11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2019/10595 E. , 2023/6526 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.10.2015 tarihli ve 2015/113 Esas, 2015/520 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık gerekçe belirtmeksizin hükmü temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın, suç tarihinden önce minibüs şoförü olarak çalıştığı, beyanına göre minibüsünde mağdur ... tarafından düşürülen sürücü belgesinin fotoğrafını çıkartıp, kendi fotoğrafını yapıştırdığı ve bu sürücü belgesi ile Datça Emanet memurluğunun 2014/48 sırasında kayıtlı VIP otomotiv Rent a Car firmasından 77 DT 083 plakalı aracı kiraladığı, sözleşmeyi ... kimliği ile imzaladığı, bu suretle sanığın özel belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia ve kabul olunmuştur.
2.Sanık suçunu ikrar etmiştir.
3.Mahkemece yapılan yargılama neticesinde sanığın üzerine atılı suçun sübut bulduğu kanısıyla mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE
1.Mahkemece son celsede suç konusu belgelerin getirilerek incelendiği ve aldatma niteliğinin bulunduğunun belirtildiği anlaşılmakla, tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak olunmamıştır.
2.Sanığın ikrarı, tutanaklar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın mahkûmiyetine karar veren mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
4.5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.10.2015 tarihli ve 2015/113 Esas, 2015/520 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.09.2023 tarihinde karar verildi.