12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2011/12581 E. , 2012/5410 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 85/1,62,51/1-3,53/6,(63) maddeleri uyarınca mahkumiyet. Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Bozmadan önce yapılan yargılama sırasında, 18.12.2007 tarihli oturumda,
Cumhuriyet savcısı tarafından sanığın sabit görülen eylemi ve eyleme uygun sevk maddelerini içerir esas hakkında mütalaada bulunulmuş, hazır bulunan sanık ve müdafiinden mütalaaya karşı savunmaları alınmış, bozma sonrası yapılan yargılama esnasında da 09.03.2010 tarihli hükmün verildiği oturumda anılan mütalaaya atıfta bulunulduktan sonra hazır bulunan sanık ve müdafiinin mütalaaya karşı bir diyecekleri bulunmadığını beyan etmiş olmaları karşısında; bozma sonrası yapılan yargılama sırasında,
Cumhuriyet savcısının “önceki mütalaamızı aynen tekrar ederiz” şeklindeki esas hakkındaki görüşünün içeriğinin anlaşılamaz olduğundan söz edilemeyeceği; 5271 sayılı CMK'nın 230/1-a maddesinde mahkumiyet hükmünün gerekçesinde iddiada ileri sürülen görüşlere yer verilmesi gerektiği belirtilmiş olup, mahkemenin de karar gerekçesinde iddia ve Cumhuriyet Savcısının esas hakkında görüşlerini özet olarak ifade ettiği anlaşılmakla; ayrıca, 31.03.2011 tarihinde kabul edilerek 14.04.2011 tarih ve 27905 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 26. maddesiyle 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna eklenen Geçici 3. maddedeki 01.01.2014 tarihine kadar, asliye ceza mahkemelerinde yapılan duruşmalara Cumhuriyet savcısının katılmayacağı yönündeki yasal düzenleme de nazara alınarak, tebliğnamedeki (1) numaralı bozma düşüncesine; katılanın aşamalarda sanıktan şikayetçi olup, bozmadan sonra alınan beyanında da sanığa yönelik şikayetini devam ettirdiği ve atılı suçu kabul etmeyen sanığın, katılanın maddi zararlarını giderdiğine veya gidereceğine dair dosyaya yansıyan bir beyanı ve dosya kapsamında bu yönde bir delil bulunmaması karşısında, mahkemece sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasına karar verilirken gösterilen gerekçe yasal, yeterli ve dosya içeriğine uygun bulunmakla; tebliğnamedeki (2) numaralı bozma düşüncesine; sanığın tutuklulukta geçirdiği sürenin hükmolunan cezasından indirilmesine karar verilirken, uygulanan Kanun ve maddesi gösterilmemiş ise de; bu husus mahallinde ilavesi mümkün noksanlık olarak kabul edildiğinden; tebliğnamedeki (3) numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin sanığın kusursuz olduğuna ilişkin ve yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 28.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.