Esas No
E. 2019/10992
Karar No
K. 2023/5940
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

11. Ceza Dairesi         2019/10992 E.  ,  2023/5940 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2014/506 E., 2015/898 K.
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Diyarbakır 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.10.2015 tarihli ve 2014/506 Esas, 2015/898 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;

1.Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 268 inci maddesi delaletiyle 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 269 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz isteği; suç işleme kastının bulunmadığına, mağdur olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1.Olay günü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü görevlilerince sanığın uyuşturucu madde sevk edeceği bilgisinin alınması üzerine sanığın kullandığı aracın görülerek takibe alındığı ve daha sonra aracın durdurulduğu, kimlik kontrolü sırasında sanığın kolluk görevlilerine üzerinde kendi fotoğrafı bulunan, akrabası olan ... kimlik bilgilerine göre düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanını ibraz ettiği, sanığın üzerinde yapılan aramada uyuşturucu maddenin bulunduğu, sanığın daha sonra kolluk görevlilerine nüfus cüzdanının sahte olduğunu beyan ettiği iddiasıyla sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçlarından kamu davası açılmıştır.

2.Sanık savunmasında; üzerine atılı suçlamaları ikrar etmiştir.

3.Kriminal raporda; tetkike konu nüfus cüzdanının matbu yapısı yönüyle hakikileriyle uyumlu olmasına karşın, belgenin fotoğraf hanesinde halihazırda yapışık olan fotoğraf üzerindeki mühür iziyle belgenin üst laminesi üzerindeki soğuk mühür izinin farklı olduğu, ayrıca belgenin fotoğraf bölümü etrafında sivri uçlu bir cisimle yapıldığı değerlendirilen kesik izlerinin bulunduğu, bahse konu belge üzerinde fotoğraf değişikliği suretiyle sahtecilik yapıldığı, aldatma kabiliyetini haiz olduğu belirtilmiştir.

4.Mahkemece suça konu nüfus cüzdanının yapılan incelemesinde; kimlik bilgilerinin ... adına olduğu, üzerinde sanığın fotoğrafının bulunduğu, resmi mühür ve damgaların belge üzerinde mevcut olduğu, sanığın fotoğrafı üzerindeki soğuk damganın belirgin olduğu, fotoğrafın başkasına ait olduğunda dair ilk bakışta göze çarpan herhangi bir emarenin, belgenin sahte olduğuna dair herhangi bir silinti veya kazıntının belge üzerinde mevcut olmadığı, bu haliyle ilk bakışta sahte olduğunu delalet edecek herhangi bir hususun tespit edilemediği belirtilmiştir.

5.Mahkemece, dosya kapsamında elde edilen deliller doğrultusunda, sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçlarını işlediği kabul edilerek, hakkında temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur. IV. GEREKÇE

A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

1.5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesi hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

B. Başkasına Ait Kimlik Veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

1.5237 sayılı Kanun'un 268 inci maddesinde tanımlanan başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşması için; failin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik bilgilerini kullanması gerekir. Somut olayda; sanığın uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle yakalandığında, ... kimlik bilgilerine göre düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanını ibraz ettiği, ancak sanığın kimliği ibraz etmesinden hemen sonra kolluk görevlilerine kimliğin sahte olduğunu ve gerçek ismini beyan ettiği ayrıca suç tarihinde sanığın gerçek kimliğinin kolluk tarafından bilindiği ve nüfus cüzdanının sahte olduğunun anlaşılması üzerine tüm belge ve tutanakların sanığın kendi kimlik bilgilerine göre düzenlendiğinin anlaşılması karşısında; atılı suçun yasal unsurları itibarıyla oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

2.Kabule göre de;

a)Sanığa isnat edilen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunda; hükümden sonra 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan "kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış" ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde,

b)5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde, Zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır. V. KARAR

A. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Diyarbakır 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.10.2015 tarihli ve 2014/506 Esas, 2015/898 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık Hakkında Başkasına Ait Kimlik Veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Diyarbakır 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.10.2015 tarihli ve 2014/506 Esas, 2015/898 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.09.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog