Esas No
E. 2021/5924
Karar No
K. 2023/6390
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık

11. Ceza Dairesi         2021/5924 E.  ,  2023/6390 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2016/31 E., 2016/390 K.
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Eskişehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.04.2016 tarihli ve 2016/31 Esas, 2016/390 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. Sanık ... hakkında dolandırıcılık, sanık ... hakkında dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından beraat kararı verilmiş ve temyiz edilmemiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafilerinin temyiz isteği, müvekkillerinin eyleminden abisi olan diğer sanığın bilgisi olduğuna, cezanın fazla olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

1.Hakkında beraat kararı verilen sanık ...'in, kendisinin borçlu, kardeşi Hasan Hüseyin'in kefil ve şikâyetçinin alacaklı olduğu bonolarla ilgili ödeme emrini tebliği alması üzerine, imzaların kendisine ait olmadığından bahisle şikâyetçi olması, sanık ...'in bonoları kendisini düzenlediğini, abisinin yerine imza attığını, beraat eden sanık ...'ün durumdan haberdar olduğunu beyan etmesi üzerine sanıklar hakkında fikir birliği içerisinde hareket ederek sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarını işlediklerinden bahisle kamu davası açılmıştır.

2.Sanık ...'in, bonoları kendisini düzenlediğini, kardeşi yerine telefonla rızasını alarak imza attığını, aldığı mallar karşılığında şikâyetçiye verdiğini beyan ederek, beraat eden sanık ...'ün bu durumu doğrulamadığı ve senetlerden haberinin olmadığını beyan ederek atılı suçlamaları kabul etmedikleri, şikâyetçinin soruşturma aşamasında alınan beyanında sattığı mallara karşılık bonoları sanık ...'den aldığını, ödenmeyince avukatına verdiğini beyan ettiği anlaşılmıştır.

3.Asılları emanette olan bonoların düzenleme tarihlerinin 08.08.2011, ödeme tarihlerinin ise 08.09.2011 ve 08.10.2011 olduğunun anlaşıldığı, şikayetçi tarafından her iki sanık aleyhine icra takibine konulduğu anlaşılmıştır.

4.Mahkeme sanık ...'in ikrarı, beraat eden sanık ...'ün savunması, şikâyetçinin beyanı, bono asılları, icra dosyası ve tüm dosya kapsamına göre sanık ... yönünden resmi belgede sahtecilik suçunun oluştuğunu kabul ederek temyiz konu mahkûmiyet kararını verdiği, sanık ... hakkında dolandırıcılık, sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik ve doladırıcılık suçlarından beraat kararı verdiği ve beraat kararlarının temyiz edilmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suçun sübutu konusunda bir isabetsizlik görülmemiştir.

Ancak sanık ...'in suça konu edilen bonoları beraat eden diğer sanık ...'ün telefon ile rızasını alarak kendisinin düzenleyip satın aldığı mallara karşılık 2012 yılından önce şikâyetçiye verdiğini beyan etmesi, şikâyetçinin soruşturma aşamasında alınan beyanında suça konu bonoları 2011 yılında sanık ...'den aldığını beyan etmesi karşısında; suç tarihinin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından, suça konu senetlerin hangi tarihte şikâyetçiye verilerek kullanıldığının, tarafların tekrar dinlenmesinden sonra belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile mahkûmiyet hükmü kurulması, Nedeniyle temyize konu karar hukuka aykırı bulunmuştur.

2.5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi uygulamasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Eskişehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.04.2016 tarihli ve 2016/31 Esas, 2016/390 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafilerinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.09.20123 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.