10. Ceza Dairesi
10. Ceza Dairesi 2021/6471 E. , 2023/6224 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Beraat (Sanık ... hakkında)
Düzeltilerek onama (Sanık ... hakkında)
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.03.2016 tarihli ve 2015/74 Esas, 2016/63 Karar sayılı kararı ile;
1.Sanık ...'ın, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2 yıl 9 ay 10 gün hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
2.Sanık ...'ın, üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlemediğinin sabit olduğu gerekçesiyle beraatine, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ...
müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1.Kesin delil bulunmadığından sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2.Aramanın hukuka aykırı olarak yapıldığına,
3.Suça konu uyuşturucu maddenin kullanım sınırlarında kaldığına,
4.Eksik araştırma yapıldığına, İlişkindir.
B. Sanık ...
müdafiinin temyiz sebebi özetle; beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
Tüm dosya kapsamı, sanıkların savunmaları, tanık beyanları, nüfus ve adli sicil sabıka kayıtları, dizin 48 olay yakalama ve muhafaza altına alma tutanağı, Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/85 Esas, 2015/35 Karar sayılı birleşen dosyası, dizin 128 Bursa Emniyet Müdürlüğü Kriminal Uzmanlık Raporu hep birlikte değerlendirildiğinde;
26.10.2014 tarihinde polis memuru olarak görev yapan ...'nün fırından çıkıp ekip otosuna doğru yöneldiği esnada bordo renkli 32 KF 168 plakalı aracın ...'nün yanında durduğu ve araç içerisinden bir şahsın "Dayı Saadet Mahallesine nasıl gidebiliriz, biz Ceyhun'u görmeye geldik" dediği, polis memurunun aracın kenara çekilmesini istediği, araç içerisinde arka sağ bölümünde sanık ... ile sol arka bölümünde sanık ...'ın, sürücü koltuğunda hakkındaki beraat hükmü kesinleşen sanık ...'ın ve sürücü yan koltuğunda hakkındaki beraat hükmü kesinleşen diğer sanık ...'ın bulunduğu, olay yerine takviye ekiplerin geldiği, aracın arka koltuğunda orta koltuk ile kolçak arasındaki siyah poşette ne olduğunu sordukları, sürücü ...ın poşeti teslim ettiği, poşet içinde çıkılar halinde esrar elde etmeye elverişli kenevir bitkisi ele geçirildiği, üst araması yapılacağının söylenmesi üzerine de sanık ...'nın şeker kutusu içindeki MDMA içeren tabletleri teslim ettiği olayda; uyuşturucu maddelerin miktarı ve bulundurulma şekli, günlük kullanım miktarının çok üzerinde uyuşturucu bulunmuş olması ve diğer sanıkların uyuşturucular ile bir ilgilerinin bulunmadığını belirtmeleri, yine savunmasının aksine sanığın kanında uyuşturucu maddeye rastlanılmamış olması ve hakkında İnegöl Ağır Ceza Mahkemesinde devam eden davası dikkate alındığında sanık ...'nın uyuşturucu maddeleri satışa arz etmek üzere yanında ve üstünde bulundurduğu gerekçesiyle mahkûmiyetine, Sanık ... ve diğer ve sanıklar aleyhine bir arama kararı bulunmaksızın anılan uyuşturucuların polise teslim edilmiş olması karşısında sanık lehine etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına, Sanık ...'ın üzerine atılı uyuşturucu madde suçunu işlemediğinin sabit olduğu gerekçesiyle beraatine, IV.
GEREKÇE
A. Sanık ...
Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
Sanık müdafiinin temyiz dilekçesi kapsamına göre, vekalet ücreti ile sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. 1136 sayılı Kanun’un 168 inci ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesinin hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
B. Sanık ...
Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, delillerin hukuka uygun olarak toplandığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmemiş, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Dosya ve UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede; İnegöl Ağır Ceza Mahkemesinin 22.10.2015 tarihli ve 2015/9 Esas, 2015/164 Karar sayılı kararı ile suç tarihi 23.11.2014 ve iddianame tarihi 20.01.2015 olan uyuşturucu madde ticareti yapma suçu nedeniyle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulduğu; temyiz başvurusu üzerine Dairemizin 11.05.2022 tarihli, 2019/7627 Esas, 2022/6079 Karar sayılı kararı ile mahkûmiyet hükmünün onanarak kesinleştiği; temyize konu dosyada ise sanık hakkında 26.10.2014 tarihli eylemi nedeniyle 10.02.2015 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığı, suç tarihleri ve iddianame tarihlerine göre her iki eylem arasında hukuki kesintinin bulunmadığı anlaşılmakla, İnegöl Ağır Ceza Mahkemesinin 22.10.2015 tarihli ve 2015/9 Esas sayılı dosyasının aslı veya onaylı örneği de bu dosya içine konularak her iki dosyadaki tüm deliller birlikte incelenip, eylemlerin tek suç, iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra, zincirleme suç oluşturduğunun kabul edilmesi durumunda; ağır sonuç doğuran suç esas alınarak belirlenecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi gereğince artırılması ve böylece bulunacak sonuç cezanın, kesinleşen hükümdeki sonuç cezadan “fazla olması halinde” 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uygulanmak suretiyle kurulan hükümde “kesinleşen cezanın sonuç cezadan mahsup edilerek ek cezanın infazına karar verilmesi", aksi halde “ceza verilmesine yer olmadığına" karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
A. Sanık ...
Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.03.2016 tarihli ve 2015/74 Esas, 2016/63 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereğince hükmün;
Hüküm fıkrasının ikinci paragrafından sonra gelmek üzere "Sanık ...'ın kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre 3.600,00 TL vekalet ücretinin Hazineden alınarak sanığa verilmesine," ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B. Sanık ...
Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.03.2016 tarihli ve 2015/74 Esas, 2016/63 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.07.2023 tarihinde karar verildi.