2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2023/11297 E. , 2023/2482 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Dairemizin 28.11.2022 tarihli iade kararında "Sanığın kovuşturma aşamasında alınan 17.12.2015 tarihli savunmasının sanık müdafii olduğunu beyan eden Av. ... ile birlikte alındığı, Av. ...’ün vekaletnamesini daha sonra bildireceğini beyan etmesine rağmen, sonraki duruşmalarda hazır bulunmadığı gibi, dosya arasında herhangi bir vekaletnameye de rastlanılmadığı anlaşılmakla; Av. ...’ün sanık ...’ın müdafii olduğuna dair vekaletnamesinin (veya vekaletnameye istinaden yetki belgesi ile görevlendirilmişse vekaletname ile birlikte yetki belgesinin) bulunup bulunmadığının araştırılması, vekaletnamesi ve/veya yetki belgesi var ise belgelerin eklenmesi"nin istenmesi üzerine Av. ...’ün 22.02.2023 tarihli dilekçe ile "vekalet akdini gerçekleştiremediği için dosyaya vekaletname sunamadığını" belirttiği belirlenerek yapılan incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafi atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlandığından,
Başkaca yönleri incelenmeyen ...
39.Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.06.2016 tarihli ve 2015/511 Esas, 2016/482 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.