Aramaya Dön

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/892
Karar No
K. 2023/816
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/892
KARAR NO: 2023/816
DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ: 04/04/2023
KARAR TARİHİ: 26/09/2023

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 04/10/2023

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

TALEP

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili davacı, kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığını, araç işleten konumunda olduğundan kazazedenin yakınları tarafından açılan tazminat davasında ödenecek tazminattan sorumlu kılındığını, müvekkilinin, kazadan sorumlu olan davalılardan, ödediği tazminatın rücuen tahsili için iş bu davayı açtığını, ancak davalıların kazanın oluşumundaki kusur oranları belirli olmadığından, bu durum yargılamayı gerektirdiğinden, yargılama aşamasında alınacak kusur raporu ile davalıların kusur oranları belirleneceği için bu belirsizlikler sebebi ile davalıların her birinden istenecek rücuen tazminat bedeli belirlenemediğinden fazlaya ilişkin hak ve talepleri saklı kalmak üzere ve ileride artırılmak üzere iş bu dava HMK 107. Maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak açıldığını, davalıların her birinden şimdilik tahsilini talep ettikleri rücuen tazminat/alacak miktarlarının davalı .... San. Ve Tic. A.Ş.'inden ileride artırılmak üzere 2.500,00 TL, davalı .... Tic. A.Ş.'inden ileride artırılmak üzere 2.500,00 TL, davalı ...'dan ileride artırılmak üzere 2.500,00 TL, davalı .... 'den ileride artırılmak üzere 2.500,00 TL, olarak talep ettiklerini, müvekkili şirketin gıda sektöründe faaliyet gösterdiğini ve ithal ve ihraç edilen malların nakliyesini ağırlıklı olarak kendi mülkiyetinde olan araçları ve çalışanları ile yürüttüğünü, 04/09/2016 tarihinde müvekkili şirkete ait ... plakalı çekici ile davlı şoför ...'in ambarlı limanına gitmekte iken liman yol ayrımına geldiği sırada diğer davalı ... idaresindeki ... plakalı servis aracı ile servis aracının trafik kurallarına aykırı olarak davalı .... 'ın kullandığı çekici aracın önüne kırdığını ve aralarında durduktan sonra ufak bir sözlü münakaşa olduğunu daha sonra yollarına devam ettiklerini, davalı ... 'ın ... Limanına geldiğinde girişte servis şoförü davalı ...'nun yolu kapattığını ve elinde sopa bulunduğunu davalı ...ın bunu görmesi üzerine aracı sağa kırarak liman güvenlik görevlilerine sığınmak istediği sırada aracı sağa kırdığı esnada dava dışı muris ....'in aracın önüne atladığını ve aracın çarpması sonucu yaralandığını ve kaldırıldığı hastanede vefat ettiğini, kaza anının video görüntülerinde mevcut olduğunu, kazada vefat eden muristen başka yolda kimsenin bulunmadığını ve diğer servis içindeki yolcuların servis içerisinde kaldıklarını, kazanın oluşumunda davalılar kusurlu bulunduğunu, kaza sonucu murisin mirasçıları tarafından davacı müvekkiline tazminat davası açıldığını ve müvekkili şirket tarafından sulh protokolü ile 607.830,00-TL ödendiğini ayrıca gecikme sebebi ile 24.509,57-TL ilam harcının da müvekkili şirket tarafından ödendiğini toplamda 632.339,57-TL ödeme yapıldığını murisin babası ... tarafından da bir dava açıldığını ve halen derdest olduğunu, bu yönden de tazminata hükmedilmesi halinde haklarını saklı tuttuklarına, tüm bu nedenlerle davacı müvekkili tarafından dava dışı mirasçılara yapılan ödemenin ve vergi dairesine ödenen harç beleninin rücuen tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.

DELİLER VE GEREKÇE: Büyükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas, .... sayılı görevsizlik kararı ile dosyanın mahkememize tevzi edildiği anlaşılmıştır. Dava, haksız fiile dayalı tazminat talebine ilişkindir.

