reddine karar verilmiştir. Kazaya karışan aracın tescil kayıtları, sigorta poliçesi ve hasar dosyası, kaza nedeniyle başlatılan soruşturmaya ilişkin dosya, SEK araştırma tutanakları, kazanç tespit araştırma tutanakları getirtilmiştir.
16.05.2019 tarihinde sürücü davalı ... idaresindeki tescilsiz motorsiklet ile dava dışı ... idaresindeki ... plakalı otomobilin çarpışması neticesinde trafik kazası meydana geldiği, tescilsiz motorsiklette yolcu olan ...'in vefat ettiği anlaşılmaktadır. Olay tarihi itibariyle kazaya karışan tescilsiz motorsikletin ZMMS poliçesi bulunmadığı; kusur hasar dosyasının incelemesinde; davacılara yapılan bir ödemenin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkememizce bilirkişi olarak tayin edilen ... 30.11.2020 tarihli raporunda özetle; tescilsiz motosiklet sürücüsü ...’ın karşı araç sürücüsüne arkadan çarpması nedeniyle %100 oranında asli kusurlu olduğunu, 01 CUF O5 plakalı otomobil sürücüsü ...’in kazının oluşumuna etken kural ihlalinin olmadığı kanaati oluşmuş ise de takdirin yüce mahkemede olduğunu rapor etmiştir.
Davalı vekili kusur raporuna itiraz dilekçesinde; kusur raporunu kabul etmediklerini beyan etmişlerdir. Mevcut rapor hükme ve denetime elverişli görüldüğünden itirazların reddine karar verilmiştir.
Dosya kusur bilirkişisinden sonra hesaplama yapması açısından aktüer bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi ...
23/02/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; PMF 1931 yaşam tablosuna göre yapılan hesaplamada; tarafların kusur oranına göre asgari ücret verilerine göre yapılan hesaplamada; davacı anne ... için 125.321,94 TL, davacı baba ... için 112.604,80 TL destekten yoksunluk zararının bulunduğunu, diğer davacı kardeş ...'in müteveffanın öldüğünde 17 yaşında olması,müteveffanın davacıya düzenli olarak destek olduğunun dosya kapsamına göre ispatlanamaması sebebiyle destekten yoksunluk zararının bulunmadığını, kurum temerrüt tarihinin 30.07.2018 olduğunu rapor etmiştir. İlgili rapor taraflara tebliğ edilmiştir.
Davacı vekili 26.03.2021 tarihli ıslah dilekçesi sunarak; ilgili kazada %20 müterafik kusur indirimi de dikkate alınmak suretiyle; maddi tazminat açısından davacı anne ... için 75.093,16 TL , davacı baba ... için 67.462,88 TL olmak üzere davalarını ıslah ettiklerini beyan etmiştir.
Davalı vekili aktüer ve talep arttırım dilekçesine karşı ayrı ayrı itiraz dilekçesi sunmuş; kazaya karışan tescilsiz motorun ...nın sorumluluğunun bulunduğu araçlardan olmadığını beyan etmiştir.
Davalı ...nın itirazı üzere; dosya mevcut haliyle bir trafik uzmanı kusur bilirkişisi ile sigorta eksperi bilirkişiye tevdi edilerek kazaya karışan plakasız ve tescilsiz motorsikletin zorunlu trafik sigortasına tabi araçlardan olup olmadığının tespiti açısından rapor hazırlanması istenilmiştir.
Bilirkişi heyeti 24.06.2021 tarihli raporunda özetle; ilgili aracın ... marka motorsiklet olduğunu, sözü edilen motorsikletin ZMMS yapılması zorunlu araçlardan olduğu, davalı ...nın dava ile ilgili sorumluluğunun bulunduğunu rapor etmişlerdir. İlgili rapor alındıktan sonra dosya itirazlar üzerine yeniden aktüer bilirkişiye tevdi edilmiş bilirkişiden TRH 2010 prograsif rant sistemi dikkate alınarak hesap raporu hazırlaması istenilmiştir.
Aktüer bilirkişi 08.10.2021 tarihli ek raporunda özetle; TRH 2010 prograsif rant sistemi tablosuna göre yapılan hesaplamada; tarafların kusur oranına göre asgari ücret verilerine göre yapılan hesaplamada; davacı anne ... için 187.114,95 TL, ( müterafik kusur ve hatır indirimi yapılır ise 112.268,97 TL), davacı baba ... için 134.623,27 TL ( müterafik kusur ve hatır indirimi yapılır ise 80.773,96 TL) destekten yoksunluk zararının bulunduğunu, diğer davacı kardeş ...'in müteveffanın öldüğünde 17 yaşında olması,müteveffanın davacıya düzenli olarak destek olduğunun dosya kapsamına göre ispatlanamaması sebebiyle destekten yoksunluk zararının bulunmadığını, kurum temerrüt tarihinin 30.07.2018 olduğunu rapor etmiştir. Davalı ... vekili aktüer ek raporuna itiraz dilekçesi sunmuş; mevcut rapor hükme ve denetime elverişli görüldüğünden itirazların reddine karar verilmiştir.
Davacılar vekili 16.12.2021 tarihli duruşmada; 26.03.2021 tarihli ıslah dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
a)Destekten Yoksunluk Tazminatı Talebi Yönünden; 6098 Sayılı TBK'nun 53/3 maddesi gereğince; ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar ölüm halinde talep edilebilecek zararlar arasında sayılmıştır. 2918 Sayılı KTK'nun 85 /1 maddesinde işletenin sorumluluğu düzenlenmiş, 91/1 maddesinde; "İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." hükmü getirilmiştir. Devam eden maddelerde ise zorunlu trafik sigortasının kapsamı düzenlenmiştir. ZMSS, motorlu bir aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde o aracı işletenin zarara uğrayan 3.kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitlerle sigortalamaktadır.
Sigortacılık Kanunun 14.maddesi (1) Bu Kanunun 13 üncü maddesi, 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 10/7/2003 tarihli ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu ile ihdas edilen zorunlu sorumluluk sigortaları ile bu Kanunla mülga 21/12/1959 tarihli ve 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu çerçevesinde ihdas edilmiş olan zorunlu sigortalara ilişkin olarak aşağıdaki koşulların oluşması halinde ortaya çıkan zararların bu sigortalarla saptanan geçerli teminat miktarlarına kadar karşılanması amacıyla (Değişik ibare: 13/06/2012-6327 S.K./50.md.) Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği nezdinde ... oluşturulur." hükmüne haizdir.
Yukarıda sayılan kanun maddelerinin bahisleri geçen düzenlenmelerinden, sigortasız veya firari aracın karıştığı kazalarda cismani maddi zararı karşılamakla sorumlu olan ... ...nın sorumluluğunun; kaza tarihi poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere trafik kazasına karışan aracın sürücüsüne bu kaza sebebiyle isabet eden kusuru ve zararı oranında olduğu anlaşılmakta olup; aşağıda belirtildiği üzere değerlendirme yapılmıştır.
Aktüer bilirkişi raporu desteğin ve davacıların gelir durumuna, kaza tarihindeki yaşlarına, bakiye yaşam sürelerine ve tüm dosya kapsamına uygun bulunarak hükme esas alınmıştır. Karayolu Trafik Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında 01/06/2015 tarihinde yapılan değişiklikle yürürlüğe giren hükümlerde bu sigorta türünde sigorta şirketinin poliçe teminatı kapsamındaki sorumluluğunun belirlenmesinde bir zarar hesaplama yöntemi öngörüldüğü anlaşılmaktadır. Buna göre, davalılardan işleten ve sürücünün hukuki sorumluluğunun "gerçek zarar" ilkesine göre belirlenmesi, buna karşılık davalılardan kurumun hukuki sorumluluğuna isabet eden zararın ise Genel Şartlarda belirtilen yöntemle tespiti gereklidir.Sigorta şartnamelerine göre verilecek olan tazminat vergilendirilmiş kazanç üzerinden yapılacaktır.
