2. Ceza Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/2328
- Karar No
- 2010/6333
- Karar Tarihi
- 02.03.2010
- Dava Türü
- Ceza
- Hukuk Alanı
- Ceza Hukuku
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
2. Ceza Dairesi 2009/2328 E. , 2010/6333 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’nın 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmama” koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.Sanık savunmasında borcunun bir kısmını ödediğini ileri sürmesi karşısında, hakkında 5237 sayılı TCK.nun 168/2-4 maddesinin uygulanmasına esas olmak üzere, varsa sanığın ödediği miktar ve kaçak elektrik tüketim süresi belirlenip, bu süre içersinde sanık tarafından kaçak olarak tüketilen elektrik bedeli, normal tarifeye göre cezasız ve vergisiz olarak bilirkişiye hesap ettirildikten sonra bulunacak miktarın katılan idarenin zararını karşılayıp karşılamadığı, yada kısmi ödeme olup olmadığının araştırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2.Gerekçeli kararda, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşler ile hükme esas alınan ve reddedilen delillerin denetime olanak verecek şekilde ortaya konulmaması suretiyle 5271 sayılı CMK.nun 34 ve 230. maddesinin 1. fıkrası (a) ve (b) bentlerine aykırı davranılması,
3.Sanığın savunmasının alındığı 29.02.2006 tarihli celsede tanık yoklaması yapılmaması ve dinlenen tanık beyanlarından sonra sanığa diyeceklerinin sorulmaması suretiyle savunma hakkı kısıtlanarak 5271 sayılı CMK.nun 191 ve 215 maddelerine aykırı davranılması,
4.Gerekçeli karar başlığında suçun işlendiği yer ve zaman diliminin yazılmaması ve suç tarihinin 21.06.2005 yerine hatalı olarak 15.12.2005 yazılması suretiyle 5271 sayılı CMK.nun 232/2-c maddesine ve hükmün sonuna kanun yollarına başvuru şeklinin tereddüde yer vermeyecek şekilde yazılmaması suretiyle de aynı yasanın 232/6 maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA 02.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.