1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/418 Esas - 2022/42
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
T.C.
ADANA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
YARGILAMANIN YENİLENMESİNİ
TALEP EDEN : ... LTD ŞTİ - ...
Yargılamanın yenilenmesini talep eden .... Ltd. Şti. Vekili tarafından sunulan mahkememizin 24/03/2010 tarih 2007/... E. 2010/... K. Sayılı kararının yargılamanın yenilenmesi yolu ile kaldırılması talebini içeren dilekçe mahkememize gelmekle, yukarıdaki esasa kaydedilerek, dilekçe incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Yargılamanın yenilenmesini talep eden vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı müvekkili arasında imzalanan 05/01/2006 tarihli protokolden kaynaklanan ihtilafın mahkememizin 24/03/2010 tarih 2007/... E. 2010/...
K. Sayılı kararı ile sonuçlandığını ve kesinleştiğini, ancak dava dosyasının Yargıtay temyiz incelemesine gönderildikten ve onama hükmünün verildiği 12/06/2012 tarihinden önce 05/09/2011 tarihinde dava konusu maden sahasının (kalker ocağı) müvekkili ... tarafından bedeli mukabilinde ve Yargıtay'da devam eden temyiz incelemesi sonucunun ne olduğuna bakılmaksızın onama bozma işletilmesine dair bir protokol imzalandığını, müvekkili şirketin işbu protokole dayalı olarak dava konusu maden sahasında işletme ve üretim faaliyetlerine başlamış ve işletme yaptığı sürece ... A.Ş ne protokol ile belirlenen 500.000 TL sini işbu protokolde belirtilen şekilde ödemeye başladığını ancak daha 2 yıllık süre dolmadan Yargıtayca verilen 12/06/2012 tarihli onama kararını takiben ... A.Ş ...'ne başvurarak taraflar arasındaki 05/09/2011 tarihli protokol hükümlerine aykırı olarak müvekkili şirketin faaliyetlerinin sonlandırılmasını sağladığını, müvekkili şirketin ... A.Ş aleyhine 05/09/2011 tarihli protokole aykırılıktan kaynaklanan zararlarının tazmini için halen Adana 3.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/...
E. Adana 4.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/...
E. Sayılı dosyalarından devam ettiğini, ...
A.Ş nin ...nden dava konusu sahaya ilişkin olarak kendi adına mermer değil kalker ocağı işletme ruhsatı aldığını öğrendiklerini, dava konusu sahada halen kalker üretimi yaptığını, ... A.Ş nin müvekkiline karşı hileli davranışta bulunarak müvekkilinin iyi niyetini suistimal ettiğini ve davaya konu ilk protokolün imzalandığı 05/01/2016 tarihinde davaya konu maden sahasının mermer ocağı işletmesi yapılmasına uygun olmadığını bilmesine rağmen protokole aykırı davranıldığı gerekçesi ile mahkememizden protokölün feshi ile maden sahasının ... AŞ ne aidiyietine karar verilmesini talep ettiği, yapılan yargılama sırasında bu husus hiçbir şekilde inceleme ve değerlendirme konusu yapılmadan ... A.Ş lehine verilen hükmün kesinleştiğinden bahisle mahkememizin 24/03/2010 tarih ve 2007/... E 2010/...
K. Sayılı kararının kaldırılarak yargılamanın yenilenmesine karar verilmesi ve müvekkilinin mağduriyetine yol açılmaması ve davanın semeresiz kalmaması için davaya konu Adana ili ... Köyü ... Mevkiinde bulunan ... nolu maden ruhsatının iyi niyetli 3.kişilere devrinin engellenmesine yönelik olarak ... nezdinde tutulan maden siciline ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Karşı taraf vekili cevap dilekçesinde özetle; yargılamanın yenilmesi davasının hak düşürücü süre sonrasında açılması ve kanunun aradığı şartları taşıyan yeniden yargılama yapılmasını gerektirir belge ve hile olmadığını, davacının eline yeni geçtiğini beyan etitği ve mahkemeyi yanıltma amaçlı sunulan 21/06/2005 tarihli yazının yeni elde edilen belge olduğunu kabul etmediklerini, bahsi geçen evrağı kendilerinin delil listesinde bildirdiklerini ve mahkemeye ibraz ettiklerini, bahsi geçen belgenin yer aldığı delil listesinin yargılamanın yenilenmesi davasının davacısı olan şirkete mahkememizin 2007/... E. 2010/...
