12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2023/4809 E. , 2023/2790 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında Dairemizin bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli ve 2015/120 Esas, 2016/273 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (b) bendi 62 nci maddesi gereğince neticeten 187 gün karşılığı, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları gereğince 3740 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve taksitlendirilmesine karar verilmiştir.
2.İstanbul 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli ve 2015/120 Esas, 2016/273 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve müşteki vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 30.11.2021 tarihli 2019/10462 Esas, 2021/ 8432Karar sayılı kararı ile "sanık hakkında basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu" gerekçesi ile sair yönleri incelenmeden bozulmasına karar verilmiştir.
3.İstanbul 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2022 tarihli ve 2022/113 Esas, 2022/536 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (b) bendi 62 nci maddesi, 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince neticeten 140 gün karşılığı, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları gereğince 2800 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve taksitlendirilmesine karar verilmiş, verilen karara müşteki vekilinin itirazı üzerine dosya yeni esasa kaydedilip genel hükümlere göre yargılama yapılmıştır.
4.İstanbul 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.02.2023 tarihli ve 2022/744 Esas, 2023/141 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (b) bendi 62 nci maddesi, 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince neticeten 168 gün karşılığı, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları gereğince 3360 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve taksitlendirilmesine karar verilmiştir.
5.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 29.05.2023 tarihli ve 2023/62670 sayılı, ''Sanık hakkında CMK'nın 251/3 maddesi uyarınca basit yargılama usulünün işletilmesine ilişkin 13/06/2022 tarih, 2022/113 Esas, 2022/536 Karar sayılı karara karşı katılan ... vekilinin itiraz ettiği; CMK'nın 252/(3) madde ve fıkrasının 'Mahkeme, ikinci fıkra uyarınca hüküm verirken, 251 inci madde kapsamında basit yargılama usulüne göre verdiği hükümle bağlı değildir. Ancak, itirazın sanık dışındaki kişiler tarafından yapıldığı hâllerde 251 inci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca yapılan indirim korunur.' biçiminde buyurucu düzenlenmeyi içerdiği; bu bağlamda sanığın ceza niceliği açısından kazanılmış hakkı korunmayarak CMK'nın 252/3 maddesine aykırılığa yol açılması'' nın kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; Şikayet yokluğundan düşme kararı verilmesi gerektiğine, sanığın kusuru bulunmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine ve saire ilişkindir. III. GEREKÇE
Katılan ...'ın soruşturma sırasında hastanede alınan ifadesinde sanıktan şikayetçi olmadığını belirttiği, katılanın hastaneye giriş evraklarında bilincinin açık ve koopere olduğunun belirtildiği, atılı suçun suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan mevzuat gereğince bilinçli taksirle işlendiğinin de kabul edilemeyeceği, katılanın ifade verdiği sırada bilincinin yerinde olmadığına ilişkin herhangi bir delil de bulunmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın üzerine atılı suçun 5237 sayılı Kanun 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrasında tanımlanan takibi şikayete bağlı suçlar kapsamında kaldığının anlaşılması karşısında, katılan sanık hakkındaki kamu davasının şikayet yokluğundan 5237 sayılı Kanun 73 üncü maddesi ve 5271 sayılı Kanunun 223 üncü maddesinin sekizinci maddeleri uyarınca düşmesine karar verilmesi gerekirken, sanığın üzerine atılı suçtan cezalandırılmasına dair yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.02.2023 tarihli ve 2022/744 Esas, 2023/141 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı Kanunun 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği şikayet yokluğu nedeniyle, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.09.2023 tarihinde karar verildi.