Esas No
E. 2022/2384
Karar No
K. 2023/2153
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2022/2384 E.  ,  2023/2153 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2021/151 Esas, 2022/54 Karar
HÜKÜM: Ret

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen menfi taespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı banka ile dava dışı Meyseb Tarım Gıda Paz. Ltd. Şti. arasında düzenlenen tarımsal kredi sözleşmesi ile genel kredi sözleşmesinin davacılar tarafından kefil olarak imzalandığını, davalının davacılar hakkında Çorum 2. İcra Müdürlüğü 2016/5571 sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi ve Çorum 4. İcra Müdürlüğünün 2016/5579 sayılı dosyasında ilamsız takip başlattığını, kredi sözleşmelerinin davacılar yönünden geçersiz olduğunu ileri sürerek davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların ilamsız takibe yaptıkları itiraz üzerine itirazın iptali davası açıldığını bu nedenle davacıların menfi tespit davası açmakta hukuki yararları bulunmadığını, sözleşmelerin geçerli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 12.02.2019 tarih, 2018/365 E. ve 2019/69 K. sayılı kararıyla; taraflar arasında görülmekte olan Çorum 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/630 E. sayılı dosyasında itirazın iptali talep edildiği, itirazın iptali davasının 24.05.2016 tarihinde açıldığı bu menfi tespit davasının ise 25.01.2017 tarihinde itirazın iptali davasından sonra açıldığı anlaşıldığından hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 18.06.2019 tarih, 2019/713 E.

ve 2019/767 K. sayılı kararıyla; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A

. Bozma Kararı

1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin 03.03.2021 tarih, 2020/2989 E. ve 2021/1957 K. sayılı kararıyla ''...

1.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davacılar vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik davacı ... yönünden tüm, davacı ... yönünden aşağıdaki bendin kapsamı dışına kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2.Dava, Çorum 4. İcra Müdürlüğünün 2016/5597 sayılı takip dosyasında her iki davacı aleyhinde yapılan genel haciz yolu ile icra takibi, Çorum 2. İcra Müdürlüğünün 2016/5571 sayılı dosyasında davacılardan Yusuf Kayalar aleyhinde yapılan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi nedeniyle davacıların borçlu olmadıklarının tespiti ile istirdat istemine ilişkindir.

Genel haciz yolu ile icra takibinin borçluları olan davacılar aleyhinde Çorum Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 2016/630 esas sayılı dosyasında alacaklı, banka tarafından borçlular aleyhine daha önce itirazın iptali davası açılmış olup yargılama sonucunda Mahkemenin 05.03.2019 tarihli 2019/98 sayılı kararı ile karar verilmiştir.

Eldeki menfi tespit davasının, itirazın iptali davasından sonra açılmış olması nedeniyle, Genel haciz yolu ile icra takibine ilişkin dosya borcu yönünden her iki davacınında dava açmakta hukuki yararları bulunmamakla birlikte, menfi tespit davasına konu diğer icra dosyası olan Çorum 2. İcra Müdürlüğünün 2016/5571 sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine konu borç, itirazın iptali davasına konu olmadığından, icra dosyası borçlusu davacı ... Kayaların 2. İcra Müdürlüğünün 2016/5571 sayılı dosyası yönünden dava açmakta hukuki yararı bulunmaktadır.

