Aramaya Dön

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2022/422
Karar No
K. 2023/782
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/422 Esas
KARAR NO: 2023/782
DAVA: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 29/04/2022
KARAR TARİHİ: 11/09/2023

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 28.09.2023

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirkete ait olup ... sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı, ... model,... marka, ... model araç, 05.02.2022 günü, İstanbul yönünden .... yönüne doğru E-5 yan yolda seyir halinde iken yolda buzlanma olması ve sürücünün yorgunluğu dolayısıyla, gidiş yönüne göre sol tarafta kalan trafik bilgi levhalarına çarptığını, akabinde yolun sol tarafında bulunan kanal içine düştüğünü ve ana yol ile yan yolu ayıran bariyerlere çarparak hasar gördüğünü, kaza akabinde kaza bölgesinden sorumlu .... Jandarma Karakol Komutanlığı tarafından olay yerinde inceleme yapıldığını ve kaza ile ilgili tutanak da tutulduğunu, kaza neticesinde aracın motor, mekanik, elektronik ve kaporta bölümü olmak üzere birçok parçasının hasar gördüğünü, aracın airbaglarinin açıldığını, ... yetkili servisi tarafından verilen fiyat teklifine göre araçta yaklaşık 375.000-TL hasar oluştuğunun değerlendirildiğini, kazaya uğrayan ... plakalı aracın, kaza tarihi itibariyle davalı ... SİGORTA A.Ş. nezdinde ... sayılı poliçe (kasko) ile sigortalı olduğunu, kaza sonrası araçta oluşan hasarın tazmini için sigorta şirketine başvurulduğunu, sigorta şirketince .... nolu hasar dosyası açıldığını ancak tazminat talebi, "meydana gelen hasarın beyan ile uyumlu olmaması" nedeniyle sigorta şirketince karşılanmadığını, kaza akabinde sigorta şirketine ihbarda bulunulmuş ise de sigorta şirketi müvekkili ile ilgilenmediğini, aracın kaza yerinden çekilmesi için çekici hizmeti verilmediğini, ikame araç verilmediğini, müvekkilinin aracı kendi imkanlarıyla kaza yerinden çekmek zorunda kaldığını, ikame araç da verilmediği için mağduriyet yaşadığını, sigorta şirketi tarafından açılan hasar dosyasında yapılan araştırmada ve eksper raporunun bir bölümünde, sürücünün kaza sırasında alkollü olabileceğine dair soyut ve hiçbir dayanağı olmayan bir beyan sunulmuş ise de bu iddianın gerçek dışı olduğunu, sürücü kaza sırasında alkollü olmayıp yapılan araştırma sonucunda bu yönde herhangi bir bulguya da rastlanmadığını, jandarma tutanağında da bu yönde bir tespit yer almadığını, bu nedenle sürücünün kaza esnasında alkollü olduğuna dair iddiayı kabul etmediklerini, kaza sebebiyle sigortalı araçta oluşan hasarın tazmini amacıyla taraflar arasında yapılan zorunlu arabuluculuk sürecinin de anlaşmazlık ile sonuçlandığını, 05.02.2022 günü meydana gelen kaza sonucu müvekkili şirkete ait .... plakalı araçta oluşan hasar bedelinin ve uğranılan zararın, 6100 sayılı Yasa’nın 107. maddesi uyarınca yapılacak yargılama ve toplanacak delillerle belirlenmesinden sonra, belirlenen tutarın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont avans faizi birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret mahkemeleri olduğunu, meydana gelen hasarın Kasko Sigortası Genel Şartları Gereği teminat dışı olduğunu, kaza esnasında sigortalı araç sürücüsünün açıkça alkollü olduğundan meydana gelen hasarın teminat dışı olduğunu, sigortalının beyan yükümlülüğüne aykırı davranmış olduğunu, kazaya ilişkin somut veriler de olmaması, görgü tanıklarının beyanları göz önüne alındığında hasarın beyanla uyumsuz olduğunun anlaşıldığını, tüm bu sebeplere dava konusu hasar poliçe ve genel şartlar gereği talebinin reddedildiğini, davacının araçta oluştuğunu iddia ettiği hasar bedelinin son derece fahiş olduğunu ve piyasa şartları ile de örtüşmediğini, bu nedenlerle davanın reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler dikkate alınarak meydana gelen kaza ile araçta oluşan hasarın uyumlu olup olmadığı, davacıya ait araçta oluşan hasar miktarının ne kadar olduğu, aynı zamanda davacıya ait aracı kullanan dava dışı ...'ın alkollü olup olamayacağı, meydana gelen kazada salt alkolün etkisinin bulunup bulunmadığı hususunun dosyamız arasına alınan jandarma tutanakları ve soruşturma dosyaları irdelenerek bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup, bilirkişi Makine Mühendisi ... ve Adli Trafik Uzmanı ... ve Nörolog ...'ın 03/07/2023 tarihli heyet raporunda özetle; Önceden teknik olarak belirlenmiş (KTK’ nun 84/j. Md. yoluyla; 46/a, 47/c,d, 52,b, 67. Md. ile KT. Yönet. 137/A. Md. Trafiğin Akışı, Trafik İşaretlerine Uyma, Hızın Gerekli Şartlara Uygunluğunu Sağlama, Araç Manevraları) hukuk normuna karşı dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen .... plakalı otomobil sürücüsü dava dışı ...’ ın “%100 Oranında Asli ve Tam Kusurlu” olacağı; kazaya etki eden başka faktör bulunmadığı, kaza tarihinde ... plakalı otomobilin maliki olan davacı “.... İşletmecilik Tic. Ltd. Şti.’ nin ise (KTK’ nun 85. Md. İşleten) kurallar gereği araç sürücüsü dava dışı ...’ ın kusuru oranında, adı geçen sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, kaza tarihinde ... plakalı otomobilin KASKO sigortası olan davalı ...

Sigorta A.Ş.’ nin KTK’ nun 91. Md. Sigorta) kurallar gereği araç sürücüsü dava dışı ...’ ın kusur oranı ve sigorta kapsamına göre sorumlu olduğu, ancak davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin cevap dilekçesinde özetle: “Sigortalı araç sürücüsünün kaza esnasında açıkça alkollü olduğundan meydana gelen hasarın teminat dışı olduğu …………” belirtildiği, alkol yönünden sürücü ...’ın alkolmetreye üflemek istememesi ve kaçınması ifadesinde 1-2 şişe viski içtiğini ikrar ettiği, kazanın oluş şekli ve % 100 tam ve asli kusurlu oluşu yasal sınırın üzerinde alkollü olduğunu düşündürmekle beraber, kişinin zahiren alkollü olup olmadığı ile ilgili net bir kolluk kuvveti ifadesi yer almadığı için, meydana gelen kazanın münhasıran alkol etkisinde olduğuna dair tıbbi kanaat oluşmadığı, davacıya ait ve davalı şirkete Genişletilmiş Kasko Poliçesi ile sigortalı .... plaka no’lu araçta dava konusu kazada hasar onarım bedeli kdv dahil 280.000,52-TL olacağı görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. TÜM DOSYA MUHTEVİYÂTI KÜLLÎYEN TETKÎK EDİLDİĞİNDE; Dava, tek taraflı maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklanan zararın kasko poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketinden tazmini istemine ilişkindir.

Öncelikle ispat müessesesini açıklamakta fayda var. Bilindiği üzere, hakim, davada hangi vakıaların ispat edilmesini tespit ettikten sonra, bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşır; buna ispat yükü denir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için, bu bir yükümlülük(mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür(külfettir). Taraf kendisinin ispat etmesi gerektiği vakıayı ispat edemezse karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez, bilakis kendisine ispat yükü düşen taraf , o vakıayı ispat edememiş sayılır.(Kuru, Medeni Usul Hukuku, 2016, sy 319) Dava dosyamızda ispat yükü, meydana gelen kazaya dair davacının fiillerinin teminat dışında kaldığı konusunda savunmada bulunan davalı üzerinde olup, taraf iddia ve savunmaları bu muvacehe ölçüsünde değerlendirilmiştir.

Kasko Sigortası Genel Şartları’nın “Teminat Dışında Kalan Zararlar” başlıklı A.5 bendinde yer verilen;

5.Bendine göre; “Aracın, uyuşturucu madde veya Karayolları Trafik Yönetmeliğinde belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar,

10.Maddesine göre; "Zorunlu haller (tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma vb) hariç olmak üzere bu maddenin 5.4 ve 5.5 nolu bendlerdeki ihlaller nedeniyle, sürücünün kimliğinin tespit edilmesini engellemek için kaza yerinden ayrılması halinde meydana gelen zararlar"" kasko sigorta poliçesi teminat kapsamı dışında tutulmuştur.

Yapılan yargılama neticesinde, toplanan delillere göre, kazanın oluşumunda dava dışı sürücünün alkollü olup olmadığına ilişkin kolluk tarafınca bir tespit yapılmadığı, bu nedenle dava dışı sürücünün alkollü bir şekilde araç kullanıp kullanmadığının tespitinin yapılamadığı anlaşılmakla alkol nedeniyle teminat dışı halin oluştuğu hususu ispat edilememiştir.

Fakat dosyaya davalı vekilinin cevap dilekçesi ekinde sunulan, dava dışı sürücünün beyanını içerir "İlgili Makama" başlıklı yazı incelendiğinde, dava dışı sürücünün olay yerini uzunca bir süre çekici beklemesi gerekçesine dayanarak terk ederek evine gittiği, zorunlu bir sebep bulunmadan olay yerini terk ettiği, dolayısıyla bu durumun Kasko Sigortası Genel Şartları’nın “Teminat Dışında Kalan Zararlar” başlıklı A.5 bendinde yer verilen;

10.maddesinde sayılan teminat dışı hallerden sayıldığı, tazminatın tahsili şartlarının oluşmadığı kanaatine varılarak dava hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.DAVANIN REDDİNE,

2.Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 269,85-TL harcın davacı tarafından yatırılan 4.845,70-TL (peşin harç + tamamlama harcı) harçtan mahsubu ile artan 4.575,85-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde DAVACIYA İADESİNE,

3.Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye İRAT KAYDINA,

4.Davalı Sigorta Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 9.200,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE,

5.Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,

6.Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra DAVACIYA İADESİNE,

7.HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın TARAFLARA TEBLİĞİNE,

Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/09/2023 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK DIGER Genel Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu K6100 md.107 HMK md.333
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.