Esas No
E. 2023/2294
Karar No
K. 2023/3164
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

10. Hukuk Dairesi

E. 2023/2294 K. 2023/3164 T.
Karar Sonucu ONANMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/2294, K. 2023/3164, T. 27.03.2023
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2294
Karar No
2023/3164
Karar Tarihi
27.03.2023
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku
Karar Sonucu
ONANMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

10. Hukuk Dairesi         2023/2294 E.  ,  2023/3164 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2020/1714 E., 2022/2319 K.
HÜKÜM/KARAR: Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın 2. İş Mahkemesi

SAYISI: 2017/352 E., 2020/264 K.

Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ile davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının talebi üzerine Cincin köy muhtarlığı tüzel kişiliği ile aralarında 20.12.2009 tarihinde köy fırınının yapılıp işletilmesi hususunda sözleşme imzalandığı, davacının bu fırını maddi imkansızlıklar nedeniyle 01.10.2010 tarihinde işletmeye başladığı ve 2011 yılı Aralık ayında ... isimli kişiye devrettiği, ... de gerek müvekkil ile fırının devri ile girdikleri tartışma gerekse Cincin Köy Muhtarlığının kendisine kurduğu baskı nedeniyle müvekkili 2012 yılı Ocak ayından 2013 yılı Ocak ayına kadar (2013 yılı Ocak ayı dahil) kuruma şikayet ettiği ve davacıya idari para cezası ve haksız prim borçlarının tahakkuk etmesine neden olduğu, 2016 yılına gelindiğindeyse davacı fırını çalıştırdığı dönemdeki prim borçlarını yapılandırmak için kuruma gittiğinde 2010 yılı Haziran ayında çalıştırdığı fakat kuruma bildirimini yapmadığı işçilerden dolayı ve yine 2012 yılı Ocak ayından 2013 yılı Ocak ayına kadar çalıştırdığı ancak kuruma bildirimini yapmadığı işçiden dolayı adına prim borcu ve idari para cezalarını tahakkuk ettiğini öğrendiği, davacının Kuruma itiraz ve iptal talebini içerir bir dilekçe sunduğunu, ancak talebinin Kurumun 18.11.2016 tarih ve 1226 sayılı kararıyla reddedildiğini ve ret kararının 18.11.2016 tarihinde tebliğ edildiğinden Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Aydın Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğünün 18.11.2016 tarih ve 226 sayılı kararının iptali ile davacının 2 1071 01 01 1112123 009 06-23 sicil numaralı işyerini 01.10.2010 tarihinde işletmeye başladığının tespitine, Cincin Köy Tüzel Kişiliğine ait olan fırının 2010 yılı Aralık ayından 2013 yılı Ocak ayına kadar ... tarafından işletildiğinin tespiti ile 2012 Ocak ayından (bu ay dahil) 2013 yılı Ocak ayına kadar (bu ay dahil) davacı adına tahakkuk eden prim borçlarının iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Kurum tarafından davaya cevap verilmemiştir. Dahili davalılar tarafından davaya cevap verilmemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davanın kısmen kabulü ile; - Davacının, davalı kurumda 2 1071 01 01 111 21 23 009 06-23 sicil numarasıyla kayıtlı iş yerini 01.10.2010 tarihinde işletmeye başladığının tespitine yönelik talebinin reddine, - Davalı kurumda 2 1071 01 01 111 21 23 009 06-23 sicil numarasıyla kayıtlı işyerinin 01.01.2012 - 31.01.2013 tarihleri arasında davacı tarafından işletilmediğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, - Davacının, 01.01.2012-31.01.2013 tarihleri arasında, davalı kurumda 2 1071 01 01 111 21 23 009 06-23 sicil numarasıyla kayıtlı iş yerine binaen doğan prim borçlarından sorumlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, - Aksine kurum işleminin iptaline" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davacının işyerindeki faaliyetinin 2010 yılı Aralık ayına kadar devam ettiğinin ve bu tarihten sonra aynı işyerinin ... tarafından işletildiğine yönelik bir tespit davası olduğunu, İş Hukuku mevzuatında bu durumun tespitinin iş mahkemesinden istenemeyeceğine dair bir hüküm bulunmadığını, ...'in kendi nam ve hesabına bu işyerini çalıştırmasına rağmen kendisini Bağ-Kur sigortası kapsamında Kuruma bildirimde bulunmadığı gibi bu işyerini müvekkili işletiyor gibi Kuruma şikayet edip gelen müfettişlere durumu bu şekilde aksettirdiğini, uygulanan idari para cezalarına ilişkin tebligatları müvekkilinin bir diğer hasımı köy muhtarının aldığını ve müvekkiline iletmeyerek müvekkilinin idari para cezasının iptali davası açmasının önünü kapattığını, dolayısıyla müvekkilinin açtığı davanın tespit davası olup bu davanın idare mahkemesinde açılmasının düşünülemeyeceğini, müvekkilinin bu iş yerini 01.10.2010 tarihinden itibaren 2010 yılı Aralık ayına kadar çalıştırdığı ve bu tarihten sonra da işyerinin ... tarafından çalıştırıldığının tespitine yönelik kısmı kabul edildikten sonra, idari para cezasının iptalini istedikleri Kurum müracaatı sonucunda tesis edilen 18.11.2016 tarih ve 226 sayılı Kurum işleminin iptali için açılan kısmının reddedildiği durumda hakkaniyete ve adaletin tecellisine aykırı bir durumun ortaya çıkmasına neden olduğunu belirterek iş ve sosyal güvenlik hukuku mevzuatında iş mahkemelerinde tespit davası açılamayacağına dair bir hükmün olmaması ve davalarının tespit davası niteliği taşıması, dosya kapsamındaki tüm delillerin müvekkilinin iddiasının doğrular nitelikte olduğunu ileri sürmüştür.

Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacıya uygulanan idari para cezasının ve prim borçlarının tahakkukunun yasa ve yönetmeliklere uygun olduğunun açık olduğunu, Kurum kayıtlarının resmi ve yazılı belge niteliğinde olduğunu, aksinin aynı nitelikte yazılı delillerle ispatlanması gerektiğini, bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dosyasındaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere, vakıa ve hukuki değerlendirme ile yukarıda belirtilen gerekçe kapsamında ve özellikle köy muhtarı ile tüm tanıkların anlatımları, kolluk tarafından düzenlenen 05.02.2019 tarihli tutanak, yoklama fişleri ve vergi kayıtları gözetildiğinde, 111 21 23.09 sicil numaralı işyerinin 01.01.2012-31.01.2013 tarihleri arasında davacı tarafından işletilmediği ancak bundan önceki dönemde bahse konu iş yerinin davacı tarafından işletildiği, bu nedenle davacının 01.01.2012-31.01.2013 tarihleri arasında doğan prim borçlarından sorumlu olduğu tespit olunmakla, delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın yerinde olduğu belirgin olup, ayrıca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından; Aydın 2. İş Mahkemesinin 03.07.2020 tarih, 2017/352 Esas ve 2020/264 Karar sayılı kararına yönelik davacı vekili ve davalı SGK Başkanlığı vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesi ile benzer sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davalı Kurumca tesis edilen 18.11.2016 tarihli işlemin iptali ile davacı adına tescilli 111 21 23.09 sicil numaralı işyerini 01.10.2010 tarihinde işletmeye başladığının, bu tarihten önce işçi çalıştırmadığının ve ayrıca 2012 Ocak ayından (dahil) 2013 yılı Ocak ayına kadar (dahil) işyerinin ... tarafından işletildiğinin tespiti ile davacı adına tahakkuk eden prim borçlarının iptali istemlerine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesi ile diğer ilgili maddeleri.

3.Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dinlenilen kamu ve bordro tanıklarının beyanları ile dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog