3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ADANA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
...
...
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILMA TARİHİ : ...
Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının, dava dışı takip borçlusu ... Limited Şirketiden 122.330,00 TL alacağı için, 25.08.2021 tarihinde 89/1 haciz ihbarnamesi gönderdiğini, mahalle muhtarlarığına usulüz olarak tebliğ edildiğini söylemiştir. Davacının haciz ihbarnamelerinden 08.12.2021 tarihinde gelen 89/3 Haciz ihbarı ile muttali olduğunu, davacının takip borçlusu ... Limited Şirketi’ne söz edildiği gibi bir borcu bulunmadığını, davacının, dava dışı ... Limited Şirketi ile 11.05.2021 tarihinde fatura ile mal ve hizmet almış ve bedelini kredi kartı ile ödediğini belirtmiştir. Davacının dava dışı takip borçlusu ... Limited Şirketi'ne borcu olmadığının tespit edilmesini, davalının haksız ve kötü niyetli icra takibi yapmış olması nedeni ile kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Tensiben karar verildiği için davalı taraftan cevap dilekçesi alınmamıştır.
YARGILAMA USULÜ : Öncelikle 15.03.2018 tarihinde 7101 sayılı yasa ile ve son olarak 22/07/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanunun 58 inci maddesiyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4’üncü maddesinin ikinci fıkrasında değişiklik yapılarak "Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri beş yüz bin Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır" hükmü getirilmesi sebebiyle, mahkememizde açılan 122.330,00 TL'lik dava için basit yargılama usulü uygulanmıştır. DELİLLER VE GEREKÇE : Taraflar arasındaki ihtilafın; İstanbul Anadolu 1. İcra Dairesinin 2021/...
E. Sayılı dosyasında çıkartılan 3.
Haciz ihbarnamesine ilişkin itiraz ve menfi tespit davası olduğu anlaşıldı. 6102 sayılı TTK'nda değişiklik yapan ve 01/07/2012 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6335 sayılı kanunun 2.maddesi ile 6102 sayılı kanunun 5.maddesinin 3.fıkrası değiştirilmiş ve asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olarak düzenlenmiştir.
Ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işlerinin tanımını yapan 6102 Sayılı TTK'nun 4.maddesinde; her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, TTK'nda düzenlenen hususlardan ve maddede açıkça atıf yapılan diğer kanun hükümlerinden kaynaklanan dava ve çekişmesiz yargı işleri, ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olarak nitelendirilmiştir. Aynı kanunun 5/1 maddesinde ise; ''Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.'' hükmüne yer verilmiştir.
Görevle ilgili değerlendirmenin 6102 Sayılı TTK'nun 4 ve 5.maddesindeki düzenlemeler gözetilerek yapılması gerekir. 6102 Sayılı Kanun'un 19.maddesi ''ticari iş karinesi'' başlığını taşımakta olup, bu maddenin 2.fıkrasında yer alan ''Taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır.'' hükmünün, görevli mahkemenin belirlenmesinde dikkate alınması mümkün değildir. Aksi yöndeki bir kabul, ticaret mahkemelerinin özel mahkeme statüsünün sonlanması sonucunu doğurur.
Davacı icra dosyasında kendisine 3. Haciz ihbarnamesi gönderildiğini, dava dışı 3. Kişinin kendisinde alacağının bulunmadığını iddia etmekte davanın bu haliyle dava mutlak ticari dava olmadığı gibi istisna kapsamında da kalmadığı anlaşılmakla davanın genel hükümlere yöre yürütülmesi gerekmekte olup görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Bu nedenlerle; mahkememizin görevli olmadığı anlaşıldığından, HMK.'nun 114/c ve 115/2. maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle davanın görev yönünden usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1.Dava dilekçesinin görev yönünden REDDİNE,
2.Görevsizlik kararının kesinleşmesine müteakip talep halinde dosyanın görevli ADANA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine,
3.HMK nun 331/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinin yetkili ve görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,
4.İş bu ilam taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerektiği, aksi takdirde talep halinde HMK 20. maddesi gereğince mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun taraflara ihtaratına; Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere dosya üzerinden karar verildi. Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)
(e-imzalıdır)