Esas No
E. 2021/8941
Karar No
K. 2023/2598
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2021/8941 E.  ,  2023/2598 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/1179 Esas, 2021/1158 Karar
HÜKÜM: Kısmen kabul

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2020/655 E., 2021/353 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı başvurusunun esastan reddine, davalı başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekilince, duruşmasız olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 02.05.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; Tasarruf Mevduat Sigorta Fonu'na (TMSF) devredilmiş bankalardan kredi kullanan şirketlere müvekkili tarafından verilen kefalet ve ipotekler nedeniyle doğan borçların davalı firmaya temlik edilmesi neticesinde, bu borçların tasfiyesi için taraflar arasında borç tasfiye protokolü imzalandığını, protokol gereğince müvekkili tarafından sözleşmede kararlaştırılan zaman sürecinde davalıya ödemeleri yaptığını, bu ödemeler karşılığında davalının müvekkilini tasfiyeye konu borçların tamamı için ibra ederek bu borçların teminatını teşkil eden taşınmazlar üzerindeki ipotekleri, hacizleri ve şerhleri kaldırmayı üstlendiğini, ancak davacı tarafından borcun ödenmiş olmasına rağmen davalının protokoldeki edimlerini yerine getirmediğini, bu bağlamda müvekkilinin mülkiyetinde olan Bursa İli, ... İlçesi,...Köyü,... Mevkii, 642 no.lu parsel üzerindeki A ve B Bloktan oluşan taşınmazların icra yoluyla satılması nedeniyle 619.000,00 TL mükerrer tahsilata neden olunduğunu, bu satıştan elde edilen 619.000,00 TL tutarın müvekkiline iade edilmesi için İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/278 E. sayılı dosyasında ikame edilen itirazın iptali davasının müvekkili lehine sonuçlandığını, ancak icra satışından elde edilen tutarın müvekkiline iade edilmesinin, bu taşınmazların satılmış olması nedeniyle müvekkilinin uğramış olduğu zararın tamamını karşılamadığını, nitekim İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/278 E. sayılı mükerrer tahsilatın iadesi ile ilgili itirazın iptali davasında da zarara ilişkin talep haklarının saklı tutulduğunu, bu taşınmazlar için ...

1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/8 değişik iş sayılı dosyasından yaptırılan tespitte, taşınmazların 07.03.2011 tarihi itibariyle toplam değerinin 3.445.682,32 TL olduğunun belirlendiğini, bu tutardan, icra yoluyla elde edilen ve müvekkiline iadesine karar verilen 619.000,00 TL’lik tahsilat düşüldüğünde müvekkilinin 2.826.682,32 TL daha zararı bulunduğunu, bu zararın tahsili için davalı aleyhine girişilen icra takibinin haksız itiraz sonucu durduğunu ileri sürerek icra takibine vaki haksız itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacağın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin icraen satışı yapılan taşınmaz üzerinde tasarruf yetkisinin olmadığını, bu kapsamda taşınmazın davacıya devredileceği ve/veya taşınmaz kaydında yer alan ipotek/haczin fek edileceği yönünde protokol kapsamında herhangi bir beyanının ve taahhüdünün bulunmadığını, protokol tarihi itibari ile taşınmazın TMSF mülkiyetinde olduğunu, müvekkilinin protokole aykırı davranmadığını, bilakis davacı tarafından müteaddit defalar açılan davalar nedeniyle protokolün ihlal edildiğini, dürüstlük kuralına açık surette aykırı davranıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki 20.10.2007 tarihli Protokol'ün 5 inci maddesinde; borçlular tarafından ödemeler tamamlanınca gayrimenkullerin üzerindeki ipotekler ve hacizlerin fek edileceği, karşılıklı davalardan vazgeçileceği ve borçluların ibra edileceği, 8 inci maddesinde; RCT'nin protokol geçerliliğini koruduğu sürece icra dosyalarında sadece usulü işlemler yapacağı, 15 inci maddesinde; borçlular tarafından ödeme planında belirtilen taksitlerin toplamı olan 2.370.000-$ (USD)'nin ödenmesi halinde tüm borçluların tüm kredi sözleşmelerinden doğan dava ve icra takiplerine konu yapılan ve yapılmayan tüm borçlarının ibra edildiği ve bu borçlar sebebiyle teminata alınmış bulunan tüm gayrimenkuller üzerindeki haciz, ipotek ve şerhlerin 2 gün içinde kaldırılacağı kesin olarak ve gayri kabili rücu olarak kabul edildiği hususunda tarafların anlaştıkları; davacı tarafça protokole konu borcun ödendiği ve davacının protokolden kaynaklanan edimlerini yerine getirdiği, bu hususun İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/545 E., 2011/12 K. sayılı ilamı ile sabit olmasına rağmen, davalı tarafın taşınmaz üzerindeki ipotek hakkından feragat etmemesi nedeniyle dava konusu taşınmazın ihalenin kesinleşmesinden sonra 19.03.2009 tarihinde tapuda TMSF adına tescil edildiği, yani taşınmazın tescili tarihinden önce, davalının davacı ile yapmış bulunduğu 22.10.2007 tarihli protokolün 5, 8 ve 15 inci maddeleri gereğince son ödeme tarihi olan 22.10.2007 tarihinden sonra 2 gün içinde dava konusu taşınmaz üzerindeki ipoteğin davalı tarafça kaldırılması ve bu yönde işlem yapılması gerekirken bunu yapmayarak protokolün ilgili maddelerini ihlal ettiği, taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılmaması ve dolayısıyla taşınmazın davacının mülkiyetinden kesin olarak çıkmasına neden olmak ve taşınmazın cebri icra kanalıyla gerçek piyasa değerinden daha düşük değere satılması suretiyle davacının zararına sebebiyet verdiği, dava konusu taşınmazın 2007 yılı itibariyle rayiç değeri olan 2.561.604,00 TL'nin taleple bağlı kalınarak davalının temerrüt tarihi olan 01.10.2011 tarihinden mahsubu gereken ihale bedeli olan 619.000,00 TL'lik miktarın takip tarihinden sonra dava tarihinden önce 14.08.2014 tarihinde tahsil edilmesi (İstanbul 8. İcra Dairesinin 2011/4111 E. sayılı icra dosyasının 14.08.2014 tarihli toplam 1.502.270,09 TL'lik tahsilat makbuzu ile) nedeniyle 14.08.2014 tarihine kadar işlemiş faiz hesabı yapıldıktan sonra mahsup işlemi yapılarak kalan bedel üzerinden son tahsilat tarihi olan 14.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesi gerektiği, takip konusu alacak likit olmadığından ve davalı tarafın davayı temlik eden TMSF'den temlik alan sıfatıyla takip etmesi nedeniyle 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu'nun 138/1 maddesi gereğince TMSF'nin taraf olduğu hukuk davalarında, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununda yazılı tazminat ve cezalar yönünden sorumluluğu bulunmadığından dolayı temlik edenin de halefiyet gereği sorumluluğu bulunmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

1.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın 2011 yılı itibariyle değerinin 3.559.784,00 TL olarak hesaplandığını, bu tutarın müvekkilince yaptırılan tespitteki hesaplamaya çok yakın olduğunu, müvekkilinin yaptığı hesaplamanın esas alınarak davanın tümüyle kabulüne karar verilmesi gerektiğini, alacağın likit olup davalının icra takibine haksız itirazı nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

2.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; zamanaşımı ve kesin hüküm itirazlarının dikkate alınmadığını, dava konusu taşınmazın protokol tarihinden önce 03.07.2003 tarihinde yapılan cebri ihale sonucunda alacağa karşılık satın alındığını, ihale ile birlikte mülkiyetin TMSF'ye geçtiğini, protokolün yapıldığı tarihte mülkiyetin TMSF'de olduğunu, ipoteğin de paraya çevrildiğini, bu sebeple müvekkilinin protokol kapsamında iade borcunun bulunmadığını, davacının açtığı dava sonucunda kesinleşen hüküm kapsamında mükerrer tahsilatın tüm faiz ve masraflarıyla birlikte iade edildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla hesaplamanın da hatalı yapıldığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile zarar iddiasına konu iki bağımsız bölümün 2003 yılında ihale yoluyla satıldığı, taraflar arasında daha sonra 2007 yılında imzalanan protokol uyarınca yapılan ödemeyi takiben davalının bu taşınmazı davacıya iade etmesi gerektiği iddia edilmiş olup iade borcunun doğduğu tarih itibariyle taşınmaz değerinin hesaplanması asıl olduğundan, davalının iade borcunun doğduğu 2007 yılı Aralık ayı itibariyle taşınmaz değerinin esas alınmasının usul ve yasaya uygun olduğu, icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile davacı istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Davalı istinaf başvurusunun incelenmesinde, Bölge Adliye Mahkemesi sözleşmenin türü itibariyle bu protokolden doğan alacak taleplerinin 10 yıllık genel zamanaşımına tabi olduğu, tarafların sözleşmeye yansıyan iradesine göre ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan ve bu davaya konu iki taşınmazın paraya çevrildiği icra takip dosyasının da protokol kapsamında olduğu, protokoldeki taahhüdü nedeniyle davalının borç ödendiğinde bu taşınmazları ipoteksiz olarak devretmeyi taahhüt ettiği, ancak bu borcunu yerine getirmediği gerekçesi ile bu yöne ilişkin istinaf istemlerinin reddine ve fakat hesaplamanın hatalı yapıldığı gerekçesi ile davalı istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava hukuki niteliği itibariyle, davacının taşınmazlarının, taraflar arasındaki protokole aykırı olarak ve haksız surette cebri icra yoluyla sattırılması sonucu oluşan zararın tahsili amacıyla başlatılmış olan ilamsız icra takibine vaki itirazın 2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesi uyarınca iptali ve icra inkar tazminatının tahsili istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesi.

3.Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin bir diğerinden alınarak yekdiğerine verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Davalı ...Ş. harçtan muaf olduğundan ödediği temyiz ilam harcı ve temyiz başvuru harcının isteği halinde temyiz eden davalı ...Ş.'ye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog