Aramaya Dön

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2020/923
Karar No
K. 2023/655
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2020/923
KARAR NO: 2023/655
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 14/12/2020
KARAR TARİHİ: 07/07/2023
KARAR YAZIM TARİHİ: 07/08/2023

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

TALEP

Davacı vekili dava dilekçesi ile müvekkili ....'in 09.07.2020 tarihinde Refahiye/ERZİNCAN'da davalı .... adına kayıtlı, davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ve davalı sigorta şirketince; sigortalanmış olan .... plakalı araçta yolcu olarak seyehat etmekte iken geçirdiği trafik kazası sonucu ağır yaralandığını, bu kazanın oluşumunda davalı sürücü ...'ın 2918 Sayılı KTK'nın 56/1-A maddesi uyarınca şerit izleme ve değiştirme kurallarına uymadığı üstelik bu kural ihlaline sebebiyet veren olgunun da seyir halinde iken uyuklaması olduğunun kayıt altına alındığını, yaşanılan kaza sebebiyle, müvekkilinin omzunda, omuz ve kol birleşiminde ve omuriliğinde kısmi kırıklar ve çatlaklar meydana geldiğini, müvekkilinin ağır yaralanma sonucu, kalıcı hasarın oluşmasını önlemek adına birçok tedavi gördüğünü, müvekkilinin geçirmiş olduğu kaza neticesinde ortaya çıkan kısmi omuz ve omurilik kırıkları ve çıkıkları sebebiyle göreceği tedaviler, tedavi masrafları, bakım ücretleri, çalışamama sebebiyle meydana gelen gelir kaybı, tedavi süresince yol, taksi ve sair masraflarla ilgili olarak; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla HMK 107. maddesi bağlamında şimdilik 80.000,00-TL maddi tazminatın 09.07.2020 tarihinden itibaren tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkilinin kaza sonrası yaşadığı ve halen yaşamakta olduğu kaza yaralanmaları ve travması sebebiyle, manevi olarak içine düşmüş olduğu elem ve ızdırap durumu göz önüne alınarak, kalıcı hasarın artması haline has olmak üzere fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; 100.000,00-TL manevi tazminatın 09.07.2020 tarihinden itibaren davalı ... ve ....'den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı .... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesi ile dava konusu kazanın iş kazası olduğundan, davacıya SGK tarafından maluliyet geliri bağlanıp bağlanmadığının araştırılarak, başvuru yapılmış ve gelir bağlanmış ise bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin getirtilerek tazminattan tenzil edilmesini,, başvuru yapılmamış ise hak sahiplerinin gelir bağlanması için kuruma müracaatlarının sağlanması için süre verilmesini, davacı taraftan talep edilen eksik evraklar arasında yer alan savcılık soruşturma dosyası kapsamında alınmış ifadelere ilişkin tutanaklar dosyaya sunulmadığından kaza anında aynı araçta bulunan şahısların hangi eylem bütünlüğü içinde olduğunun belirsiz olduğunu, ancak davacı tarafın müvekkili şirkete başvuru dilekçesinde işbu kazanın iş kazası olduğunu açıkça ifade ettiğini, somut olayda da davacının çalıştığı şirkete ait araçla iş nedeniyle görevli olarak bir yere giderken ve dönerken bu kaza meydana gelmiş olduğundan, SGK tarafından iş kazası olarak kabul edilmesi, maluliyet geliri bağlaması ve sorumlu kişilere SGK tarafından rücu edilmesi gerekeceğini, sorumluluğa esas kusur oranlarının tespit edilebilmesi için konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılmasını, somut olayda ölümlü/yaralamalı trafik kazası tespit tutanağı bilgilerine göre davacıların koruyucu tertibat kullanıp kullanılmadığının belirtilmediğini, ancak, davacı tarafın kazanın etkisi ile darbe aldığı bölgelere değerlendirildiğinde emniyet kemeri takmadığının açık olduğunu, manevi tazminat sorumluluğunun kasko poliçesine sınırlı olacak şekilde dahil edildiğini, her halde müvekkili şirketin kasko poliçesinde bedeni zararlar için belirlenen teminat limitinin %25’i kadar sorumlu tutulabileceğini, açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLER VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır. Esenler İlçe Emniyet Müdürlüğü, Beyoğlu SGK, ... Üniversitesi, .... Hastanesi, .... Hastanesi, .... Hastanesi müzekkere cevapları dosyamız arasına alınmıştır.

Dosyada mevcut ..... tarihli ATK raporunda .... kızı 26/08/1996 doğumlu, ....’in 09/07/2020 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik dikkate alındığında; Kas-İskelet Sistemi, Omurgaya ait sorunlar, Spesifik omurga hastalıkları, Tablo 1.7’ye göre; Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %17 olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği anlaşılmıştır.

Dosyada mevcut ... tarihli ATK Üst Kurulu raporunda .... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler .... Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde; Mevcut belgelere göre; .... kızı, 1996 doğumlu, ....’in 09/07/2020 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, A-) 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik dikkate alındığında; Kas-İskelet Sistemi, Omurgaya ait sorunlar, Spesifik omurga hastalıkları, Torakal 5, 6, 11, 12, lomber 1 ve 2 omurga kırıklarına bağlı olarak, birden fazla anatomik bölgedeyi ve segmenti içerdiği cihetle; Tablo 1.7’ye göre;%2.,%2.,%2.,%2., ve %5.,%5 olup balthazard formülüne göre; Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %17 olduğu, B-) İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği anlaşılmıştır.

Dosyada mevcut 25/01/2023 tarihli Bilirkişi raporunda 09.07.2020 günü meydana gelen trafik kazası ile ilgili olarak yapılan dosya incelemesi ve kaza mahallinde yapılan inceleme sonucunda bu kazanın oluşumunda; .... plakalı araç sürücüsü ...'ın % 100 oranına Asli Kusurlu olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.

Dosyada mevcut 09/05/2023 tarihli Bilirkişi raporunda Davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 14.098,62 TL olduğu, Davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 892.373,92 TL olduğu; bu zararın 410.000,00 TL için davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna gidilebileceği, Davacının bakıcıya ihtiyacı olan süreye ilişkin dosyada bir tespitin bulunmadığı, bu nedenle bakıcı gideri hesabının yapılamadığı; Davacının talep edilen tedavi giderlerinin alanında uzman tıp doktoru bilirkişi tarafından tespiti gerektiğinden tarafımdan bu hususta değerlendirme yapılamadığı, Temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden 21.10.2020 tarihi; davalı sürücü ve işleten yönünden 09.07.2020 tarihi ve faiz nev’inin yasal faiz olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır. Dava, haksız fiilden kaynaklanan destekten yoksun kalma ve cenaze defin giderine dair maddi ve manevi tazminat talebinden ibarettir. Türk Borçlar Kanunu 49/1. madde, “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür." Türk Borçlar Kanunu 58/1. madde, “Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir. "

Türk Borçlar Kanunu 74/1. madde, “Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. hükmünü içermektedir.

Türk Borçlar Kanunu Madde 56 hükmü; "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." şeklindedir.

Borçlar Yasası'nın 56. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları gözönünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru-doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi ( fonksiyonu ) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum ( tatmin ) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel ( objektif ) ölçülere göre uygun ( isabetli ) bir biçimde göstermelidir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 53. maddesi) uyarınca hukuk hâkimi, ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değil ise de hem ilmi, hem de kökleşmiş yargı kararlarında ceza mahkemesince belirlenen maddi olgunun hukuk hâkimini bağlayacağı kabul edilmektedir.

Davacıların maddi tazminat talebi bakımından dava konusu olayın gelişim biçimi ve tarihi, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde; davacıların 12.08.2019 tarihinde gerçekleşen kaza nedeni ile vefatı nedeni ile maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

Mahkememizce meydana gelen kazanın oluşumunda tarafların kusur durumunun tespiti için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, trafik bilirkişisince keşfen yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 25.01.2023 tarihli raporda sürücünün %100 kusurlu olduğu tespit edilmiş, davacının geçici ve kalıcı maluliyet raporunun tespiti bakımından dosya ATK gönderilmiş, düzenlenen rapora itirazlar doğrultusunda dosya ATK Üst Kurulu tarafından düzenlenen raporda 09/07/2020 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, A-) 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik dikkate alındığında; Kas-İskelet Sistemi, Omurgaya ait sorunlar, Spesifik omurga hastalıkları, Torakal 5, 6, 11, 12, lomber 1 ve 2 omurga kırıklarına bağlı olarak, birden fazla anatomik bölgedeyi ve segmenti içerdiği cihetle; Tablo 1.7’ye göre;%2.,%2.,%2.,%2., ve %5.,%5 olup balthazard formülüne göre; Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %17 olduğu, B-) İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 aya kadar uzayabileceğinin tespit edilmiş olup kusur raporu ve maluliyet raporu doğrultusunda davacının talep edebileceği maddi tazminat miktarının tespiti bakımından aktüer bilirkişi tarafından t 09/05/2023 tarihli Bilirkişi raporunda Davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 14.098,62 TL olduğu, Davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 892.373,92 TL olduğu; bu zararın 410.000,00 TL için davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna gidilebileceği, Davacının bakıcıya ihtiyacı olan süreye ilişkin dosyada bir tespitin bulunmadığı, bu nedenle bakıcı gideri hesabının yapılamadığı; Davacının talep edilen tedavi giderlerinin alanında uzman tıp doktoru bilirkişi tarafından tespiti gerektiğinden tarafımdan bu hususta değerlendirme yapılamadığı, Temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden 21.10.2020 tarihi; davalı sürücü ve işleten yönünden 09.07.2020 tarihi ve faiz nev’inin yasal faiz olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır. Tüm rapor ve tespit edilen tazminat miktarı ile davacının talep artırım dilekçesi de dikkate alındığında açılan maddi tazminat davasının kısmen kabulüne,

Bilirkişi raporu ile tespit edilen 14.098,62 TL geçici iş göremezlik, 892.373,92 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalılardan (davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile 402.589,01 TL'nin davalı sigorta şirketinden ) davalı asiller yönünden haksız fiil tarihi olan 09/07/2020 tarihinden, davalı sigorta şirketi bakımından temerrüt tarihi olan 21/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

Davacının manevi tazminat talebi bakımından dava konusu olayın gelişim biçimi ve tarihi, tarafların ekonomik ve sosyal durumları gözetildiğinde;

Davacı vekili davacının uğradıkları manevi zararlarının tazminini de dava etmiştir. Manevi tazminat, mal varlığı dışındaki hukuksal değerlere yapılan saldırılar sonucu meydana gelen eksilmenin giderilmesidir. Hukuksal değerlerde meydana gelen ve para ile ölçülemeyen eksikliklerin doğrudan karşılanmasının imkansızlığı, bunların zarar kavramı dışında tutulması için bir gerekçe olamaz. Manevi zarar karşılığında paraya hükmedilmesi, bu zararın doğrudan giderilmesinin olanaksızlığındandır. Zarar verenden belirli bir meblağın alınarak zarar görene verilmesi suretiyle yaşanılan acıları dindirmek, ruhsal dengeyi sağlamak, böylece zedelenen yaşama sevincini yeniden temin etmek amaçlanmakta olup tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kazanın oluş şeklinde davalının tam %100 kusurlu olması davacının kaza nedeni ile maluliyet oranının%17 olması da dikkate alınarak açılan manevi tazminat davasının kabulüne, Toplam 100.000 TL manevi tazminatın davalı asillerden haksız fiil tarihi olan 09/07/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

AÇILAN MADDİ TAZMİNAT DAVASININ KISMEN KABULÜNE,

1.Bilirkişi raporu ile tespit edilen 14.098,62 TL geçici iş göremezlik, 892.373,92 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalılardan (davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile 402.589,01 TL'nin davalı sigorta şirketinden ) davalı asiller yönünden haksız fiil tarihi olan 09/07/2020 tarihinden, davalı sigorta şirketi bakımından temerrüt tarihi olan 21/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,

2.Fazlaya ilişkin talebin reddine, AÇILAN MANEVİ TAZMİNAT DAVASININ KABULÜNE,

1.Toplam 100.000 TL manevi tazminatın davalı asillerden haksız fiil tarihi olan 09/07/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, HARÇLAR

1.Alınması gerekli 68.752,13 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 614,79-TL harcın mahsubu ile 68.137,34 TL harcın davalılardan (davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile 27.254,93 TL'nin davalı sigorta şirketinden ) tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, b-Davacı tarafından ödenen 54,40-TL Başvurma Harcı, 614,79 TL Peşin Harç, 14.115 TL tamamlama harcı, 7,80 TL vekalet harcı toplamı 14.791,99 TL'nin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE, VEKALET ÜCRETİ Maddi Tazminat Yönünden a-Davacı ... kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap edilen 117.711,98 TL ücreti vekaletin Davalılardan (davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile 47.084,79 TL'nin davalı sigorta şirketinden) Müştereken ve Müteselsilen Tahsili İle davacıya VERİLMESİNE, Manevi Tazminat Yönünden a-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 16.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ....'den tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, YARGILAMA GİDERİ a-Davacı tarafından yapılan tebligat + posta ücreti 722,75 TL, 4.000 TL bilirkişi ücreti, 3.880 ATK Fatura Ücreti toplamı 8.602,75 TL yargılama giderinin Davalılardan (davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile 3.441,10 TL'nin davalı sigorta şirketinden ) Müştereken ve Müteselsilen Tahsili İle davacıya VERİLMESİNE, b-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,

Dair davacı vekili ile davalı asilin yüzüne karşı HMK 394/5 ve 341/1 maddesi gereğince tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 07/07/2023 Katip ... ¸ Hakim ... ¸ "iş Bu Evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununun 5. Madde Uyarınca Güvenli Elektronik İmza İle İmzalanmış Olup, 22. Madde Uyarınca Da Islak İmza İle İmzalanmayacaktır."

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog