Esas No
E. 2020/18440
Karar No
K. 2023/6187
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık

8. Ceza Dairesi         2020/18440 E.  ,  2023/6187 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/198 E. 2015/635 K.
SUÇLAR: Parada sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 28.04.2015 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 197 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava açılmıştır.

2.Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.12.2015 tarihli kararı ile sanıklar hakkında parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 197 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.... müdafiinin temyiz isteği; Herhangi bir nedene dayanmamıştır.

2....'un temyiz isteği; Atılı suçu işlediğine dair somut bir kanıt bulunmadığı halde hakkında mahkumiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

1.Dava konusu olay, sanıkların sahte para muhafaza ettikleri iddiasına ilişkindir.

2.16.04.2015 tarihli tutanak ile sanık ...'ın kullanımında aracın kolluk görevlileri tarafından şüphe üzerine durdurulması neticesinde aracın sağ arka paspas üzerinde atılı vaziyette 14 adet A097 215 764 seri numaralı 50,00 TL, el freni üzerinde bulunan peçetelik içerisinde 16 adet A333 456 213 seri numaralı 50,00 TL, sanık ...'ın üzerinden 6 adet A333 456 213 seri numaralı 50,00 TL, ayrıca şahsın bel kısmından 1 adet A028 303 455 seri numaralı 100,00 TL, ön yolcu koltuğunda oturan temyiz dışı sanık ...'nın üzerinden 2 adet A028 303 455 ve 1 adet A525 785 699 seri numaralı olmak üzere toplamda 3 adet 100,00 TL'lik sahte banknotlar ele geçirildiği belirlenmiştir.

3.Türkiye Cumhuriyeti ... Bankası Adana Şubesinin 17.04.2015 tarihli sahte banknot / efektif / değerli kağıt inceleme ve değerlendirme raporu ile ele geçen farklı seri numaralı 36 adet 50,00 TL ve 4 adet 100,00 TL'lik banknotların sahte olduğu, aldatma kabiliyetinin olduğu, yapılışındaki özen ve ustalık derecesi nedeniyle sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılamayacağı, para destesi veya paketi içinde yer alması durumunda sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılmasının mümkün olmadığı, uzmanlarca veya veznedarlar gibi para işinin bir parçası olan insanlarca sahte olduğunun anlaşılacağı belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE 2709 sayılı

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 20 nci ve 22 nci maddelerinde, kişilerin özel yaşamlarının ve haberleşmenin gizliliği ilkeleri güvence altına alınmış, 38 inci maddesinin altıncı fıkrasında, kanuna aykırı olarak elde edilen bulguların delil olarak kabul edilemeyeceği ifade edilmiş, 5271 sayılı Kanun'un 119 uncu maddesinin ikinci fıkrasında arama karar veya emrinde; aramanın nedenini oluşturan fiil, aranılacak kişi, aramanın yapılacağı konut veya diğer yerlerin adresi ya da eşya, karar veya emrin geçerli olacağı zaman süresinin açıkça gösterilmesi gerektiği belirtilmiş, aynı Kanun'un 206 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi ve 217 nci maddesinin ikinci fıkrasında da kanun ve hukuka aykırı delillerin hükme esas alınamayacağı açıklanmıştır.

Dava konusu olayda, sanıkların bulunduğu araçta arama yapılabileceğine ilişkin Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği'nin 7 nci maddesine göre usulüne uygun bir önleme kararı veya suç şüphesi üzerine alınan bir adli arama kararı dosya içerisinde mevcut olmadığından öncelikle olaya ilişkin bir adli (hakim kararı, savcılık ve kolluk amirinin emri) veya önleme arama kararının bulunup bulunmadığının araştırılarak var ise onaylı örneğinin dosya içerisine alınması ile sanıkların hukuki durumların takdir ve tayini gerektiği, böyle bir kararın mevcut olmadığının tespiti halinde ise söz konusu araçta yapılan arama işleminin Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu'nun 4/A ve 13 üncü madde ve fıkraları kapsamında kalmaması nedeniyle hukuka aykırı olduğu, ele geçirilen suç konusu paraların hukuka aykırı yöntemle elde edilmiş delil olmalarından dolayı hükme esas alınamayacağı gözetilerek sanıkların beraatleri yerine mahkumiyetlerine karar verilmesi nedeniyle, sanıklar hakkında kurulan hükümler hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.12.2015 tarihli kararına yönelik sanık ... müdafii ve sanık ...'un temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.09.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.