2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2021/8363 E. , 2023/2044 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükümlerin karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.09.2015 tarihli ve 2015/6243 numaralı iddianamesiyle sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 116/1, 142/2.h ve 53/1. maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.10.2015 tarihli ve 2015/550 Esas, 2015/427 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 53 ve 63. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan ise, aynı Kanun’un 116/1, 53 ve 63. maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz talebi; hükümleri temyiz etme isteğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Mağdurun 25.08.2015 günü saat 14.30 sıralarında cep telefonunu bahçe içerisinde bulunan evin penceresinin dış kısmına duvar üzerine koyduğu, içeri girip çıktığı sırada, sanığı elinde mavi bir poşet ile gördüğü, sanığa ne yaptığını sorması üzerine sanığın koşarak bahçeden çıktığı, bahçede bulunan torununun söylemesi üzerine, sanığın cep telefonunu çaldığını anladığı, olaya ilişkin polise bilgi verdiği, başka bir olay nedeniyle sanığın ekiplerce yakalandığında, yapılan üst aramasında mağdura ait suça konu cep telefonunun da sanığın üzerinden ele geçirildiği, böylece sanığın bahse konu suçu işlediği Mahkemece sabit kabul edilerek hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
2.Sanık soruşturma aşamasında suçlamayı kabul etmemiş ise de, mahkemede suçunu ikrar etmiştir.
3.Yakalama ve Değer Tespit Tutanağı dosya arasına alınmıştır. IV. GEREKÇE
A. Konut Dokunulmazlığının İhlâli Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 5237 sayılı Kanun'un 53.
maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
B. Sanık Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 5237 sayılı Kanun'un 53.
maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
25.08.2015 tarihli Değer Tespit Tutanağına göre, çalınan cep telefonunun değerinin 80,00 TL olması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 145. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR
A. Konut Dokunulmazlığının İhlâli Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.10.2015 tarihli ve 2015/550 Esas, 2015/427 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz itirazının reddiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak ONANMASINA,
B. Hırsızlık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Denizli 4.
Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.10.2015 tarihli ve 2015/550 Esas, 2015/427 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA,
Dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.