2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ihracat işlemlerini ...’a alacak sigortası yaptırmak suretiyle gerçekleştirdiğini, dava konusu ihracat işleminin ...teslim koşullu olarak yapıldığını; alıcının dava dışı ... firması ... şirketi ve 06.07.2021 ve 30.07.2021 tarihlerinde satışın gerçekleştiğini; Nakliyeci firmanın alıcının belirlediği davalı ... Firması olduğunu, Davalı şirket ile müvekkili şirket arasında hiçbir sözleşme ilişkisinin bulunmadığını, müvekkili şirketin malları davalı taşıyıcıya teslim ile sona erdiğini, davalı taşıyıcı firmanın gerçeğe aykırı beyanları nedeniyle ihracat işleminin ... sigortasının güvencesi dışında kaldığını ve ayrıca kötü niyetli ve gerçeğe aykırı beyanlarla müvekkili şirketten haksız ve sebepsiz ödeme aldığını; ancak müvekkili şirketin ödeme almak istediğinde alıcı firmaya ulaşmadığını, alacağını tahsil edemediği için ...’a başvuru yaptığını; Müvekkili şirketin zararını hiç değilse biraz azaltabilmek alıcıya teslim edilmeyen mallar var ise iadesini alabilmek amacıyla davalı şirket ile irtibata geçtiğini; davalı şirketin toplam üç sevkiyattan ikisini alıcıya teslim ettiklerini, birini ise kendi nakliye ücretlerini alamadıkları için ...’daki depolarında beklettiklerini ifade ettiğini, bunun üzerine malların iade masraflarının ... sigortasından karşılamak için müvekkili şirket tarafından başvuru yapıldığını; hem mal bedelinin hem de nakliye bedelinin karşılanacağı yönünde olumlu cevap alındığını ve davalı şirket ile görüşerek malların iade edilmesi halinde yükümlü olmamasına rağmen navlun bedelini üstlendiklerini, davalı şirketin malları ...’a getirdiğini ve ancak masraflarının ödenmesi halinde iade edeceğini beyan etmesi karşısında ...’tan bu bedeli tahsil edeceğini düşünen müvekkili şirketin kendisine fatura (07.12.2021 tarihli ve ... teslim alınmayan araç nakliye bedeli açıklaması ile) edilen 7200 Euro’yu, malların ...’da olduğunu ve iade geldiğini zannederek müvekkili şirketin bu bedeli ödediğini; Müvekkili şirketin ödemeyi yaptıktan sonra ... sigortasından tahsilat yapmak için gerekli belgeleri davalı şirketten talep ettiğini, depo ayarlayabilmek için gümrük kayıtlarına baktığında malların gümrüksüz olarak depoya alındığını fark ettiğini, konuyu davalı firma ile görüştüğünde davalı şirketin ... belgesi veremeyeceğini çünkü malları alıcının adresi olan ...’a değil ...’a götürdüklerini beyan ettiğini, müvekkilinin noter aracılığı ile de gümrük belgelerini talep ettiğini, nihayetinde mail yoluyla davalı şirketin malları Türkiye’den hiç çıkarmadığını itiraf ettiğini; davalının Türkiye’den hiç çıkmayan malları müvekkili şirketten para alabilmek için ...’da kendi deposunda bekletip ...’a geri getirdiğini beyan ettiğini, navlun bedelinin alıcı üzerinde olduğunu; müvekkili şirketin...’tan da tahsilat yapamadığını, zira poliçe gereği ihracatı gerçekleşmeyen mallar bakımından teminatın geçerli olmadığını; müvekkili şirketin haksız ödemenin iadesini davalı şirketten istediğini, ancak iade etmediklerini; ayrıca haksız olarak elleçleme ve depo masrafları (beş ay) talebiyle müvekkili şirket üzerine başka faturalar (5.900 Euro) keşide ettiğini; ileri sürerek müvekkili şirketin, davalı şirketin hileli davranışlarıyla ödediği 7.200 Euronun dava tarihindeki karşılığı (128.000,95 TL) alacağın dava tarihinden itibaren Euro üzerinden alacaklar için 3095 sayılı Kanun gereği işletilecek faiziyle birlikte fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden tahsili ile müvekkili şirkete ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap:
Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın davacının alıcısı ... firmasına dava dilekçesinde belirtildiği gibi önce iki defa sevkiyat yaptığını ve taşıma ücretini alamadığını, son parti eşyalarında davacının ...’deki adresinden 28.07.2021 tarihinde alınarak müvekkili şirketin ...’daki deposuna getirildiğini, müvekkilinin alıcının daha önceki navlun bedellerini ödemediği için araştırma yaptığını ve alıcıya ulaşılmadığı bilgisini aldığını; Müvekkili şirketin basiretli bir tacir gibi davranarak davacı şirketin eşyalarına herhangi bir zarar getirmeden navlun bedelini almaya çalıştığını, eşyanın ...’daki depoda olmasına rağmen ...’da olduğu yönünde davacı şirkete bilgi verilmesinin bir hata olarak değerlendirilse bile sonuç olarak ortada olmayan bir alıcının bulunması karşısında malların eksiksiz ve hasarsız olarak alınmasının davacı şirketin lehine olan bir durum olduğunu; bu nedenle karşı tarafı zarara uğratmak için yapılmadığından ve sonuçta davacı yanın menfaat elde etmesinden dolayı hile durumunun söz konusu olmadığını, navlun hakkını talep etmenin de tehdit oluşturmadığını; Yüklemenin 28.07.2021 tarihinde yapıldığını ve ... arasının bir günlük yol olduğunu, bu durumda eşyaların en fazla 2-3 gün arasında alıcısına ulaşması gerektiğini, ancak davacının aylar sonra ...’tan sigorta tazminatı alabilmek için eşyalarını aramaya başladığını, davacı şirketin deneyimli bir şirket olmasına rağmen bu hatayı yaptığını, müvekkili şirketin bu süre içinde davacının eşyalarını muhafaza ettiğini ve doğal olarak 5.900 Euro saklama bedelini fatura ettiğini, bu nedenle Mahkemeden bu bedelin kendilerine ödenmesini talep ettiklerini; Davacı şirketin ödemesinin, müvekkili şirketin eşyaların ...’da olduğunu bildirmesinden sonra olduğunu ve davranışın çelişkili davranış kuralına aykırı olduğunu; 7.200 Euro ödediğini eşyalarını teslim aldığını fakat ...’tan tahsilat yapamayınca parasının iadesini istediğini; Davacı şirketin yaptığı navlun ödemesiyle bir nevi fiili olarak alıcının borcuna halef olduğunu fiili halefiyetin söz konusu olduğunu ve bu nedenle müvekkilinin parayı iade etmemekte haklı olduğunu ileri sürerek davacı şirketin talep ettiği 7.200 Euro bakımından müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitine, davacının eşyasının müvekkili şirket tarafından depo edilmesi nedeniyle 5.900 Euronun 3095 sayılı Kanun gereği Euro alacaklar bakımından uygulanacak faiz oranında 04.02.2022 tarihinden itibaren işletilecek faiziyle birlikte müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi, Tartışılması, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ;
Taraf şirketlerin defter ve kayıtları, banka kayıtları, davaya konu ihracatlara ilişkin gümrük kayıtları, ... kayıtları, satışlara ilişkin 6.7.2021 tarihli ... numaralı ve 30.7.2021 numaralı ... numaralı gümrük beyannameleri, ... numaralı 28.07.2021 tarihli fatura, 15.10.2021 tarihinde zararının alacak sigortası kapsamında tazmin edilmesi için ...’la yapılan yazışmalar, ... numaralı 6.12.2021 tarihli 7200 Euro bedelli fatura, 25.01.2022 tarihinde yapılan 7200 Euro bedelli ödeme dekontu, ...
10.Noterliği ... yevmiye numaralı ... tarihli ihtarnamesi, ...
10.Noterliği ... yevmiye numaralı ... tarihli ihtarnamesi, ...
10.Noterliği ... yevmiye numaralı .... tarihli ihtarnamesi, ...
10.Noterliği ... yevmiye numaralı ... tarihli ihtarnamesi, 4.2.2022 tarihli ... numaralı 5900 Euro bedelli fatura, Ticaret Sicil Gazetesi, Arabuluculuk Tutanağı, Ticaret Odası kayıtları celp edilmiş incelenmiştir.
