12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davalı tarafın haksız feshi nedeniyle müvekkili şirketin uğradığı zararlar ve mahrum kaldığı kârlara ilişkin olarak her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla; taraflar arasında akdedilen “Bayilik Sözleşmesi”nin haksız olarak feshi nedeniyle TTK m. 122 hükmü kapsamında hesaplanacak denkleştirme tazminatının, HMK m. 107 uyarınca tam ve kesin olarak belirlenmesi mümkün olduğunda arttırılmak üzere 1.000.000,00-TL’nin, fesih tarihi olan 20.06.2022 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davalının haksız eylemleri nedeniyle TMK m. 24-25 ve TBK m. 49 vd. hükümleri kapsamında müvekkili şirketin kişilik haklarının zedelendiği ve manevi zarara uğradığı sabit olduğundan, müvekkili şirketin bu nedenle uğradığı manevi zararın karşılığı olarak 1.000.000,00-TL manevi tazminatın fesih tarihi olan 20.06.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında imzalanan Bayi Sözleşmesi'nin 30. Maddesi uyarınca -------- mahkemelerin ve icra müdürlüklerinin kesin yetkili olduğu şeklinde olduğunu bu nedenlerle öncelikli olarak yetkisizlik kararı verilmesini aksi taktirde davacı tarafça açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce ------- ve ------- Ticaret Sicil Müdürlüklerinden davacı ve davalı şirketlerin ticaret sicil kayıtları celp edilerek incelenmiştir.
Dava, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin feshine dayalı tazminat istemine ilişkindir.HMK'nun 17. maddesinde ”Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.” düzenlemesi yer almaktadır.Yetki sözleşmesi tacirler veya kamu tüzel kişileri arasında yapıldığı takdirde HMK'nın 17. maddesi uyarınca geçerlidir. Yalnızca tacirler ve kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlık hakkında bir veya birden fazla mahkemeyi yetkili kılabilir. Taraflar, sözleşmeyle yetkili kıldıkları mahkeme yanında kanunen yetkili olan genel ve özel yetkili mahkemelerin de yetkisinin devam etmesini istiyorlarsa, bunu ayrıca sözleşmede belirtmelidirler. Aksi halde, davanın yalnız yetki sözleşmesiyle belirlenen mahkemede açılması gerekir. (HMK. madde 17). Bu yeni düzenleme, 01.10.2011 tarihinden sonra açılacak davalar bakımından uygulanır.Dosya arasında bulunan belgelerden, taraflar arasında akdedilmiş olan 14/06/2019 tarihli Bayilik Sözleşmesi'nin 30. Maddesinde " ... Bu sözleşme Türkiye Cumhuriyeti yasal mevzuatına tabidir ve taraflar,-------- mahkemelerin ve icra müdürlüklerinin kesin yetkisi olduğunu gayrikabili rücu olarak kabul ederler." hükmünün düzenlendiği ve sözleşmedeki yetki sözleşmesinin geçerli olarak kurulduğunun sabit olduğu anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK’nun 116 ve 117. maddeleri gereğince yetkinin kamu düzenine ilişkin olmadığı hallerde yetki itirazı cevap dilekçesi ile birlikte ileri sürülmelidir.
HMK'nın 114. maddesinde dava şartları düzenlenmiş olup, maddenin 1. fıkrası ç) bendinde "yetkinin kesin olduğu hallerde mahkemenin yetkili olması" dava şartı olarak öngörülmüştür.
116.maddede ilk itirazlara yer verilmiş olup 1. fıkra a) bendinde "kesin yetki kuralının bulunmadığı hallerde yetki itirazı" ilk itiraz olarak belirtilmiştir. 117/1 maddesinde "İlk itirazların hepsi cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır; aksi hâlde dinlenemez. " hükmü düzenlenmiştir. Yine HMK'nın 19/2 maddesinde "Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz." hükmüne yer verilmiştir.Taraflar arasında HMK’nun 17. ve 18. maddesindeki koşulları taşıyan ve geçerli olarak kurulan yetki sözleşmesi uyarınca davalı tarafın süresinde yaptığı itiraza göre, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen mahkemelerde açılacağına dair açık yasa hükmü karşısında, davalının yetki itirazının kabulü ile mahkememizin yetkisizliğine dosyanın yetkili -------- Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.) Davanın YETKİSİZLİK NEDENİYLE DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE,
2.) Kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili ---------- ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3.) 6100 sayılı HMK md. 331/2 uyarınca harç ve yargılama giderlerinin yetkili mahkemede hüküm altına alınmasına ancak Mahkememizin yetkisizlik kararı sonrasında görevli ve yetkili mahkemede yargılamaya devam edilmemesi ve bu durum belirtilerek Mahkememizden talepte bulunulması durumunda harç ve yargılama giderleri konusunda Mahkememizce karar verilmesine, Dair; taraf vekillerinin yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde -------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/10/2023