Aramaya Dön

5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2022/462
Karar No
K. 2023/752
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/462 Esas
KARAR NO: 2023/752
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 17/05/2022
KARAR TARİHİ: 25/09/2023
KARAR YAZIM TARİHİ: 09/10/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ile davalı arasında ticari alım-satım ilişkisi söz konusu olduğunu, davalı şirketin verdiği çeklere istinaden kur farkından dolayı iki adet kur farkı faturası ikame edildiğini, ilk olarak davalı şirkete ... Seri Nolu 26/12/2021 Keşide Tarihli 48.000 TL Bedelli Çeke İstinaden Kesilen 44.905,29 TL'lik Kur Farkı Faturası, ardından da ... Seri Nolu 29/01/2022 Keşide Tarihli 48.000 TL Bedelli Çeke İstinaden Kesilen ... Nolu 2.417,47 TL'lik Kur Farkı Faturası kesildiğini ve davalı şirkete gönderildiğini, müvekkil şirket tarafından borçluya satış faturaları düzenlendikten sonra borçlu tarafından müvekkil şirkete fatura içeriğine herhangi bir itirazda bulunulmadığı gibi fatura bedeli ödemeler de yapılmadığını, cari hesap ekstresindeki borç bakiyesi olan 47.322,76 TL alacağın tahsili için 08.04.2022 tarihinde Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, 22.04.2022 tarihinde borca itiraz edildiğini itirazın haksız ve hukuksuz olduğunun ileri sürerek; itirazın iptaline, takibin devamına, %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı tarafın çek ile yapılan ödemeler için kur farkı talep edemeyeceğini, taraflar arasında kur farkı talebine ilişkin herhangi bir sözleşme bulunmadığını, davacı tarafından düzenlenen faturaların iade faturası olarak geri iade edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE; Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.

Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 47.322,76-TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.

Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; ''Davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği satış faturalarının davalı iade faturası düşüldükten sonra bakiye tutarının toplam 96.796,87 TL olduğu, davalı tarafın davacı tarafa düzenlediği çek tutarının toplam 96.000,00 TL olduğu, Aradaki farkın 796,87 TL olarak davacı lehine olduğu, takip tarihi itibariyle, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında davalı taraftan 796,91 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında davacı tarafa 796,95 TL borçlu olduğu, taraflar arasında 0,04 TL yuvarlama küsurat tutarı dışında cari hesap farkının bulunmadığı, davacı tarafın kur farkı/değerlemesi yapabilmesine yönelik durumu ispat etmesi gerektiği, davacı tarafın takip tarihi itibariyle davalı taraftan 796,91 TL alacaklı olduğu...'' şeklinde tespit ve rapor edilmiştir.

Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.

Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).

Davacı tarafından davalıya düzenlenen faturalara, davalının yasal süre içerisinde yapmış olduğu itiraz bulunmamaktadır. Her iki tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla defterler hükme esas alınmıştır.

Toplanan delillerle yapılan yargılama sonucunda; mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda satış faturalarının davalı iade faturası düşüldükten sonra bakiye tutarının toplam 96.796,87 TL olduğu, davalı tarafın davacı tarafa düzenlediği çek tutarının toplam 96.000,00 TL olduğu, Aradaki farkın 796,87 TL olarak davacı lehine olduğu, takip tarihi itibariyle, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında davalı taraftan 796,91 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında davacı tarafa 796,95 TL borçlu olduğu, taraflar arasında 0,04 TL yuvarlama küsurat tutarı dışında cari hesap farkının bulunmadığı, Yargıtay ... HD ... Esas, ... Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere davacıya verilen çeklerin bedeli faturalar ile uyumludur. Çekler ifa yerine geçmek üzere verilmiştir. Davacının çekleri teslim alırken herhangi bir ihtirazi kayıtta bulunduğu iddia ve ispat edilmiş değildir. Bu durumda davacıya çek ile yapılan ödemeler ifa yerine geçen ödeme mahiyetinde olduğundan davacının kur farkı adı altında bir talepte bulunamayacağı anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının reddine karar verilmiştir.

Reddedilen bu kısım yönünden davacı tarafın kötüniyeti ispatlanamadığından kötüniyet tazminatına hükmedilmemiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının REDDİNE,

2.Yasal koşulları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,

3.Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 269,85-TL ilam harcından peşin alınan 808,16-TL harcın mahsubu ile bakiye 538,31-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

4.Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

5.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17900 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,

6.HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine Dair, taraf vekillerinin Yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar verildi. 25/09/2023 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog