6. Ceza Dairesi
6. Ceza Dairesi 2023/3211 E. , 2023/13053 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.... Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/22616 soruşturma numaralı iddianamesi ile; sanık hakkında tehdit ve hakaret suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125/1, 125/2, 43/1, 43/2, 106/1-1. cümle, 43/1, 43/2 ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05..2016 tarihli ve 2015/715 Esas, 2016/407 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, atılı suçları işlediğinin sabit olmaması nedeniyle atılı suçlardan beraat kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanların Temyiz Sebepleri Sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
1.Katılan ...'in, ... ile evlendiği, ...'in babası olan ...'ın bu evliliği kabul etmediği, ...'in kayınpederi olan ... ile ...'e sürekli olarak telefon ile "seni de kocanı da öldürürüm, size rahat vermeyeceğim, size düğün yaptırmayacağım, a..koduğumun orospusu" demek suretiyle zincirleme suç olacak şekilde hakaret ve tehdit içeren sözler sarf ettiği, iddiası ile dava açılmıştır.
2.Sanığın suçları işlediği yönünde olayın tarafı olan katılanların soyut iddiaları dışında mahkumiyetini gerektirir her türlü şüpheden uzak kesin, inandırıcı, tarafsız delil elde edilmediği, buna göre sanığın atılı suçları işlediği hususunda şüphe olduğundan beraat kararı verilmesi gerektiği, ilk derece mahkemesi tarafından kabul edilmiştir.
3.Katılanların aşamalarda alınan beyanı dosya arasında mevcuttur.
4.Sanığın atılı suçlamayı kabul etmediği görülmüştür. IV. GEREKÇE
1.Sanığa isnat olunan suçları işlediğine dair mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, olayda şüphenin söz konusu olduğu, şüpheden sanığın yararlanması gerekeceği şeklindeki genel ceza hukuku ilkeside gözetilerek yerel mahkemece sanığın beraatine dair verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanların yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05..2016 tarihli ve 2015/715 Esas, 2016/407 Karar sayılı kararında katılanlar tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanların temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
04.10.2023 tarihinde karar verildi.