11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2021/16954 E. , 2023/5779 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Hatay 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.05.2013 tarihli ve 2011/872 Esas, 2013/439 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 4 kez 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası ile 52 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası ile 43 üncü, 52 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 120 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
2.Hatay 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.05.2013 tarihli ve 2011/872 Esas, 2013/439 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 09.05.2017 tarihli ve 2015/6311 Esas, 2017/10410 Karar sayılı kararı ile sanığın kendisini Hatay Tarım ve Köy Hizmetlerinde memur olarak tanıtıp katılanlar ..., ..., ..., ..., ile şikayetçi ...'yu işe yerleştireceğini söyleyerek menfaat temin etmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edilmesi karşısında, eylemin hükümden sonra 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen (l) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık fiiline ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bozma üzerine, Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.01.2019 tarihli ve 2018/4 Esas, 2019/26 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 4 kez 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası ile 52 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası ile 43 üncü, 52 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 120 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; dosyasının temyiz edilmesini talep ettiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın katılanlar ile şikâyetçiye kendisini memur olarak tanıttığı, devlet dairesinde rüşvet vererek 4.000 USD karşılığında iş ayarlayabileceğini söylediği, katılanlar ve şikâyetçiden önce 2.000'er dolar aldığı, atandıklarını gösterir personel atama ve yerleştirme konulu 21.04.2011, 30.05.2011, 10.06.2011, 24.06.2011, 29.06.2011 ve 09.07.2011 tarihli Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı başlıklı atama belgelerini teslim ederek 2000'er dolar daha aldığı iddia ve kabul edilmiştir.
2.Sanık aşamalardaki savunmalarında üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini, olayı gerçekleştirenin katılan ... olduğunu beyan etmiştir.
3.İşe yerleştirilmeyen katılanlardan ... ve ...in paralarını istemeleri üzerine sanık tarafından düzenlenerek teminat olarak verilen 8.000 USD ve 8.500 USD bedelli senet örneklerinin dosya arasında olduğu ve sanığın 17.05.2012 tarihli beyanında söz konusu senetlerin altındaki imzaların kendisine ait olduğunu kabul ettiği anlaşılmıştır.
4.Sanık tarafından, katılanların zararının giderildiğine ilişkin dosyada herhangi bir bilgi veya belge bulunmamaktadır.
5.Dosyanın uzlaştırmacıya tevdi edildiği ancak sanık ve katılanlar arasında uzlaşmanın sağlanamadığı tespit edilmiştir.
6.Yapılan yargılama sonunda sanığın katılanları işe yerleştireceği vaadinde bulunarak kandırdığı ve bu şekilde katılanlardan menfaat temin ettiği, sanığın eyleminin 6763 sayılı Yasa ile yapılan değişiklik öncesi TCK'nın 157/1 maddesi kapsamında kaldığı ve bu madde hükmünün ceza miktarı itibariyle açıkça sanığın lehine olduğu, sanık ile katılanlar arasında uzlaşmanın sağlanamadığı, sanığın katılanlar ... ve ...'e karşı tek bir eylem ile dolandırıcılık suçunu işlediği, diğer katılanlara yönelik ise ayrı ayrı dolandırıcılık suçunu işlediği, sanığın katılanlar ... ve ...'e karşı eylemine uyan dolandırıcılık suçundan cezalandırılmasına, eylemini birden fazla kişiye karşı zincirleme şekilde işlemesi nedeniyle cezasından artırım yapılmasına, sanığın katılanlar ..., ..., ..., ...’ya karşı ise eylemine uyan dolandırıcılık suçundan dört kez ayrı ayrı cezalandırılmasına, sanığın dosya kapsamına ve sabıka kaydına yansıyan suça eğilimli sabıkalı kişiliği gözetilerek hakkında takdiri indirim uygulanmasına yer olmadığına, sabıkalı oluşu, dosya kapsamına ve sabıka kaydına yansıyan suçlu kişiliği, mağdurların zararının gedirilmemesi gözetilerek şartları oluşmadığından hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve verilen hapis cezasının ertelenmesine yer olmadığına ilişkin incelemeye konu mahûmiyet hükümleri verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Katılanlar ..., ..., ..., ...
ve Şikâyetçi ...'ya Yönelik Eylemler Yönünden
1.Gerekçeli karar başlığında 07.09.2011 olarak yanlış yazılan suç tarihlerinin 30.05.2011, 10.06.2011, 24.06.2011, 29.06.2011, 09.07.2011 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
2.Sanığın üzerine atılı olup suç tarihi itibarıyla sanık lehine olan dolandırıcılık suçunun, 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek ve aynı Kanun'un 253 üncü maddesi ve Ceza Muhakemesi Uzlaştırma Yönetmeliği gereğince dava zamanaşımının durduğu süreler dikkate alınarak inceleme yapılmıştır.
3.Sanık hakkında tekerrüre esas alınan dolandırıcılık suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesi gereğince uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla; bu suç yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırıldıktan sonra sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
4.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Katılan ...'ya Yönelik Eylem Yönünden
Gerekçeli karar başlığında 07.09.2011 olarak yanlış yazılan suç tarihinin, katılandan 21.04.2011 tarihli yazı üzerine 2.000 USD menfaatin sağlanarak suçun tamamlandığı 21.04.2011 olduğu belirlenerek ve sanığın üzerine atılı suçun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği, ancak uzlaşmanın sağlanamadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesi ve Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği gereğince duran süreler gözetilerek yapılan incelemede:
Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu için, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü ve bu sürenin suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır.
V. KARAR
A. Katılanlar ..., ..., ..., ...
ve Şikâyetçi ...'ya Yönelik Eylemler Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.01.2019 tarihli ve 2018/4 Esas, 2019/26 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Katılan ...'ya Yönelik Eylem Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.01.2019 tarihli ve 2018/4 Esas, 2019/26 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.07.2023 tarihinde karar verildi.