K. Sayılı dosyanın yargılaması sırasında tebliğ edildiği ve bilirkişiler tarafından da bu belge üzerine verilen 23/06/2005 tarih ...
sayılı olur ile sevk irsaliyesi talebinin kabul edilmemesine dair kararın raporlar arasındaki incelenen evraklar arasında olduğunu, müvekkilinin maden bahasını kendi adına tekrar tescil ettirdiğinde kalker üretimi yapmak zorunda kalmasını bizzat yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunan şirketin eylemlerinin bir sonucu olduğunu, sahanın müvekkiline aidiyetinin tespiti sonrasında sahanın kullanım şeklinin yargılamanın iadesi sürecine esas alınacak yeni vaka olarak dikkate alınamayacağından bahisle davacı şirketin yargılamanın yenilenmesi talepli davasının yargılamanın iadesi gerekçesi olarak sonradan elde edilen belge olarak ileri sürdüğü 21/06/2005 tarihli ... yazısını zaten kendileri tarafından ibraz edildiğini, yeni bir belge olmaması sebebiyle reddini, kıymet takdir raporunun davacı vekiline tebliğ tarihi dikkate alındığında öğrenme tarihi olan 20/03/2019 tarihinin üzerinden geçen 3 aylık süreden çok sonra yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulmuş olması sebebiyle hakdüşürücü süre göz önüne alınarak davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı şirkete hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin 2007/... E. 2010/... K. Sayılı dosyası, Adana 3.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/... E. Sayılı dosyası, Adana 4.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/... E. Sayılı dava dosyası ile Adana 8.İcra Müdürlüğünün 2018/... E. Sayılı takip dosyası dosya arasına alınmıştır.
Mahkememizin 2007/... E. 2010/...
K. Sayılı dosyasının incelenmesinde;
davacının ... A.Ş, davalının .... Ltd. Şti olduğu, mahkememizce yapılan yargılama sonunda 05/01/2006 tarihli protokol ile davalıya devredilen Adana ili ... ilçesi Adana ili ... Köyü ... Mevkiinde ... paftasındaki ... ruhsat nolu ... erişim nolu 20,33 hektarlık II.Grup Maden Arama Ruhsatının devrine ilişkin protokolün feshinin ve söz konusu Maden Arama Ruhsatının davacıya aidiyetinin tespitine karar verildiği, kararı davacı vekili ile davalı vekilinin temyiz etmesi sonucu, Yargıtay 14.Hukuk Dairesinin 12/06/2012 tarih 2012/... E. 2012/...
K. Sayılı ilamı ile onanmasına karar verildiği, taraf vekillerince karar düzeltme talebinde bulunulması üzerine Yargıtay 14.Hukuk Dairesinin 08/01/2014 tarih 2013/... E. 2014/...
K. Sayılı ilamı ile karar düzeltme isteminin reddine karar verilmesi sonucu mahkememiz kararının 08/01/2014 tarihinde kesinleşmiş olduğu anlaşılmıştır.
Dava, HMK nun 374 ve devamı maddelerine dayanan Yargılamanın iadesi talebine ilişkindir. 6100 sayılı HMK nun 374 ve devamı maddelerinde yargılamanın yenilenmesi sebepleri tahdidi olarak sayılmış olup, kesin olarak verilen veya kesinleşmiş olan hükümlere karşı istenebilir, istisnai ve olağanüstü bir yoldur.
Yargılamanın iadesini talep eden HMK 375/1-ç maddesinde belirtilen " yargılama sırasında aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması" ve h bendinde belirtilen "lehine karar verilen tarafın karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması" nedenlerine dayanmıştır.
Yargılamanın yenilenmesini talep eden vekili karşı tarafın dava konusu sahaya ilişkin olarak kendi adına mermer değil kalker ocağı işletme ruhsatı aldığını öğrendiklerini, karşı tarafın müvekkiline karşı hileli davranışta bulunarak müvekkilinin iyi niyetini suistimal ettiğini ve davaya konu 05/01/2006 tarihli protokolün imzalandığı sırada davaya konu maden sahasının mermer ocağı işletmesi yapılmasına uygun olmadığını bilmesine rağmen müvekkilinin protokole aykırı davrandığı gerekçesi ile yargılamanın iadesi talebinde bulunan davada söz konusu protokolün feshi talebinde bulunduğunu iddia etmiştir.
Mahkememizin 2007/... E. 2010/...
K. Sayılı dosyasında taraflar arasındaki 05/01/2006 tarihli protokolün feshine ilişkin olarak "Davalının ...'e mermer işletme izni almak için ilk başvurusunun ... tarafından 26.01.2007 tarihinde ret edildiği, ret gerekçesi olarak ise “görünür rezervin ortaya çıkarılmaması”nın bildirildiği bu durumda ... yetkililerinin sahayı incelemeye geldiğinde sahanın incelemeye hazır hale getirilmesi gerektiği ve yükümlülüğün hukuken ve fiilen sahayı elinde bulunduran davalıda (yargılamanın iadesini isteyen) olduğu, davalıya devredilen ruhsatın mermer arama ruhsatı iken davalı tarafça kalker ruhsatına dönüştürüldüğü ve bu durumun mermer işletme ruhsatı alınmasını zorlaştırdığını, mermer işletme ruhsatı alınması düşünülen alanın kalker üretimi için gerekli patlatmalardan etkilenmediği, keşif tarihi itibarı ile sahadan mermer üretiminin mümkün olduğu bilirkişi raporu ile belirlendiğinden fiili bir imkansızlıktan bahsedilemeyeceği, idarenin olumsuz tutumu nedeniyle mermer işletme ruhsatının alınamadığı kabul edilse dahi idarenin eylem ve işlemlerine karşı idari yargıya müracaat imkanı var iken davalının sadece idari müracaatlarla yetinmiş olmasının zamanında mermer işletme ruhsatı almak için tüm girişimleri yaptığının kanıtı olamayacağı değerlendirildiğinde davalının sözleşme kurulur iken objektif imkansızlığından bahsedilemeyecek edimini yerine getirmekte isteksiz davrandığı ve temerrütünün oluştuğu, bu durumda davacı feshinin haklı fesih olduğunu kabul etmek gerekmiştir." gerekçesine dayanmıştır.
Buradan da anlaşılacağı üzere yargılama sırasında mahkeme yargılamanın iadesi talebinde bulunan davalının mermer ruhsatı alamadığından değil, idarenin ret kararına karşı idari yargıya müracaat imkanı var iken sadece idari müracaatla yetinmiş olması nedeni ile temerrüde düştüğü kabul edilerek davaya konu protokolün feshinin tespitine karar verilmiştir.
Tüm bu nedenlerle yargılamanın iadesi talebinde bulunulan mahkememizin 2007/... E. 2010/... K. Sayılı ilamında davaya konu 05/01/2006 tarihli protokolün feshinin tespitine ilişkin gerekçesi dikkate alındığında HMK nun 375/1-ç,h maddesinde belirtili yargılamanın iadesi sebepleri bulunmadığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Yargılamanın iadesi talebinin HMK'nun 379/2 maddesi uyarınca REDDİNE,
2.Alınması gereken 80,70 TL karar harcının yargılamanın yenilenmesini talep edenden tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3.Karşı taraf kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 5.100,00TL vekalet ücretinin yargılamanın iadesini talep edenden alınarak karşı tarafa ödenmesine,
4.Yargılamanın iadesini talep eden tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5.Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK.nun 341/1 ve 345 maddeleri gereğince, kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize veya eşdeğer başka bir mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF YOLU açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, alenen ve usulen tefhim kılındı.19/01/2022 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...