HMK'nun 115 nci maddesinde ise " (1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.(2) Mahkeme,dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder." şeklinde düzenleme yapılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 114/1. md. de dava şartları tahdidi olarak sayıldıktan sonra 2.fıkrada "Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." denilmiştir. 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na eklenen 5/A md ile bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak belirtilmiş,Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülecek olan bazı davalarda,dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartı hâline getirilmiştir.

Yine 7155 sayılı Yasa ile değişik 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanu- nu'nun 18/A maddesi hükmünde "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden redde- dileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir.Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklinde düzenleme yapılmıştır. "...İlk derece mahkemesi'nce "...Huzurda açılan dava, ticari şirketler arasındaki ticari işten kaynaklandığı için mahkememizin görevli olduğu, davanın görevsiz asliye hukuk mahkemesinde 04.11.2019 tarihinde açıldığı, 05.11.2019 tarihinde verilen görevsizlik kararı sonrası davacı vekilinin dava şartı kapsamında arabulucuya başvurduğu, tarafların anlaşamadığına dair anlaşmazlık son tutanağının 13.12.2019 tarihinde düzenlendiği, davacı vekilinin 16.03.2020 tarihinde dosyanın görevli Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesi için başvuruda bulunduğu, görevsizlik kararının kesinleşmesi üzerine dosyanın mahkememize gönderildiği, görevsiz mahkemede dava açılmış olsa bile davanın açılma tarihinin görevsiz mahkemeye başvurma tarihi olduğu göz önüne alındığında davanın görevsiz mahkemeye açıldığı tarihte arabulucuk dava şartı yerine getirilmediği, 7155 sayılı kanun ile ticari davalarda zorunlu hale getirilen arabuluculuğun tamamlanabilir bir dava şartı olmadığı anlaşılmakla dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden REDDİNE..." karar verilmiştir.

İstinaf yasa yoluna başvuran davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, dava şartı noksanlığının hükümden evvel, mahkemece fark edilmeden ve taraflarca ileri sürülmeden tamamlanmış olduğunu, arabuluculuk anlaşma tutanağı tarihi 13.12.2019 iken eldeki davanın Ankara .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... esas sayılı dosyasına kaydının yapıldığı tarihin 21.07.2020 olduğunu, hal bu iken arabulucuya başvurulmadan dava açıldığı gerekçesiyle işbu davanın usulden reddine karar verilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Uyuşmazlık, dava şartı arabuluculuk koşulunun yerine getirilip getirilmediği noktasında toplanmaktadır.HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına; 6325 Sayılı HUAK'nın 18/A, 2 fıkrasına göre dava açılmadan önce arabulucuya başvurup anlaşamama tutanağının (son tutanağın) aslının veya onaylı örneğinin dava dilekçesine eklenmesinin zorunlu olup, davanın arabulucuya başvuru yapılmadan, doğrudan açıldığının sabit olmasına göre davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir..." T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, .... Hukuk Dairesi,... Esas, ... Karar.

Dosya tüm deliler ile birlikte değerlendirildiğinde; dava açılmadan önce arabulucuya başvurup anlaşamama tutanağının (son tutanağın) aslının veya onaylı örneğinin dava dilekçesine eklenmesinin zorunlu olup, davanın arabulucuya başvuru yapılmadan, doğrudan açıldığı anlaşılmakla davanın 7155 Sayılı yasa ile değişik 6102 Sayılı TTK'nun 5/A ve aynı sayılı yasa ile değişik 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesinin birinci fıkrası uyarınca arabulucuğa başvurulmasına ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğun nedeniyle TTK 5/A ve HMK 115/2 maddesi uyarınca REDDİNE,

2.Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan ve tahsili gereken 269,85 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 179,90 TL harçtan mahsubu ile 89,95 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

4.Davalılardan ... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi ile ... Anonim Şirketi kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden red edilen miktar üzerinden Avukatlık Kanunu 13/2 maddesi gereği hükmedilen vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 10.000,00- TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile bu davalılara verilmesine,

5.Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,

6.HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair tarafların yokluğunda gerekçeli kararın te bliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 26/09/2023 Katip ... ☪e-imzalıdır.☪ Hakim ... ☪e-imzalıdır.☪

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.