8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2022/5490 E. , 2023/852 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine İlk Derece Mahkemesinin 01.06.2016 tarihli ek kararı ile temyiz talebinin reddine karar verilmiş; İlk Derece Mahkemesince verilen 01.06.2016 tarihli ek kararın davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 26.03.2021 tarihli ve 2017/4549 Esas, 2021/2823 Karar sayılı ilamı ile ek kararın onanmasına karar verilmiştir.
Davalı ... tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
1.Kadastro sırasında, ... ili ... ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 101 ada 125 ve 197 parsel sayılı 39.923,50 ve 9.199,90 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar ... ve müşterekleri, 101 ada 154 parsel sayılı 10.842,53 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ..., 111 ada 24, 126 ada 4 ve 6 parsel sayılı 4.877,62, 22.338,15 ve 9.206,23 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar ise ... adına irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tespit edilmiştir.
2.Davacı ..., çekişmeli taşınmazların müşterek muristen intikal ettiği ve mirasçılar arasında terekenin taksim edilmediği iddiasına dayanarak dava açmıştır. II. CEVAP
Davalı ..., davacının taşınmazlarda miras payı olduğunu, taşınmazların büyük dedeleri İbrahim'den kaldığını, mirasçılardan bir kısmı ile sözleşme yaparak hisselerini devraldığını, bu şekilde taşınmazların %75'ini aldığını, hisse devri yapılmayan diğer mirasçıların ise kendi aralarında yaptıkları taksim gereği bu taşınmazlarda hisse sahibi olmadıklarını savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı yazılı kararı ile "... kök muris İbrahim'den kalan davalı taşınmazların, tüm mirasçılarının üzerinde mutabık olduğu bir taksime tabi tutulmadığı, ...mirasçısı olan muris ... ve onun kızı olan davacının miras terekesinde haklarının bulunduğu kabul edilerek, davanın ... ve mirasçılarının hissesi yönü ile kabulüne, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, çekişmeli taşınmazların payları oranında ... ve müşterekleri adına tesciline ..." karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur.
2.İlk Derece Mahkemesinin 01.06.2016 tarihli ek kararı ile davalı ...'un temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
3.İlk Derece Mahkemesinin ek kararına karşı, davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç Yargıtay (Kapatılan) 16.
Hukuk Dairesinin 26.03.2021 tarihli ve 2017/4549 Esas, 2021/2823 Karar sayılı kararıyla ek kararın onanmasına karar verilmiştir.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı ...
karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davalı ... karar düzeltme dilekçesinde, temyiz dilekçelerini tekrarla, gerekçeli kararın kendisine usulünce tebliğ edilmediğini, savunma hakkının kısıtlandığını, gerekçeli kararın 7201 sayılı Kanun'un 21/2 nci maddesine göre tebliğ edildiği tarihte kendisinin yurt dışında olduğunu, buna ilişkin belgeleri dilekçesine eklediğini ileri sürerek, Dairenin onama kararının düzeltilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Taraflar arasındaki uyuşmazlık, taşınmazların evveliyatının esasen kime ait olduğu ve mirasçılar arasında paylaşım yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 13, 14, 15 inci maddeleri, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 10 uncu maddesi, 21 inci maddesi 1 inci ve 2 nci fıkraları.
3.Değerlendirme
1.Tebligat, 7201 sayılı Kanun'un 10/1 inci maddesi gereğince muhatabın bilinen en son adresinde yapılır. Aynı maddenin 2 nci fıkrasına göre ise, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat bu adrese yapılır. Dolayısıyla, muhataba önce bilinen en son adresi esas alınarak tebligat çıkartılmalı, bu tebligat yapılırken 7201 sayılı Kanun'un 21/1 inci maddesi hükmü göz önüne alınmalı, adres tebligata elverişli değilse ya da tebligat yapılamazsa o zaman adres kayıt sistemindeki adresine önce MERNİS şerhi düşülmeksizin tebligat çıkartılmalı, bila ikmal dönmesi durumunda aynı adrese MERNİS adresi olduğuna ilişkin şerh de düşülmek suretiyle 21/2 inci madde uyarınca tebligat yapılmalıdır.
Somut olayda ise; gerekçeli karar davalı ...''un MERNİS adresine 30.03.2016 tarihinde tebligat evrakına da MERNİS adresi olduğu şerhi yazılarak ".. Gültepe Mahallesi Nergis Sokak no:11 iç kapı no:2 Merkez/..." adresine tebliğ edilmiştir. Dosya kapsamına göre davalının bilinen son adresi ise "Gültepe Mahallesi Nergis Sokak no:7" olup MERNİS adresi ile bilinen son adresinin aynı olduğundan bahsedilemez.
Buna göre muhatabın bilinen son adresine tebligat yapılmaksızın; 7201 sayılı Kanun'un 10/2 nci maddesi hükmü göz ardı edilmek suretiyle doğrudan 21/2 nci maddesine göre yapılmış olması nedeniyle yapılan tebligatın usul ve kanuna uygun olmadığı bu kez yapılan inceleme neticesinde anlaşıldığından, Dairenin ek kararın onanmasına ilişkin kararı ile İlk Derece Mahkemesinin 01.06.2016 tarihli ek kararının kaldırılmasına karar verilerek, 24.02.2016 tarihli asıl karara yönelen temyiz itirazlarının incelenmesine geçilmiştir.
2.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ...'un aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3.Her ne kadar davalı tarafça çekişmeli taşınmazların 1906 da ölen kök muris İbrahim'den intikal ettiği iddia edilmiş ise de; İlk Derece Mahkemesince yapılan keşif, alınan mahalli bilirkişi ve tanık beyanları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; çekişmeli taşınmazların bilinen en eski malikinin davacı ve davalı taraflar 1944 yılında ölen müşterek murisleri ... olduğu; muris ...'un terekesinin taksim edilmediği anlaşılmaktadır. Ayrıca dava mirasçılar arasında görülmekte olduğuna ve mirasçılar arasında pay devrinin her zaman mümkün bulunmasına göre; mahkemece çekişmeli taşınmazlarda davacı ...'ın muris (1944'te ölen) ...'dan kendisine düşecek miras payının davacıya verilmesi; bakiye payların ise tespit maliki/malikleri adına tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup davalı (...... oğlu) ...'un temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş, İlk derece Mahkemesi kararının bu nedenle bozulmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
1.Yukarıda (V.C.3.1) no.lu bentte yazılı nedenlerle davalı ...'un karar düzeltme talebinin kabulü ile Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 26.03.2021 tarihli ve 2017/4549 Esas, 2021/2823 Karar sayılı ek kararın onanmasına ilişkin kararı ile İlk Derece Mahkemesinin 01.06.2016 tarihli ek kararının KALDIRILMASINA,
2.Yukarıda (V.C.3.2) no.lu bentte yazılı nedenlerle davalı ...'un 24.02.2016 tarihli asıl karara yönelen diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
3.Yukarıda (V.C.3.3) no.lu bentte yazılı nedenlerle temyiz olunan İlk Derece Mahkemesinin 24.02.2016 tarihli asıl kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
İstek halinde peşin harcın karar düzeltme isteyene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,21.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.