Dosya Lojistik Taşıma ve Sigorta Uzmanı ... ve Finans ve Dış Ticaret, Taşıma ve Sigorta Uzmanı ...'e tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından dosyaya sunulan 04/04/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle ve sonuç olarak; "... Dava konusu maddi olayların süreçleriyle ilgili olarak taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı; taraflar arasındaki ihtilafın, davalı şirket tarafından tahsil edilen 7.200,00 Euro navlun bedelinin iadesinin gerekip gerekmediği ve buna karşın davalının 5.900,00 Euro depo ve elleçleme bedelinin davacı şirketten talebe hakkının bulunup bulunmadığı hususlarında olduğu; CMR belgesine göre gönderen davacı şirket ve davalı taşıyıcıdır; ayrıca emtianın da davalı taşıyıcıya teslim edildiği tartışmasız olduğundan taraflar arasında TTK m.856/2 gereği bir taşıma sözleşmesinin kurulduğu, ... teslim şartı emtianın satış faturasında olup alıcı ile satıcı arasında hüküm ifade ettiği, navlun ücretinin gönderen veya alıcı/gönderilen tarafından ödenmesi ise taşıma sözleşmesinin içeriğiyle ilgili bir husus olduğu; bu taşıma sözleşmesine göre davacı şirketin gönderen, davalı şirketin ise taşıyıcı konumunda bulunduğunun değerlendirildiği; Alıcının bulunamaması ve/veya işyerini terk etmesi durumunun bir teslim engeli olduğu (TTK m.869) her iki tarafın beyanlarına göre alıcıya ulaşılamaması ve alıcının işyerini terk etmesine göre bu teslim engelinin taşıyıcının riziko alanına girmeyen bir durumdan kaynaklandığı; Somut olayda taşıyıcı eşyanın alıcıya teslim adresi olan ...’da değil ...’daki depolarında sakladıklarını beyan etmesine göre taşıyıcıya talimat verme yetkisinin hala gönderen konumunda olan davacıya ait olduğu, buna karşılık taşıyıcının da talimatın yerine getirilmesi için gerekli olan giderleri gönderenden isteyebileceği (TTK m.868 ve 869) ve 7.200,00 Euro navlun ücretini de bu nedenle istediği ve davacı şirketin davalı yana bu ödemeyi 25.01.2022 tarihinde yaptığı; Emtianın yurtdışına ihracının fiilen gerçekleşmemesi sebebiyle ...’tan tahsilat yapmak olasılığının kalkması üzerine davacı/gönderen şirketin ödemiş olduğu navlun ücretinin iadesini isteyerek zımni olarak taşıma sözleşmesini feshettiği değerlendirildiği; Maillerden anlaşıldığı kadarıyla davacı şirketin navlun ücretinin iadesini isteyerek taşıma sözleşmesini feshetmesi üzerine depo ücretini de talep edeceğini beyan etmiş ve davacı şirket üzerine 5.000,00 Euro bedelli faturayı keşide etmiş olduğu, Davalı taşıyıcının hem taşıma ücretlerini hem depo ücretlerini talep etmesine göre TTK m.865/2-a hükmüne dayandığı, su kadar ki, yük ...’da depo edildiğinden ve araç beklemesi olmadığından dolayı bekleme ücreti yerine depo ücretini talep ettiği, bu durumda yapılması gerekeninin davacının ... üç ve ...-Türkiye olmak üzere dört taşımaya karşılık talep ve tahsil ettiği 7.200 Euro ile depo ücretinden elde ettiği menfaat ve kötüniyetli olarak elde etmeyi ihmal ettiği menfaat ile yapmış olduğu tasarrufların mahsubu ile bakiyesinin lehine olan tarafa ödenmesi gerektiğinin değerlendirildiği; İfa ve iddia konusu dört sevkiyattan her birinin ortalama 1.800,00 Euroya geldiği, ilk iki sevkiyatın alıcıdan tahsil edilmesi gerektiği ve tahsil edilip edilmediğinin dosyadan anlaşılamadığı, bu nedenle davalının her bir sevkiyatta hapis hakkını kullanmayarak tahsil etmeyi ihmal ettiği bedel olarak 3.600 Euro; üçüncü sevkiyatın sadece ...arasında yapılabilmesi nedeniyle 1/2 oranında ücrete hak kazandırabileceği; ...sevkiyatının hiç yapılmaması nedeniyle ücrete hak kazandırmayacağı; bu nedenlerle davalı taşıyıcının navlun ücretinin 900,00 Euro olduğunun değerlendirildiği; Dava konusu taşımanın tabi olması gereken CMR Konvansiyonu 12’nci madde 1.paragrafa göre yükte tasarruf yetkisinin davacı gönderici şirkette olduğu, 14’ncü madde 1.paragafa göre teslim engeli ortaya çıktığında davacı gönderenden talimat talebinde bulunmadan, tamamen kendi inisiyatifiyle, taşımayı durdurup, emtiayı yurtdışı olmadan ...’da depo ettiği ve bunu göndericiden gizlediği, emtianın bulunduğu yer konusunda zaman içinde 3 farklı beyanda bulunduğu göz önüne alındığında, CMR Konvansiyonu 16’ncı madde 1.paragrafa gereği; göndericiden talimat alması gerektiği halde talimat almadan kendisinin yapmış olduğu depolama masrafını davacı gönderenden talep edemeyeceği, nihai sonuç olarak; davalı taşıyıcının 7.200,00 Euro tahsil etmesine ve toplam 900,00 Euro talep etmeye haklı olduğu tespit ve değerlendirmesine göre, davacı yana sebepsiz zenginleştiği 6.300,00 Euro tutarını iade etmesi gerektiği, Sayın Mahkemenin heyetimizce ulaşılan nihai görüşün aksine; davalı taşıyıcının kendi inisiyatifiyle almış olduğu karar ile emtianın geçici depolanması için katlandığı bedeli talep edebileceği yönünde bir kanaate varması durumunda ise; davalının cevap dilekçesine eklediği depo ücretine dayanak fatura tutarı gözetilerek 5.000,00 Euro depo ücreti talep edebileceği, bu takdirde de davalı taşıyıcının 7.200,00 Euro tahsil etmesine ve toplam (5.000,00 +900,00) 5.900,00Euro talep etmeye hakkı olabileceği değerlendirildiğinde, davacı yana sebepsiz zenginleştiği 1.300,00Euro tutarını iade etmesi gerekeceği Sonuç ve görüşlerine varıldığı ...'' şeklinde tespit edilmiştir.
Denetime açık ve gerekçeli bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir. Dava, davacı satıcı ile dava dışı alıcı arasında exwork teslim (iş yerinde teslim) satış sözleşmesi uyarınca, davalı taşıyıcının dava dışı alıcıdan tahsil edemediği taşıma ücretini davacı tarafı yanıltmak suretiyle almasından dolayı hile hukuksal nedenine dayalı iadesi istemine ilişkindir
Davacı ... A.Ş. ile dava dışı ... arasında davacı tarafından üretilen malların satışı ve yurt dışına ihracı konusunda anlaşma sağlanmıştır.
Bu kapsamda davacı, dava dışı alıcı şirketin ...'da bulunması nedeniyle 06/07/2021 ve 30/07/2021 tarihli ihracat ve gümrük beyannameleri ile satış için diğer gerekli evrakları hazırlamıştır. Davacı ile dava dışı şirket ... teslim şeklinde anlaşmıştır. ... teslimde, başka bir anlatımla iş yerinde teslim anlaşması uyarınca, davacı şirket satıma konu tüm malları fabrikasında teslime hazır şekilde bulunduracak, dava dışı alıcı firma ise davacının iş yerinde bu malları teslim alarak taşımadan doğan tüm risk ve masrafları üstlenip, taşımayı kendisi yahut kendisi tarafından tayin edilen başka bir nakliye firmasıyla sağlayacaktır. Dava dışı şirket, ... teslim anlaşması sebebiyle, satım sözleşmesine konu malları davacının iş yeri adresinden teslim alınması ve taşınması hususunda davalı ...A.Ş. ile anlaşmıştır. Ayrıca, davacı şirket (satıcı), malların satışı ve yurt dışına ihracına yönelik dava dışı ... A.Ş. nezdinde sigorta sözleşmesi akdetmiş, bu kapsamda ortaya çıkabilecek riskleri ve muhtemel zararını sigorta teminatı altına almıştır.
Davacı satıcı, dava dışı alıcı şirketin belirlediği davalı nakliye şirketine malları iş yerinde teslim etmiştir. Ancak, satım sözleşmesi uyarınca dava dışı alıcı şirket malların bedelini ödememiştir. Bu durum üzerine davacı, sigorta sözleşmesi kapsamında zararının tazmini için alacak sigortası sebebiyle dava dışı ...'a başvuruda bulunmuştur. Ayrıca davacı satıcı, dava dışı alıcıya teslim edilmeyen mallar varsa, zararını en aza indirmek için davalı taşıyıcı firma ile irtibat kurmuş, malları geri almak istediğini bildirmiştir. Bu aşamada, davalı taşıyıcı, toplam üç sevkıyattan ikisinin tamamlandığını ve malların dava dışı alıcıya teslim edildiğini, ancak son sevkıyatın tamamlanmadığını ve bu malların ...' da bir depoda bulunduğunu davacıya beyan etmiş / bildirmiştir. Davacı ile dava dışı ... arasında yapılan görüşmeler ve mail yazışmaları uyarınca, teslimi tamamlanan iki sevkıyatın mal bedellerinin / alacak zararının ve son sevkıyata ilişkin malların geri teslim alınması halinde son sevkıyatın nakliye gidiş masraflarının da dava dışı sigorta şirketi tarafından karşılanacağı davacı şirkete bildirilmiştir. Bu hal üzerine davacı satıcı, zararını en aza indirmek için, son sevkıyata konu malların kendisine geri teslim edilmesine yönelik nakliye masraflarını karşılamak kaydıyla, davalı ile görüşme sağlamış, davalı taraf ...'da depoda bekleyen ve teslimi yapılmayan son sevkıyat malların ...'a getirilmesi ve davacı şirkete teslim edilmesi için 7.200,00 Euro ödemesi gerektiğini davacıya bildirmiştir. Davacı, zararını en aza indirmek için teslimi tamamlanmayan son sevkıyat malların kendisine geri teslim edilmesi amacıyla Sırbıstan'da bir depoda bulunduğu davalı tarafından kendisine bildirilen malları geri getirme bedeli olarak davalıya 25/01/2022 tarihinde 7.200,00 Euro ödemede bulunmuştur.
Teslimi tamamlanan ilk iki sevkıyattaki malların ürün bedelleri ile son sevkıyatın nakliye gidiş masraflarının,, hasılı mevcut zararlarının tazmini için davacı, sigorta şirketine başvuruda bulunmuştur. Bu aşamada, davacı, davalı şirketten teslimini tamamladığı malların ... belgesini ve gümrük evraklarını istemiştir. İşte bu noktada, davalı taraf ... belgesi veremeyeceğini, malların dava dışı alıcıya ve ...'a hiç götürülmediğini, alıcı firmadan nakliye hizmet bedellerini alamadıkları için diğer iki sevkıyatın önce ...'a daha sonra ...'a geri getirdiklerini, son sevkıyatın ise hiç yurt dışına çıkarılmadığını mail yazışmalarıyla açıkça beyan etmiş, akabinde davacı diğer iki sevkıyatla ilgili noter kanalıyla gümrük belgelerini talep edince, davalı şirket bu sefer malları aslında hiç Türkiye dışına çıkarmadığını ve ...'da bir depoda bulunduğunu beyan etmek zorunda kalmıştır. Şu halde, davalı şirketin dava dışı alıcı şirkete ulaşamaması, dava konusu olmayan başka taşımalar sebebiyle halen dava dışı alıcıdan tahsil edemediği ücret alacaklarının bulunması, bu firmanın adresinde bulunmaması ve ticaretini terk ettiği davacıya bildirilerek teslim aldığı malları yurt dışına götürmediği sübuta ermiştir. Hemen belirtmek gerekir ki, davacının sigorta şirketine yaptığı başvuru, malların hiç yurt dışına çıkarılmaması ve fiilen ihracı söz konusu olmadığından sigorta teminatı dışında kalmış, davacıya sigorta sözleşmesi uyarınca teminat dışı hal sebebiyle herhangi bir ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır. Esasen, buraya değin anlatılan hususlar hakkında taraflar arasında ihtilaf yoktur.