Bu halde davacı ...'un 2. İcra Müdürlüğünün 2016/5571 sayılı dosyasına ilişkin menfi tespit ve istirdat davası yönünden tüm delillerinin eksiksiz toplanması ve değerlendirilmesi suretiyle uyuşmazlığın esası hakkında hüküm tesisi gerektiğinden yazılı şekilde hüküm tesis eden İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı ... Kayaların istinaf başvurusunun kabulü yerine yazılı gerekçe ile reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir...'' gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile eldeki menfi tespit davasının, itirazın iptali davasından sonra açılmış olması nedeniyle, genel haciz yolu ile icra takibine ilişkin dosya borcu yönünden her iki davacınında dava açmakta hukuki yararları bulunmamakla birlikte, menfi tespit davasına konu diğer icra dosyası olan Çorum 2. İcra Müdürlüğünün 2016/5571 sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine konu borç, itirazın iptali davasına konu olmadığından, icra dosyası borçlusu davacı ...'ın 2. İcra Müdürlüğünün 2016/5571 sayılı dosyası yönünden dava açmakta hukuki yararı bulunduğu, Yargıtay ilamı doğrultusunda davacı ...'un 2. İcra Müdürlüğünün 2016/5571 sayılı dosyasına ilişkin menfi tespit ve istirdat davası yönünden tüm delillerinin eksiksiz toplanması ve değerlendirilmesi gerektiğinden dosyanın bankacı bilirkişiye tevdii edildiği, raporda; borcun dayanağını oluşturan sözleşmelerin, eklerinin geçerli olduğu, icra takibi sırasında icra vasıtası ile ödendiği anlaşılan 490.783,36 TL'den müşterek borçlu müteselsil kefil ...'ın sorumlu olduğu borç teminat kapsamı içerisinde yer aldığından davalı bankadan istirdadına gerek olmadığı mütalaa olunmuş olup Genel Kredi Sözleşmesinde davacı ...'ın imzasının olmadığı, borcun ... tarafından ödendiği, hem kendisinin hem de diğer kefil ...'ın alacaklı bankaya olan kefalet sorumluluklarının sona erdiği anlaşıldığından davacılardan ... yönünden hukuki yarar bulunmadığından davanın usulden reddine, ... yönünden ise davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı ... hakkında açılan davanın usulden reddine, davacı ... hakkında açılan davanın esastan reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece hatalı ve hukuka aykırı olarak düzenlenen bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın reddine karar verildiğini, gerekçeli kararda itirazlarına ilişkin değerlendirme yapılmadan bilirkişi raporunda mütalaa olunduğundan bahisle hüküm kurulmasının hatalı olduğunu her iki müvekkil yönünden de geçersiz olan bir kredi sözleşmesine dayanılarak müvekkillerden icra zoru ile para tahsil edildiğini, dava konusu kredi sözleşmeleri bilirkişi tarafından incelendiğinde bu kredilerin 5570 sayılı Kamu Sermayeli Bankalar Tarafından Yürütülen Faiz Destekli Kredi ve Kâr Payı Destekli Fon Kullandırılmasına Dair Kanun'a (5570 sayılı Kanun) tabi olduğu belirtilmiş ise de tarafların böyle bir iddiası bulunmadığı gibi kredi sözleşmesi ve eklerinde de böyle bir ibarenin bulunmadığını, sözleşme kapsamında uygulanan faizin, 5570 sayılı Kanun kapsamında belirtilen düşük oranlı faiz değil, piyasa koşullarında tespit edilen güncel faiz olduğunu, buna rağmen dava konusu kredi sözleşmesinin 5570 sayılı Kanun kapsamında olduğunun kabulünün hatalı olduğunu, mahkemenin kararında da, bilirkişi raporunda da davacı müvekkil ...'ın 06.08.2014 tarihli kredi sözleşmesinde imzasının bulunmadığı belirtildiği halde müvekkilinin dava açmakta hukuki menfaati bulunmadığı değerlendirmesinin hatalı olduğunu, müvekkilin iki kredi sözleşmesinden de sorumlu tutulduğunu, müvekkillerin dava konusu kefalet sözleşmelerinde eşlerinin rızası bulunmadığını, bu haliyle kefaletin yasal şartları oluşmadığı halde müvekkillerin sorumluluğuna gidilmesinin kefalet hukukuna aykırı olduğunu, bilirkişi, icra dosyasındaki hesaba itirazlarının olmadığını iddia ettiğini, oysa ki müvekkilin hiç bir borcu olmadığı iddiası ile açmış oldukları menfi tespit davasında, icra takibinde yapılmış hesaba itiraz olmadığı gerekçesi ile yeni hesap yapılmamasının hatalı olduğunu, davanın istirdat davasına dönüşmüş olması nedeni ile bilirkişi tarafından dosyaya ödenen miktara bakılmaksızın hesap çıkartılması gerektiğini, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmayan bilirkişi raporuna istinaden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu ileri sürerek ve re'sen göz önüne alınacak nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, menfi tespit istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi.

3.Değerlendirme

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı ... vekilinin tüm, davacı ... vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Dava ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan icra takibinden dolayı borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Dairemizin önceki bozma ilamında davacı ...’ın Çorum 2. İcra Müdürlüğünün 2016/5571 sayılı dosyasına ilişkin menfi tespit ve istirdat davası yönünden tüm delillerinin eksiksiz toplanması ve değerlendirilmesi suretiyle uyuşmazlığın esası hakkında hüküm tesisi yönünden karar verilmiş olup, mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen bozma gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. Davacı ...’ın ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipten dolayı borçlu bulunup bulunmadığının bilirkişi tarafından hesaplama yapılarak tespiti gerekir. Davacı ... icra dosyasına ihtirazi kayıt ileri sürerek ödeme yaptığı gibi ödemeden önce menfi tespit davası açılmış olması nedeniyle şayet davacı ödeme tarihinde takipten dolayı fazla ödeme yapmış ise bu ödemenin tespiti ile 2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesinin altıncı fıkrası gereğince davaya istirdat davası olarak devam edilmesi gerekir. Mahkemece yapılacak iş, bankacılık konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla davalı banka kayıt ve belgelerinin yerinde incelettirilerek icra takibine konu tarımsal kredi sözleşmesi uyarınca davacı ... tarafından ödemenin yapıldığı tarih (23.11.2017) itibari ile davalı bankanın alacak, faiz ve ferileri, icra dosya giderleri, olmak üzere dosya kapak hesabı yaptırılarak ödeme tarihi itibariyle toplam borçtan fazla ödeme yapılıp yapılmadığının tespiti ile fazla ödeme yapılmış ise bu miktarın istirdatı gerektiği değerlendirilerek tüm deliller toplanarak oluşacak sonuca göre eksik inceleme sonucu bir karar verilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna göre karar verilmesi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Davacı ... vekilinin tüm, davacı ... vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,

2.Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden davacı ...'a yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

06.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog