10. Ceza Dairesi
10. Ceza Dairesi 2020/22072 E. , 2023/6287 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, 02.05.2010 tarihli ve 2010/19015 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
B. Ankara 2.
Çocuk Mahkemesi, 22.12.2010 tarihli ve 2010/312 Esas, 2010/1050 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiş, kararın itiraz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosya denetimli serbestlik müdürlüğüne gönderilmiştir.
C. Sanığın denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, Ankara 2. Çocuk Mahkemesi, 16.02.2012 tarihli ve 2011/603 Esas, 2012/93 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca verilen 6 ay 20 gün hapis cezasına ilişkin hükmün açıklanması 5271 sayılı Kanun 231 inci maddesi gereğince geri bırakılmış, 3 yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş ve karar 26.02.2012 tarihinde kesinleştirilmiştir.
D. Sanığın, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına ilişkin 5 yıllık denetim süresi içinde 30.12.2014 tarihinde işlediği uyuşturucu madde ticareti yapma suçu nedeniyle sanık hakkında Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesince 09.04.2015 tarihli ve 2015/110 Esas, 2015/83 Karar sayılı ilamıyla mahkûmiyet kararı verilerek hükmün açıklanması yönünden değerlendirilme yapılmak üzere ihbarda bulunulması üzerine ihbar üzerine Ankara 2. Çocuk Mahkemesinin, 10.05.2016 tarihli ve 2016/46 Esas, 2016/358 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına ve sanığın suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 4.000,00 TL adli para cezasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz isteği özetle; kararın temyizen incelenmesine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanık hakkında hükmedilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin kesinleştiği 29.12.2010 tarihi ile tedbirin gereklerine uymama nedeniyle mahkemenin tensip tarihi olan 19.10.2011 tarihleri arasındaki süre ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 26.02.2012 tarihi ile HAGB'nin ihlali niteliğindeki eylemin gerçekleştiği tarih olan 30.12.2014 tarihi arasındaki duran süreler de eklendikten sonra, suç tarihinden itibaren, temyiz incelemesinin yapıldığı tarihe kadar 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ile ikinci fıkrası ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasında 15-18 yaş arasındaki çocuklar için öngörülen 7 yıl 12 aylık dava zamanaşımının süresinin dolduğu anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara 2. Çocuk Mahkemesinin, 10.05.2016 tarihli ve 2016/46 Esas, 2016/358 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz talebi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereğince BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle oy birliği ile DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.07.2023 tarihinde karar verildi.