Davacı, hile yapılarak kandırıldığını, taşıma masraflarının kendisinden haksız şekilde tahsil edildiğini, ödemiş olduğu 7.200,00 Euro'nun taşıma ücretinin iadesini talep ederken; davalı taraf dava dışı alıcının ödeme yapmadığını, bu nedenle malların yurt dışına çıkarılmadığını ve nakliye bedelinin iade edilmeyeceğini, ayrıca malların muhafazası sebebiyle depoda saklanmasından ötürü 5.900,00 Euro saklama masraflarından davacının sorumlu olduğunu savunmaktadır.
Uyuşmazlığın temeli, davacının taşıma ücretinin iadesini isteyip isteyemeyeceği, davalının da depolama ücretini talep edip edemeyeceği noktasında toplanmaktadır. Meselenin halli, teknik bilgi ve uzmanlık gerektirdiğinden alanında yetkin bilirkişilerden bir heyet oluşturularak bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Hemen belirtmek gerekir ki, alanında uzman bilirkişi kurulu tarafından dosyaya sunulan 04/04/2023 tarihli bilirkişi raporu ayrıntılı, gerekçeli, tarafların ve Mahkemenin denetimine elverişli olup, bilimsel yönden yapılan açıklamaların isabetli olduğu, rapor içeriğinde yasal geciktirici nedenlerin ayrıca gösterildiğinden mahkememizce rapor içeriği de denetlenerek hükme esas alınmıştır.
Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda kapsamlı olarak vurgulandığı üzere; somut olayda, davacının gönderen, davalının taşıyıcı sıfatına sahip olduğu, exwork teslim anlaşmasının davacı satıcı ile dava dışı alıcı arasında ve satış sözleşmesi için hüküm ifade ettiği, satış sözleşmesine taraf olmayan davalı taşıyıcı için exwork teslim anlaşmasının bağlayıcı olmadığı, her iki tarafın anlatımları ve dosya kapsamı itibariyle dava dışı alıcıya ulaşılamaması ve alıcının iş yerini terk etmesinin 6102 s.
TTK 869. maddesi uyarınca teslim engeli oluşturduğu, ancak teslim engelinin davalı taşıyıcının riziko alanına girmeyen bir durumdan kaynaklandığı, satıma konu malların alıcıya teslim edilememesi ve depoda saklanması sebebiyle talimat verme yetkisinin halen davacı gönderene ait olduğu, buna karşılık verilecek talimat uyarınca davalı taşıyıcının masraflarını davacı taraftan talep edebileceği (TTK m. 868 - 869.), davacının eşyanın iadesi talimatı vermesi üzerine davalının alıcıdan tahsil edilemeyen ilk iki sevkıyat ile üçüncü son sevkıyat ve iade taşıması için davacı taraftan toplam 7.200,00 Euro taşıma ücretini tahsil ettiği, davalı taşıyıcıdan kaynaklanmayan teslim engeli sebebiyle kural olarak davalının taşıma ücretini masrafları istemeye hakkı bulunsa da; somut olayda davalı taşıyıcının eşyayı ve yükü ...' dan hiç çıkarmadan teslim engelini fark ettiği / bildiği, zira mail yazışmalarıyla sabit olduğu üzere davalı taşıyıcının başka taşımalar sebebiyle dava dışı alıcıdan taşıma ücretlerini öncesinde de tahsil edemediği, yine davalının mail cevaplarında dava dışı alıcı firmaya ulaşılamadığını, ticareti ve iş yerini terk ettiğinin davacı tarafa beyan edildiği, bu sebeplerle davalı taşıyıcı tarafından eşyanın ve yükün hiç yurt dışına çıkarılmadığı ve ...'da bir depoda saklandığı, ayrıca davalının taşıma ücretini tahsil etmek için davacı gönderene eşyalar ve yükle ilgili yanlış ve yanıltıcı beyanlarda bulunduğu, malları yurt dışına hiç ihraç etmediği halde ihraç etmiş gibi beyanda bulunarak davacı göndereni aldattığı, davacının bu yanlış ve yanıltıcı beyanlar sebebiyle gerekli ... transit refakat ve gümrük belgelerini ibraz edemediğinden sigorta tazminatını alamadığı, bilindiği üzere davacının sigorta tazminatını almak için yaptığı başvurunun esasen artık taşıma sözleşmesinin feshi mahiyetinde olduğu, taşıma sözleşmesinin davacı gönderen tarafından feshedilmesi halinde davalı taşıyıcının 6102 s.
