10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2023/2982 E. , 2023/3429 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Edirne 1. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki ödeme emrinin iptali davasından yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde;
Özarslan İnşaat ve Madencilik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'ne ait olan 2019/019274, 2019/019273, 2012/013601, 2012/013599, 2019/010656, 2019/010656, 2019/010655, 2019/010655, 2019/010654, 2019/010654, 2019/019253, 2019/016255, 2016/016255, 2016/016256, 2016/016257, 2016/016254, 2016/016253, 2016/016253, 2014/011103, 2013/022199, 2013/022198, 2013/022197, 2013/019790, 2013/019789, 2013/019788, 2013/016972, 2013/016971, 2013/016970, 2013/014920, 2013/014919, 2013/014919, 2013/014918, 2012/016860, 2012/016859, 2012/016858, 2012/016857, 2012/016856, 2012/016204, 2012/016203 sayılı ödeme emirlerinin tebliğ edildiğini, şirketin tek ortağının tamamına sahip olan Celal Özarslan olduğunu, davacı hakkında kanuni temsilcisi veya şirket ortağı olmadığı halde eksik inceleme ve değerlendirme ile tanzim edilen ödeme emirlerinin iptaline, 2012 ve 2013 yıllarına ait olan kurum alacaklarının mevzuat hükümlerine göre 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğu ve belirtilen dönemlerin zamanaşımına uğradığını belirterek ödeme emirlerinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı kurum vekili; Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 7376 sayılı 14.08.2009 tarihli sayısında yayımlandığı üzere davacının bu tarih itibariyle şirketi temsil ve ilzama yetkili kılındığını, yine 8388 sıyılı 18.07.2013 tarihli sayısında yayımlanan karar ile bu görevinin sona erdiğini, davacının 04.08.2009 - 18.07.2013 tarihleri arasında şirketi temsil ve ilzama yetkili olduğundan şirketin üst düzey bir yetkilisi olduğundan bu dönem aralığındaki şirketin Kuruma olan borcundan dolayı şirketle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunduğunu, belirtilen dönem aralığındaki şirket borçları için takip başlatıldığını, davacının dava konusu Kurum alacaklarının zamanaşımına uğradığına yönelik iddiasının yerinde olmadığını, Kurum alacaklarının tahsil kabiliyetine haiz bulunduğunu belirterek davanının reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile; tüm dosya kapsamından davanın bir kısım ödeme emirlerinin iptali talebine ilişkin olduğu, dava konusu ödeme emirlerinin davacıya 05.03.2020 tarihinde tebliğ edildiği, davanın 16.03.2020 tarihinde yasal 15 günlük süre içinde açıldığı, öncelikle davacının borçların zaman aşımına uğradığı yönündeki iddiası incelendiğinde ödeme emrine konu borçlar 2010/12 döneminden sonraya ilişkin olmakla 10 yıllık zaman aşımına tabi olduğu, zaman aşımının ödeme süresinin dolduğu tarihi takip eden takvim yılı başından itibaren işlemeye başlayacağı, bu itibarla dava konusu ödeme emirlerine konu borçların zaman aşımına uğramadığı anlaşılmış, davacının borçlu şirketin ortağı veya kanuni temsilcisi olmadığı bu nedenle borçlardan sorumlu tutulamayacağını beyan ettiği, bu yönden yapılan incelemede; 6183 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinde limited şirket ortaklarının sorumluluğunun düzenlendiği, limited şirketlerde SGK prim ve diğer alacakları açısından üst düzey yönetici olarak kabul edilen şirket müdürleri için 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddesinin söz konusu olacağı, bu maddeye göre üst düzey yöneticilerin sorumluluğunun şahsi mal varlığı ile işveren ile birlikte müşterek ve müteselsil olarak kabul edildiği, alacaklı kurumun dilerse borçlu şirkete, dilerse üst düzey yöneticilere, dilerse hepsine birden takip yapabileceği, limited şirketlerde kurum alacaklarından sorumluluğunun şirket ortağı ve şirket üst yöneticisi olarak müdürlerde olduğu, somut olaya bakıldığında; ticaret sicil gazetesi kayıtlarına göre davacının borçlu şirkette gümrük işlerinden dolayı yetkilendirmesinin 23.06.2008 - 31.12.2008 tarihleri arası ve 08.01.2009 tarihi sonrası için yapıldığı, yetkinin hangi tarihte son bulacağı veya son bulduğu ile ilgili bir kaydın bulunmadığı, davacının şirket ortağı veya şirket müdürü olmadığı, üst düzey yönetici pozisyonunda bulunmadığı, bu nedenle dava konusu ödeme emirlerinden sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile; Davalı kurum tarafından davacıya 2019/019274, 2019/019273, 2012/013601, 2012/013599, 2019/010656, 2019/010655, 2019/010654, 2019/019253, 2016/016255, 2016/016256, 2016/016257, 2016/016254, 2016/016253, 2014/011103, 2013/022199, 2013/022198, 2013/022197, 2013/019790, 2013/019789, 2013/019788, 2013/016972, 2013/016971, 2013/016970, 2013/014920, 2013/014919, 2013/014918, 2012/016860, 2012/016859, 2012/016858, 2012/016857, 2012/016856, 2012/016204, 2012/016203 sayılı takip dosyalarından gönderilen ödeme emirlerinin iptaline, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Mahkemece davacının dava dışı Özarslan İnşaat ve Madencilik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin şirket ortağı veya şirket müdürü olmadığı, üst düzey yönetici pozisyonunda bulunmadığı gerekçeleriyle dava konusu ödeme emirlerinden sorumlu tutulamayacağına kanaat getirildiğini, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nin 7376 sayılı 14.08.2009 tarihli sayısında yayımlandığı üzere davacı ... bu tarih itibariyle şirketi temsil ve ilzama yetkili kılındığı, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nin 8366 sayılı 18.07.2013 tarihli sayısında yayımlanan kararla bu görevi sona erdiğini, 5510 sayılı Kanunun 88 inci maddesinde "Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur." hükmü yer aldığını, Bu hükme göre; tüzel kişiler kuruma olan borçlarından dolayı üst düzeydeki yöneticileri veya yetkilileri ile müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunduğu, ... da 04.08.2009 - 18.07.2013 tarihleri arasında şirketi temsil ve ilzama yetkili olup şirketin üst düzey bir yetkilisi olduğundan bu dönem aralığındaki şirketin kuruma olan borcundan dolayı şirketle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunduğu, Buna rağmen mahkemece, davacının gümrük işleriyle ilgili 23.06.2008 - 31.12.2008 tarihleri arası ile 08.01.2009 tarihi sonrasında yetkili kılındığı ve yetkinin hangi tarihte son bulacağına ilişkin bir kaydın bulunmadığına kanaat getirilmesi hatalı olduğu, Davacının hangi tarih aralığında yetkili kılındığı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi ile Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarında açıkça yer almakta olup bu konuda herhangi bir belirsizlik bulunmadığını, Bunun yanında davacı; şirketin gümrük işlemleriyle ilgili olarak tek başına temsil ve ilzama yetkili kılındığı, şirketin üst düzey yöneticisi olduğunun da açıkça görüldüğünü belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Dava konusu borçların 2010/12-2013/7 dönemlerine ait davadışı şirket borçlarından dolayı davacıya ödeme emri gönderildiği , süresinde dava açıldığı, dönemleri itibarı ile 10 yıllık zamanaşımına tabii olduğu ve zamanaşımına uğramadığı ancak; Ticaret sicili kayıtları incelendiğinde davacının 23.06.2008 ve 08.01.2009 tarihlerinde dava dışı işyerinin gümrükte yapılması gereken tüm işler açısından şirket ortakları tarafından yetkilendirilmiş olduğu, bu yetkinin gümrük işleri için sınırlı olarak verildiği, dava dışı şirkette müdürlüğüne veya şirket ortaklığına dair herhangi kayıt bulunmadığı, davanın kabulüne dair kararın yerinde olduğu İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun oy birliği ile esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili, temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddesi, 6183 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi hükümleridir.
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.