11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2019/11568 E. , 2023/6282 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Diyarbakır 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.10.2015 tarihli ve 2015/7 Esas, 2015/977 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını ve lehe hükümlerin uygulanması gerektiğini belirterek hükmü temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın, Diyarbakır havaalanında yapılan kimlik kontrolünde sürücü belgesinin sahte olduğundan şüphelenilmesi üzerine alınan ifadesinde kimliğin sahte olduğunu beyan ettiği, Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü tarafından düzenlenen 06.05.2014 tarihli uzmanlık raporunda da Mehmet Ali Adanır adına düzenlenmiş 169141 belge AE 081636 seri numaralı sürücü belgesinin külliyen sahte olduğu ve aldatma kabiliyetine haiz olduğunun belirtildiği anlaşılmış olmakla sanığın resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği anlaşılmıştır.
2.Mahkemece suç konusu sürücü belgesi incelenmiş ve aldatma niteliğinin bulunduğu tespit edilmiştir.
3.Mahkemece yapılan yargılamada neticesinde; suç konusu sürücü belgesinin aldatma niteliğinin bulunduğu anlaşılarak sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinin sabit olduğu kanaatine varılmış, sanığın dosyaya yansıyan kişiliği dikkate alındığında, bir daha suç işlemeyeceğine dair olumlu kanaat hasıl olmadığından sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 51 inci maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeye temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Diyarbakır 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.10.2015 tarihli ve 2015/7 Esas, 2015/977 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.09.2023 tarihinde karar verildi.