TTK 865/2- a, b. maddeleri uyarınca seçimlik hakka sahip olduğu, davalı taşıyıcının hem taşıma ücretlerini hem de depolama / saklama ücretini talep ettiğinden TTK 865/2-a. maddesindeki seçimlik hakkını talep ettiği, anılan Yasa hükmü uyarınca davalının sözleşmenin feshi halinde elde ettiği menfaat ile kötü niyetli olarak elde etmeyi ihmal ettiği menfaat ve yapmış olduğu tüm tasarrufların mahsup edilerek kalan bakiyenin davacı tarafa ödenmesi gerektiği, üç sevkıyat ve son iade taşıması sebebiyle tahsil edilen toplam 7.200,00 Euro taşıma ücretinin her bir sevkıyatın ve taşımanın 7.200,00 Euro / 4 = 1.800,00 Euro olması gerekeceği, bu itibarla ilk iki sevkıyatta CMR hükümlerine göre taşıma ücretlerinin dava dışı alıcıdan tahsil edileceği kararlaştırılmış olduğundan davalının ancak bu sevkıyatları alıcısına teslim etmesi halinde mallar üzerinde hapis hakkını kullanabileceği ve taşıma (navlun) ücretini talep edebileceği, malları teslim etmeden taşıma ücretini isteyemeyeceği ve hapis hakkını kullanamayacağından davacının taşıma sözleşmesinin feshinin haklı sebebe dayandığı, ilk iki sevkıyat için 1.800,00 Euro x 2 = 3.600,00 Euro taşıma ücretinin davalı taşıyıcının elde etmeyi ihmal ettiği menfaat olarak davacı tarafa iadesi gerektiği, kaldı ki dosya içerisinden bu iki sevkıyata ilişkin taşıma ücretinin dava dışı alıcıdan ayrıca tahsil edilip edilmediğinin de belirlenemediği, üçüncü sevkıyatın ... arasında gerçekleşmesi sebebiyle tüm sevkıyatın yarısı oranında yani 1.800,00 Euro / 2 = 900,00 Euro için taşıma ücretinin söz konusu olacağı, davalı taşıyıcının dava dışı alıcıya ulaşamaması sebebiyle mallarına yurt dışına ihraç etmeyip tasarruf ettiği bu gideri de iade etmesi gerektiği, ayrıca iade ve geri geri götürme bakımından somut olayda (mallar yurt dışına çıkarılmadığı için) ... - Türkiye arasında iade taşıması yapılmadığından 1.800,00 Euro'nun da iade edilmesi gerekeceği, nihayetinde davacının 3.600,00 Euro + 900,00 Euro + 1.800,00 Euro olmak üzere toplam 6.300,00 Euro taşıma ücretinin iadesini talep edebileceği kanısına varılmıştır. Başka bir anlatımla, davalı taşıyıcı 6102 s.
TTK 865/2-a. maddesi hükmü uyarınca yalnızca son sevkıyata ilişkin ... arasında ve yurt içinde gerçekleştirdiği 900,00 Euro taşıma ücretini davacı gönderen taraftan talep edebileceği, bu halde toplam tüm sevkıyatlar ve iade (geri getirme) için tahsil ettiği 7.200,00 Euro taşıma ücretinden, hak ettiği yurt içi taşıma ücreti mahsup edildiğinde 7.200,00 Euro - 900,00 Euro = 6.300,00 Euro taşıma ücretini haksız şekilde davacı taraftan tahsil ettiğinden iade etmesi kanaatine varılmıştır.
Davalı yasal süre içerisinde cevap dilekçesini sunmamış, mahkememizce eski hale getirme talepleri yasal gerekçelerle reddedilmiş ise de, davalı taraf malların muhafazası için depoda saklanıldığını 5.900,00 Euro masraf yapıldığını cevap dilekçesinde beyan etmiştir.
Mahkememizce eksik tahkikat yapılmaması adına bu yöndeki savunmaları karşılanmış, ayrıca hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda değerlendirilmiş ve mütalaa da hazırlanmıştır. Ayrıca, çelişmeli yargılama ilkesine uygun olarak bu yöndeki savunmanın da mahkememizce tartışılması ve değerlendirilmesi zorunludur.
Az yukarıda detaylı olarak açıklandığı üzere; davacı gönderen tarafından taşıma sözleşmesinin feshedilmesi sebebiyle davalı taşıyıcının 6102 s.