Bu husus ile birlikte davalının müterafik kusur ve hatır taşıması iddiasına yönelik itirazların mahkememizce değerlendirilmesi gerekmektedir. Kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK 52.maddesinde ; zarar gören taraf, zarara razı olduğu veya kendisinin eylemi zararın doğmasına ya da zararın artmasına yardım ettiği ve zararı yapan kişinin durum ve mevkiini ağırlaştırdığı takdirde hakimin, zarar ve ziyan tutarını indirebileceği veya zarar ve ziyanı hüküm altına almaktan vazgeçebileceği açıklanmıştır. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. Zararın doğumu ya da artmasına yol açan fiil, zarar görenin davranışlarından ileri gelmişse müterafik (ortak) kusurdan söz edilir. Müteveffanın kask takmadığı tespit olunduğundan tazminat hesabından %20 müterafik kusur indirimi yapılmıştır. Hatır taşıması iddiası ise; olay günü murisin davalı sürücüsünün kullandığı motorsiklet ile gezme amaçlı yola çıktıkları anlaşılmıştır. Kaza bu yolculuk sırasında meydana gelmiştir.Bu taşımadan ücret alınmadığı gibi sürücünün herhangi bir menfaati de bulunmamaktadır. Bu sebeple mahkememizce müteveffanın hatır için taşındığı kabul edilmiş olup Yargıtay uygulamaları gereğince %20 hatır taşıması indirimi de yapılması gerekmiştir. ( Yargıtay 17 HD' nin 2016/1725 E, 2018/5095 K. 2015/15247 E., 2017/7638 K. )
b)Manevi Tazminat Talebi Yönünden;
BK 56. maddesinde "Hakim, bir kimsenin bedensel bütülüğünün zedelenmesi halinde olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktarda paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm halinde zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." hükmü düzenlenmiştir. Manevi tazminata hükmedilebilmesi için kişisel yararların haleldar olması gerekir. Doğaldır ki manevi tazminat için üzülme, elemin yoğunluk arz etmesi gerekir. Hakim, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir.
Davacıların manevi tazminat taleplerinin değerlendirilmesi sonucunda, Türk Borçlar Kanununun 56.maddesinin 1.fıkrasındaki düzenleme ile Yargıtay'ın 1966/7 Esas ve 1966/7 Karar sayılı ve 22/06/1966 günlü İçtihadı Birleştirme Kararı'ndaki esaslar ile zararın niteliği, tarafların kusur durum ve oranları ile kaza tarihi itibariyle paranın satın alma gücü, manevi tazminatın bir ceza olmasa da zarar görende haklılığı konusunda manevi tatmin yaratması ve fakat tazminat alacaklısını zenginleştirmeyecek ve tazminat borçlusunu fakirleştirmeyecek ölçüde olması gerektiği ile özellikle hak ve nesafet ilkesi göz önünde bulundurulmuştur. Müteveffanın meydana gelen kaza neticesinde vefat ettiği, bu durum neticesinde davacı anne, baba ve kardeşin elem ve üzüntü duyduğu sabittir. Davacıların duyduğu üzüntü ve elemin dindirilmesi amacı ile kazanın meydana geldiği tarih, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacının yaşı, tarafların kusur durumu dikkate alınarak davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş davacıların manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davalı sürücünün, hukuki sorumluluklarına isabet eden zarar bakımından haksız fiil niteliğindeki trafik kazasının meydana geldiği tarih itibariyle temerrüde düştükleri, davalı sigorta şirketinin ise talep gereği dava tarihi ile temerrüde düştükleri, hükmedilen tazminata davalıların sözü geçen temerrüt tarihlerinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle; davalı sigortacı tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası yapılan aracın sürücüsünün asli ve tam kusuru ile sebebiyet verdiği kazada davacıların desteğinin vefat ettiği, davacılardan kardeş ... hariç diğer davacıların ölenin desteğinden yoksun kaldığı, murisin kazada müterafik kusurlu olduğu, ayrıca davada hatır taşıması indirimi de yapılması gerektiğinden, TRH 2010 prograsif rant sistemine göre yapılan hesaplamada, davacı ... açısından belirlenen zarardan %40 takdiri indirim yapıldığında tazminat bedelinin 112.268,97 TL olduğu ( 187.114,95 x 60 / 100 ), davacı ... açısından ise %40 takdiri indirim yapıldığında (134.623,27x60 tazminat bedelinin 80.773,96 TL olduğu, taleple bağlılık ilkesi gereği ıslah edilen toplam tazminat bedelinden davalı kurum ile davalı araç sürücüsünün müteselsilen ve müştereken sorumlu olduğu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacıların yaşı, tarafların kusur durumu dikkate alınarak davacıların manevi tazminat talebinin ise de kısmen kabulü uygun görülmüş, sigortalı aracın hususi olması nedeniyle tazminat bedeli için yasal faize hükmedilmesi gerektiği, mahkememiz kısa kararında kararı 1-c maddesinde ... hakkında verilmesi gereken hükmün sehven ... hakkında kurulması sebebiyle kısa karardaki maddi hata gerekçeli kararda giderilerek ilgili madde hükmü ... yönünden değiştirilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR
1.Davanın maddi tazminat talebi yönünden; a) Davacı ... yönünden davanın reddine, b)Davanın davacı ... yönünden kabulü ile 75.093,16 TL destekten yoksunluk tazminatının davalı ... yönünden 30/07/2018 davalı ... yönünden 25/05/2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, c)Davanın davacı ... yönünden kabulü ile 67.462,88 TL destekten yoksunluk tazminatının davalı ... yönünden 30/07/2018 davalı ... yönünden 25/05/2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2.Davanın manevi tazminat talebi yönünden kısmen kabulü ile; a)Davacı ... yönünden davanın kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın 25/05/2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile beraber davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, b)Davacı ... yönünden davanın kısmen kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminatın 25/05/2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile beraber davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, c)Davacı ... yönünden davanın kısmen kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminatın 25/05/2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile beraber davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
3.a)Maddi tazminat talebi yönünden alınması gereken 9.738,00 TL karar ve ilam harcından, 205,28 TL peşin harç ve 487,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 692,28 TL harcın mahsubu ile bakiye 9.045,72 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, b)Manevi tazminat talebi yönünden alınması gereken 3.415,50 TL karar ve ilam harcının davalı ...'dan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4.Arabuluculuk asgari ücret tarifesi kapsamında taraf sayısına göre hesaplanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin karar kesinleştiğinde davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydı amacı ile tahsil müzekkeresi düzenlenmesine,
5.a)Maddi tazminat talebi yönünden davacılar kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan kabul ve red oranlarına göre hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesap olunan 17.492,82 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, b) ... yönünden açılan Maddi tazminat davasının reddedilmesi sebebiyle davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan kabul red oranlarına göre hüküm tarihindeki AAÜT uyarında hesap olunan 100,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak iş bu davalıya ödenmesine, c)Manevi tazminat talebi yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan kabul ve red oranlarına göre hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesap olunan 7.300,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacılara ödenmesine,
6.Davacılar tarafından yatırılan 54,40 TL başvuru harcı, 205,28 TL peşin harç ve 487,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 746,68 TL'nin davalılardan alınarak, davacılara verilmesine,
7.Davacı tarafından yapılan 27 tebligat gideri 297,00 TL, 6 müzekkere gideri 42,00 TL, bilirkişi ücreti 1.600,00 TL olmak üzere toplam 1.939,00 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
8.HMK'nun 297/ç bendi uyarınca artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacılar vekilinin yüzüne karşı davalıların yokluğunda kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Adana Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı . Katip ... ¸ Hakim ... ¸ **Bu Evrak 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunun Kapsamında DYS üzerinden E-İmza ile İmzalanmıştır. **