3. Ceza Dairesi
3. Ceza Dairesi 2013/18385 E. , 2013/25812 K.
"İçtihat Metni"
Kasten yaralama suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/1 ve 87/1-c-son. maddeleri gereğince 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Kütahya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/05/2008 tarihli ve 2007/284 Esas, 2008/284 sayılı Kararının infazı sırasında, adı geçenin cezasının yaşı sebebiyle özel infaz usullerinden hapis cezasının konutta çektirilmesi şeklinde infazına karar verilmesi talebinin reddine ilişkin aynı Mahkemenin 03/01/2013 tarihli ve 2007/284 Esas, 2008/284 sayılı ek Kararına karşı yapılan itirazın keza reddine dair Kütahya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23/01/2013 tarihli ve 2013/64 Değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı'nın 25.04.2013 tarih ve 2013/6786-27352 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 20.05.2013 tarih ve 2013/156047 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi. Mezkur ihbarnamede; 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 110/2. maddesi gereğince, mahkûmiyete konu suç nedeniyle doğmuş zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesine dair hukukî sorumlulukları saklı kalmak üzere; kadın veya altmışbeş yaşını bitirmiş kişilerin mahkûm oldukları altı ay, yetmiş yaşını bitirmiş kişilerin mahkum oldukları bir yıl, yetmişbeş yaşını bitirmiş kişilerin mahkûm oldukları üç yıl veya daha az süreli hapis cezasının konutunda çektirilmesine hükmü veren mahkemece veya hükümlü başka bir yerde bulunuyorsa o yerde bulunan aynı derecedeki mahkemece karar verilebileceğinin hükme bağlandığı, somut olayda da, Kütahya 2. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 3 yıl hapis cezasına mahkûm olan sanığın 75 yaşını doldurmuş olması karşısında kanunda aranan objektif koşulların gerçekleştiği, anılan maddede mahkemeye tanınan takdir hakkının sınırsız olmadığı, kanunun getirdiği hapis cezasının konutta çektirilmesi düzenlemesinin bizzat kendisini sorgulayan ve sanığa ilişkin her hangi bir sübjektif değerlendirme içermeyen "cezaların uslandırıcı ve caydırıcı etkisi ile amacı ve ceza adaleti hususları birlikte değerlendirildiğinde" şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile hapis cezasının konutta çektirilmesi talebinin reddedilemeyeceği gözetilerek itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı. Gereği görüşülüp düşünüldü: Kanun yararına bozmanın konusu, karar veya hükümlerdeki maddi ve yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılıklardır. Ancak kanun yararına bozma kurumu, gerek kesin hükmün otoritesinin korunması zorunluluğu, gerekse olağanüstü bir denetim yolu olması nedeniyle dar kapsamlıdır. Her türlü hukuka aykırılığın öne sürülüp incelenmesine elverişli bir denetim yolu değildir.
Kanun yararına bozma yoluna temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilmesi nedeniyle kesin hükmün otoritesinin bütünüyle zedelenmemesi amacıyla bu yola başvurabilmek için hukuka aykırılık halinin ciddi boyutlara ulaşması gerekmektedir. Kanun yolunun bu özelliği nedeniyle yukarıda açıklandığı üzere maddi meseleye ilişkin olarak delillerin takdir ve tercihinde hataya düşüldüğünden bahisle kanun yararına bozma yoluna başvurulamayacağı gibi, mahkemenin veya hakimin kanaat ve takdir yetkisi kapsamına giren hususlar ile hakimin takdirini hatalı kullanmasına ilişkin hususlardaki hukuka aykırılıklarla ilgili olarak da kanun yararına bozma yoluna gidilemez.
Yukarıda açıklananlar ışığında; 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 110/2.maddesinde öngörülen infaz biçimine karar verilebilmesi takdir yetkisinin kullanım sınırları içinde kalmakla; Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görülmeyerek; Kütahya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.01.2013 tarih ve 2013/64 değişik iş sayılı kararının kanun yararına bozulma talebinin REDDİNE, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.