TTK 865/2-a. maddesi uyarınca seçimlik hakkını kullandığı, bu bağlamda anılan yasa hükmü uyarınca ve kural olarak taşıma ücretleri ile birlikte tazmini gereken giderler kapsamında depolama ücretini de davacıdan isteyebileceği; ancak somut olayda eşyanın ve yükün daha ...'dan hiç çıkarılmadan ve yurt dışına ihracı gerçekleştirilmeden dava dışı alıcının malı teslim almayacağı, zira daha önceki ve aynı dava dışı alıcıya yapılan başka taşımalar sebebiyle davalının taşıma ücretlerini tahsil edemediği, dava dışı alıcının ticareti ve iş yerini terk ettiği, hasılı teslim engelini davalı taşıyıcının bildiği, bu halde CMR Konvansiyonun 12/1. ile 14/1.maddeleri uyarınca yüke ilişkin tasarruf yetkisinin davacı gönderene ait olduğu, davalı taşıyıcının bu halde davacı taraftan yükle ilgili açık talimat alması gerektiği, ne var ki dava dosyasında davalı taşıyıcının bu yönde açık bir talimat almadığı, hatta davacı gönderene eşya ve yükle ilgili haber dahi vermediği, tam aksine yük ve eşya ilgili talimat almaksızın kendi inisiyatifi ile malları depoladığı, bu halde CMR Konvansiyonun 16/1.maddesi uyarınca depolama ücretini davacıdan talep edemeyeceği sonucuna varılmıştır. Kaldı ki, davalı taşıyıcı davacının yüke ilişkin tasarruf yetkisini kullanmasını istemek, durumu ona haber vermek ve açık talimatını almak bir yana, davacıya yanlış ve yanıltıcı beyanlarda bulunarak aldatmış, bu suretle dava dışı alıcıdan tahsil etmesi gereken taşıma ücretini davacıdan tahsil etmiştir. Açıklanan nedenle, CMR Konvansiyonu hükümleri uyarınca davalının depolama ücretini davacıdan isteyemeyeceği kanısına varılmış, bu gerekçelerle bilirkişi raporuna yönelik itirazları da reddedilmiştir. Son olarak, davalı depolama ücretine yönelik olarak davacı tarafa 5.900,00 Euro fatura düzenlemiş, ancak davacı taraf yasal süre içerisinde ve noter kanalıyla faturaya itiraz etmiştir. Hasılı, davacı taraf depolama ücreti faturasını kayden ve muhasebesel açıdan dahi benimsememiştir.
Yapılan açıklamalar karşısında; mahkememizce hükme esas alınan 04/04/2023 tarihli bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda davacının, davalı taşıyıcıdan 6.300,00 Euro taşıma ücretinin iadesini isteyebileceği, davalı taşıyıcının ise depolama ücretine yönelik masrafları davacı taraftan talep edemeyeceği kabulüne ve kanaatine varılarak davanın kısmen kabul kısmen reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile;
1.6.300 Euro alacağın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,
Alacak miktarına (6.300 Euro) dava tarihi olan 06/06/2022 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/A maddesi gereğince devlet bankalarının (Euro cinsinden) yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizin UYGULANMASINA,
2.Kabul edilen dava değeri (6.300 Euro'nun dava tarihindeki kur karşılığı = 112.000,83 TL ) üzerinden alınması gereken 7.650,77 TL harçtan başlangıçta peşin alınan 2.185,94 TL harcın mahsubu ile eksik kalan bakiye 5.464,83 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3.Davacı tarafından yatırılan 2.185,94 TL peşin harç, 4.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 549,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 6.734,94 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 5.893,07 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kalan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4.Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (112.000,83 TL) üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. maddesi uyarınca belirlenen 17.920,13 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5.Davalı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri (16.000,12 TL) üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2. maddesi uyarınca hükmedilecek vekalet ücretinin reddedilen dava miktarını geçmemek koşulu ile belirlenen 16.000,12 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
6.6183 sayılı Kanuna göre dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk sarf ücretinin tarafların haklılık durumlarına göre;
a)1.365,00 TL'sinin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
b)195,00 TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
7.HMK' nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ancak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekiline İADESİNE,
Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 04/10/2023
Katip
(e-imzalıdır)
Hakim
(e-imzalıdır)