10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili sunduğu dava dilekçesi ile;
Davalı tarafın .... İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı dosyası üzerinden müvekkil aleyhine ilamsız takip başlattığını, ödeme emrinin mernis adresine tebliğ edildiğini ve takibin kesinleştiğini, davalı tarafın ilamsız takibin mesnedi olarak "01.05.2015 tarihli ... Sözleşmesi" ni gösterdiğini, sözleşme incelendiğinde sözleşmenin borçlusu müvekkil değil, ... ... A.Ş. olduğunu, müvekkilin ise 02.11.2015 tarihine kadar şirketin yönetim kurulu başkanı olarak görev yaptığını, müvekkilin halihazırda şirkette hiçbir görev almadığını hissedar da olmadığını, takip alacaklısının, takip talebinde şirketin eski yetkilisi olan müvekkili borçlu olarak gösterdiğini, davalı tarafın anonim şirketten olan alacağını tahsil etmek için hukuki yola başvurduğunda bu şirketin yetkilisine husumet yöneltemeyeceğini, müvekkilin, anonim şirket yetkilisi olarak şirketin borçlarından şahsi olarak sorumlu olmadığını, Türk Ticaret Kanunu ve sair yasal mevzuatın buna izin vermediğini, davalının takip talebinde sözleşmenin borçlusu olan şirkete karşı icra takibi başlatmak yerine müvekkili borçlu imiş gibi göstererek haksız bir hukuki işlemde bulunduğunu, takibin kesinleşmesi üzerine de müvekkile ait gayrimenkule haciz konularak satışa hazırlık işlemlerine başladığını, müvekkilin, borcu olmadığı halde mülkiyetinde bulunan evini kaybetme tehlikesine düştüğünü, müvekkil ile takip alacaklısı davalı arasında hiçbir ticari veya hukuki ilişki olmadığını, dolayısıyla müvekkilin davalı alacaklıya hiçbir borcu bulunmadığını, davalı alacaklının, takip talebinde, alacağın dayanağı olarak "01.05.2015 tarihli ... Sözleşmesi" ni gösterdiğinden, bu sözleşmede de müvekkil hiçbir surette şahsen taraf olmadığından müvekkilin davalı takip alacaklısına borçlu olmadığının tespiti ile haksız takibin iptali için huzurdaki davayı ikame etmek zarureti hasıl olduğunu, müvekkilin davalı alacaklıya takip talebinde belirtilen sözleşmeden ve sözleşmeye dayanarak yapılan icra takibinden kaynaklanan bir borcu olmadığının tespitine, icra takibinin müvekkil yönünden iptaline, davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesi ile; Müvekkilin .... İcra Müdürlüğü’nün 2022/... E. sayılı dosyası üzerinden davacı aleyhine ilamsız takibi başlattığını, ilamsız takibin mesnedi olarak “01.05.2015 tarihli ... Sözleşmesinin” gösterildiğini, sözleşme incelendiğinde görüleceği üzere sözleşmenin borçlusunun davacı değil ... ... A.Ş. ("...") olduğunu, davacının 02.11.2015 tarihine kadar şirketin yönetim kurulu başkanı olarak görev yaptığını, halihazırda şirkette hiçbir görev almadığını, hissedar da olmadığını, davacının anonim şirket yetkilisi olarak şirketin borçlarından şahsi olarak sorumlu olmadığını, davacının müvekkil borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin iptali talep edildiğini, davacı yanın dava dilekçesinde yer alan tüm iddiaları haksız ve mesnetsiz olduğundan, huzurdaki davanın reddi gerektiğini, müvekkil şirketin Azerbaycan Cumhuriyeti'nin devlet uzay ajansı olan ve merkezi Azerbaycan'da bulunan ... olduğunu, ...'un dünya yörüngesinde bulunan uyduları ile televizyon dünyasında faaliyet gösteren birçok ulusal ve uluslararası firmaya yıllardır uydu hizmeti sunduğunu, müvekkil şirketin sahip olduğu yüksek teknoloji, uydular ve telekomünikasyon alanındaki derin tecrübesiyle dünya çapında hizmet sunduğunu, somut olayda müvekkilin davacının hem ortağı hem de yetkilisi olduğu ... ... Yayıncılığı Anonim Şirketi ("...") ile bir ... Kapasitesi Kira Sözleşmesi akdetmiş olduğu ..., müvekkilin söz konusu sözleşmesel ilişki gereği sunduğu hizmetler için 2015 yılının Temmuz, Ağustos ve kısmen Eylül ayları boyunca ödemesi gereken toplam 11.100,00 USD’yi müvekkile ödemediğini, müvekkil tarafından öncelikle .... İcra Müdürlüğü nezdinde ... E. sayısı ile bir ilamsız icra takibi başlatıldığını, dosya kapsamında yapılan mal varlığı sorgulamalarında ... üzerinde hiçbir mal varlığı bulunamadığını, keza ...’ın ne alacaklı olduğu bir icra dosyasına ne de banka hesaplarında herhangi bir meblağa rastlanmadığını, tek pay sahipli bir anonim şirket olan ... şirketinin halihazırdaki tek ortağı olan ... tarafından şirketin içi boşaltılmak suretiyle alacaklılardan mal kaçırıldığınin açık olduğunu, hukuk düzenince asla korunmayacak olan kötü niyetli işbu tavrın tam da tüzelkişilik perdesinin kaldırılması kurumuna konu olacağı izahtan vareste olduğunu, an işbu haksız ve mesnetsiz davanın tüm talepler yönünden esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda: Dava; Davalı tarafça .... İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibin dayanağı olarak "01.05.2015 tarihli ... Kapasite Kira Sözleşmesi"nin gösterildiği, alacağın dayanağı ... Kira Sözleşmesinde davacının şahsen taraf olmadığından bahisle davalı takip alacaklısına borçlu olmadığının tespitine dair açılan menfi tespit davasıdır. .... İcra Müdürlüğü nezdinde ...
E. Sayısı dosyasında ise dava dışı sözleşmeyi imzalayan ...
şirketi aleyhine takip yapıldığı, takibin semeresiz kalması nedeniyle .... İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı dosyası üzerinden davacı aleyhine tüzel kişilik perdesinin kaldırılması gereğince davalı alacaklı tarafından yeniden takip yapıldığı anlaşılmıştır.
HMK'nın 114. Maddesinde görevin dava şartı olduğu belirlenmiş, 115. maddesinde de dava şartlarının mevcut olup olmadığının davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılacağı ilkesi getirilmiştir.
HMK'nın 4. Maddesinin (a) bendinde kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıklara konu olan davalar ile bu davalara karşı açılan davaların Sulh Hukuk Mahkemesi'nde görüleceği düzenleme konusu yapılmıştır.
Uyuşmazlık konusunun temelinin, dava dışı şirket ile davalı arasındaki "... Kapasite Kira Sözleşmesi"ne ve bu sözleşme gereğince 2015 yılı 7. , 8. Ay ile kısmen 9. Ay kira bedellerinin ödenmediği iddiasına dayandığı anlaşılmakla uyuşmazlığın Sulh Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekeceğinden davaya bakma görevi Sulh Hukuk Mahkemelerine ait olduğundan davacının davasının görev nedeni ile usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden REDDİNE,
2.Mahkememiz kararı kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
3.HMK'nun 331/2 maddesi gereğince harç ve yargılama giderleri konusunda görevli ve yetkili mahkemece karar verilmesine, Dair, tarafların yokluğunda tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 26/09/2023 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)