8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2021/9360 E. , 2023/5737 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümleri gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu,temyiz isteklerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 17.07.2015 tarihli iddianamesi ile sanık ... hakkında parada sahtecilik ;sanık ... hakkında parada sahtecilik ve 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır.
2.Denizli 4.Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.03.2016 tarihli kararı ile;
a)Sanık ... hakkında parada sahtecilik suçundan 3 yıl hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ,
b)Sanık ... hakkında parada sahtecilik suçundan 3 yıl hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası; 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan 1 yıl hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ...'nun temyiz isteği, eksik inceleme ile karar verildiğine ve hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ,
B. Sanık ...'in temyiz isteği, takdiri indirim nedenlerinin uygulanmamasına ve hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ,ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanıkların pazar yerinde 200,00 TL sahte parayı alışverişte kullanmak istedikleri, pazar esnafının ihbarı üzerine emniyet güçleri tarafından yakalandıkları, sanık ...'in üzerinden ayrıca 6136 Sayılı Kanun'un dördüncü maddesinde belirtilen yasak niteliğe haiz bıçağın ele geçirildiğine ilişkindir. IV. GEREKÇE
1.Hüküm tarihinde, ... Açık Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olduğu anlaşılan sanık ...'in talimat mahkemesinde alınan savunmasında davaya katılmak istediğini belirtmesine rağmen hükmün tefhim olunduğu oturumda hazır bulundurulması veya SEGBİS yolu ile duruşmaya katılması sağlanıp, yüzüne karşı hüküm verilmesi gerektiği gözetilmeden, yokluğunda yargılamaya devam edilip karar verilmek suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 196 ıncı maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı bulunmuştur.Aralarındaki hukuki ve fiili bağlantı nedeniyle her iki sanık yönünden diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.
2.Anayasa Mahkemesinin 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı kararı ile; 5271 sayılı Kanun'un 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan "...kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış..." ibaresinin "..seri muhakeme usulü..." yönünden 2709 sayılı T.C. Anayasası'na aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve sanık ... hakkında yargılama konusu olan 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçunun seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında, sanık ... hakkında 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına tevdii edilmesinde zorunluluk bulunması bozma nedeni olarak görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıkların temyiz istemi yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen Denizli 4.Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.03.2016 tarihli kararının 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, her iki sanık yönünden Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.07.2023 tarihinde karar verildi.